Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Haberler Üniversite Haberleri ODTÜ öğrencileri polise karşı harekete geçiyor

ODTÜ öğrencileri polise karşı harekete geçiyor

Ay sonu itibariyle jandarmadan polis kontrolüne devredilecek olan sınır içinde kalan ODTÜ’de öğrenciler polis istemiyor. 12 Mart öncesinde okul sınırlarında karakol olmadığını belirten öğrenciler, okulda bir karakol kurulmasını gerektirecek bir neden olmadığını, polisin gelmesi ile birlikte provokasyonların meydana geleceğini ifade ediyorlar.

30 Temmuz Perşembe günü saat 11:30’da Hazırlık binasından rektörlük önüne bir yürüyüş yapmaya hazırlanan öğrenciler, yetki devri ile polisin okul içindeki etkinliğinin hangi düzeyde olacağı, jandarma karakolundan boşalacak alanın nasıl değerlendirileceği gibi konulardaki talep ve sorularını ODTÜ rektörlüğüne iletecekler. Eyleme çağrı için dağıtılan bildiri şöyle:

“Ne Jandarma, Ne Polis Üniversiteler Bizimdir!
ODTÜ’de geçen son bir seneye dahi baktığımızda jandarmanın öğrencilerin güvenliğini sağlamak bir yana; öğrencilere bizzat saldıran kurum olduğu ortada. 19 Ocak’ta yemekhanede öğrencilerin fotoğraflarını çeken bir JİTEM’ci yakalandı. 18 Mart’ta ise jandarma kütüphanenin içine kadar girerek, öğrencileri copladı. Akşamında ise A-4 kapısı önünde yüzlerce öğrenciye biber gazı ve tazyikli suyla saldırdı. Bunlar yetmezmiş gibi ‘Devrim yürüyüşüne katıldıkları’, ‘Devrim yazısını yeniden yazdıkları’, ‘jandarmayı protesto ettikleri’ gerekçeleriyle, iki kere yurtlara ve evlere baskın yaparak pek çok arkadaşımızı gözaltına aldı. Gözaltına almak için gösterdikleri delillerin içinde ders kitapları dahi vardı. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın bir kısmı tutuklandı ve hala cezaevindeler!

İşte, öğrencilere saldırmaktan bir saniye dahi tereddüt etmeyen jandarma gidiyor. Yerine ise polis geliyor.

“Rejimin bekçisi polistir” diyen AKP, daha fazla bölgeyi polis alanı haline getiren düzenlemeyi yaptıktan sonra içinde ODTÜ, Beytepe ve Bilkent kampüslerinin de bulunduğu alan polise devredildi. “Beterin de beteri”, 30 Temmuz’dan itibaren “güvenliğimizi sağlama” görevini devralacak. Peki kim bu gelenler?

Fethullahçı ve faşist örgütlenmenin yoğun olduğu polislere baktığımız zaman, onların da “tescilli halk ve öğrenci düşmanları” olduklarını rahatlıkla görüyoruz. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda Özel Harekat polisinin dipçik darbelerine maruz kalan çocuk hala konuşamıyor. 1 Mayıs’ta işçilere ve emekçilere pervasızca saldıranlar da polislerden başkası değildi. Konur Sokak’ta insanların başının üstünde vızıldayan kurşunlar bu adamların silahından çıktı. Aynı olayda saldıran faşistlerin sopaları ise bizzat panzerlerden polisler tarafından dağıtıldı. Harçlara karşı  Ankara, İzmir ve İstanbul’da yapılan ve öğrencilerin en demokratik haklarını kullanmaya çalıştıkları eylemlere de saldırdılar.  Pek çok insanı “dur ihtarına uymadı” gerekçesiyle sokak ortasında öldürmekten kaçınmayanlar, Engin Çeber’leri de işkence de katletti.

Bilimin üretildiği üniversitemize gericiliklerini, özgürlüğün olması gereken kampüsümüze coplarını, kalkanlarını silahlarını getiren polisi okulumuzda istemiyoruz! Bizler ODTÜ Öğrencileri olarak, ne jandarmaya ne de polise okulumuzu bırakmayacağız. ODTÜ bizimdir! Bunun için 30 Temmuz Perşembe günü, 11.30’da Hazırlık E Binası önünden başlayacak yürüyüşümüze ve Rektörlük önünde gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına tüm arkadaşlarımızı bekliyoruz.

ODTÜ Öğrencileri{jcomments on}

Yarınlar