İTÜ'de piyasalaşma sürecinde atılan adımlara karşı çıkan araştırma görevlilerini baskı altına almak için her yolu deneyen Dekan Mehmet Fevzi Ünal, rektör yardımcılığına getirildi.
AKP’nin üniversitelerde kadrolaşma politikaları, “önce suça bulaştıran, sonra çeteye alan” mafya taktiğine benzer biçimde yandaş olmayan ve bu uğurda daha önce mücadele etmemiş kimseyi atamamasıyla dikkat çekiyor.
Bu durumun bir örneği, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde yaşandı. 2008 yılında üniversitede yapılan rektörlük seçimlerine cemaate yakın akademisyenlerin de desteğiyle giren şimdiki rektör Muhammed Şahin, ikinci sırada kalmasına rağmen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından İTÜ Rektörlüğü'ne atanmıştı.
Şimdi Muhammed Şahin, kendisine üniversiteyi piyasalaştırma mücadelesinde büyük yardımda bulunmuş bir kişiyi rektör yardımcısı olarak atadı. İTÜ Rektörlüğü, “Üniversitemiz Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Fevzi Ünal'ın 2547 Sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca 31.12.2010 tarihinden itibaren Rektör Yardımcısı olarak atanması uygun bulunmuştur” diye kamuoyuna yeni rektör yardımcısını duyurdu.
Rektör Yardımcısı olarak atanan Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Fevzi Ünal’ın geçmişindeki bir olay, bu görevi nasıl “hakkıyla” elde ettiğine ışık tutuyor.
Hatırlanacağı üzere 8 Nisan 2008 tarihinde İTÜ Senatosu'nun aldığı bir kararla eğitim dilinin İngilizceye çevrilmesi için çeşitli adımlar atılmıştı. Bu uygulamaya karşı çıkan yüzlerce öğrenci ve akademisyen Maslak Kampüsü'nde bir eylem gerçekleştirmiş, ayrıca akademisyenler arasında bir imza kampanyası da başlatılmıştı. Bu kampanyaya imza atan akademisyenlere, rektörün baskısıyla dekanlıklar tarafından tehditler savruldu, çoğu dekanlık ise bu konuda imzacılara destek vererek herhangi bir adım atmamıştı.
İTÜ içinde son derece meşru hale gelen “İTÜ AY Tİ YU Olmasın” kampanyası, şu aralar ABET kriterleri peşinde koşarak, sıradan bir Amerikan üniversitesi mertebesine kendisini layık gören İTÜ’de o günlerde de muazzam destek görmüştü.
Ancak Uzay-Uçak Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Fevzi Ünal, üniversitenin piyasaya açılmasının önemli adımlarından biri olan bu uygulamaya karşı çıkanlarla cansiperane mücadele etmişti. Ünal, baskıcı tutumuyla, bizzat kendisi araştırma görevlilerini tehdit ederek, bizzat pek çok araştırma görevlisinin imzasını geri çektirmişti.
İmzasını geri çekmeyi reddeden, Uzay-Uçak Bilimleri Fakültesi asistanlarından Nihan Elmas ise akıl almaz baskılara maruz kaldı. Araştırma görevlilerine yağdırdığı tehditlerin Elmas’ta işe yaramadığını gören Ünal, başka yollara başvurdu.
“Seni burada hiçbir koşulda barındırmayız”
Nihan Elmas’a rahatsızlığı dolayısıyla kendisine fakültesi tarafından sevk kağıdı verilmedi ve en temel sağlık hizmetinden 2 gün boyunca bilinçli bir şekilde mahrum bırakıldı. Nihan Elmas’a destek vermek ve konuyla ilgili dekanlıkla görüşmeye giden destekçi akademisyenlere ve avukatına dekanlığın verdiği yanıt ise güvenliği çağırmak olmuş, sevk kağıdı ancak İTÜ Genel Sekreterliği tarafından verilmişti.
Ünal’ın yaptığı baskı burada kalmadı. Nihan Elmas’ın yüksek lisans tezi gerçek dışı gerekçelerle reddedildi. Dekanlığa yaptığı tüm itirazlar cevapsız kalan Elmas, bunun üzerine konuyu hukuki boyuta taşıdı. Elmas, daha sonra dekanla yaptığı görüşmede dekandan “hukuki süreç aleyhimize de işlese seni burada hiçbir koşulda barındırmayız” cevabını aldı.
Sol.org / 04 Ocak 2011
| < Önceki | Sonraki > |
|---|