Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Haberler Üniversite Haberleri İÜ'de pes doğrusu dedirten skandal

İÜ'de pes doğrusu dedirten skandal

iu-botanikİstanbul Üniversitesi'nde Fen Fakültesi Botanik Anabilim Dalı'nda iki araştırma görevlisi Dr. Sırrı Yüzbaşıoğlu ve Dr. Mehmet Bona, akıllara durgunluk veren bir iddiayla görevlerinden edildi. Dr. unvanı almayı beklerken okuldan atılan iki araştırma görevlisine atıldıkları haber dahi verilmedi.

İki araştırma görevlisi doktora tez danışması Prof. Dr Tuna Ekim'in 2007 yılında emekliye ayrılmasının ardından Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr. Orhan Küçüker'in tez danışmaları oldu. Prof Dr. Küçüker, Dr. Sırrı Yüzbaşıoğlu için, çalışmaları için "takdirimi topladı" dese de olaylar hiç öyle gelişmedi. İki araştırma görevlisi, doktora tezlerini vermelerinin ardından beklemeye başladı. "Sancılı" diye tanımladıkları dönemde kendilerinden Yard. Doç. atamalarında dahi istenmeyen 2 adet SCI'lı yayın çıkartmaları ve hazırladıkları bilimsel çalışmalarda hocalarının adlarının geçmesi istendi.

Bunu üzerine iki araştırma görevlisi, "ileri demokrasi uygulamalarını başlangıç noktası" dedikleri üniversite tarafından haklarında soruşturma açıldı.

Soruşturma sürecinde iki akademisyene akıl almaz suçlamalar yöneltildi. Prof. Dr. Küçüker'in sunduğu "Durum Tespit Raporu"nda, yurt dışına gitmedikleri halde Meksika'nın Cancun şehrinde yapılan bilimsel toplantıya hocaları adına katıldıkları iddia edildi.

Diğer suçlamaların bundan geri kalır yanı yok; 19. Ulusal Biyoloji Kongresi'nde poster sunumu yapmak, "Türkiye'nin Nadir Endemekleri" adlı kitapta bölüm yazarlığı yapmak ve Antalya'da yapılacak bir toplantı için poster çalışması için özet göndermek.

Üniversite bir ilke imza attı
Haklarında hiçbir delil ve belgeye dayanmadan soruşturma açılıp okuldan atıldıklarını dile getiren Sırrı Yüzbaşıoğlu, akıl almaz gerçek dışı ve ahlaki mantığı olmayan gerekçelerle suçlandıklarını ifade etti.
Yurt dışındaki toplantıya dahi gitmediğini bunun pasaportuna bakılarak anlaşılacağını ifade eten Mehmet Bona, "Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir üretim sisteminde başarılı olanın işine son vermek gibi bir sistem yok. Bu ABD'de böyledir, artık var olmayan Yugoslavya'ya da Suriye'yede de böyledir. Eğersiz bir yerde başarılıysanız orada kalırsınız yok başarı değilseniz oradan gitme ihtimaliniz vardır. Ancak İstanbul Üniversitesi bir ilke imza atarak başarılı olan insanların işine son vermektedir. Bununla da yetinmeyip bu insanların başarılarının önünde resmi yazılarla engel olmaya çalışanları da akademik olarak yükseltmektedir” dedi.

Atıldıklarını maaşlarının yatmamasından öğrendiler
“50/D meselesi ilk çıktığında iddia edilen şuydu 'biz eğitimin kalitesini yükselteceğiz' bunu da başarmak için 'insanları tehdit etmemiz lazım.' Böyle bir mantık üzerine çıktı bu” diyen Bona, “Bizde akademik özgürlüğün mutlaka iş güvencesinin olması iş güvencesinin olmadığı bir yerde bilimsel bir çalışmanın olamayacağını biliyorduk. Fakat bu kadar çabuk ve kadar enteresan bir örnekle olacağını bilmiyorduk” diye konuştu.

Kovulduklarını maaşların kesilmesi ile ancak anladıklarını dile getiren Bona, dünyanın hiçbir yerinde bunun olmadığını söyledi. Bona şöyle konuştu: “Sizi eğer kovulursanız kimin kovduğunu bilirsiniz. Ya da neden kovulduğunu bilirsiniz. Şuan bize bir bildirim yapılmış durumda değiller, sadece maaşlarımızı kesmiş durumdalar. Herhangi bir bildirimde bulunmadıkları gibi ne sözlü nede yazılı olarak şuan işimize neden devam edemediğimize yönelik bir bilgilendirmede bulunmadılar.”
İşsiz olup olmadıklarını anlamaya çalıştıklarını kaydenen Bona, talep etmelerine rağmen kendilerine halen herhangi bir bildirimde bulunulmadığını söyledi. Bir hukuksuzluğa daha dikkat çeken Mehmet Bona, maaşlarını kesen kurumun buna yetkisinin olmadığını ifade ederek amaçlarını şöyle kaydetti: “Maaşımı yatırmayan kurumun bununla ilgili yetkisi yok beni işe almakla da atmakla da rektörlük sorumludur. Fakat maaşım fakülte tarafından kesilmiş durumda. Bu yüzden bunun netleşmesini bekliyoruz. Ardından yasal süreci başlatmak için üniversiteye başvurduk onun netleşmesi durumunda hukuki işlemlerimizi mahkeme sürecimizi başlatacağız.”

etha.com.tr / 20 Şubat 2011 {jcomments on}