BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, öğrencilerle bir araya gelmesini değerlendirirken, "Sayın Cumhurbaşkanı, AKP'yi zor durumdan kurtarma konusunda yoğun mesai harcıyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara’daki 11 devlet ve vakıf üniversitesinin öğrenci konseyi temsilcileriyle "Çankaya Sofrası"nda bir araya geldi.
Çankaya Köşkü’nde saat 13.20’de başlayan öğle yemeğinin öncesinde gazetecilerin görüntü almasına izin verildi. Bu sırada kısa bir açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Gül, "Çankaya Sofrası"nda üniversitelerin seçilmiş konsey başkanlarıyla birlikte olduklarını belirtti.
Yemeğe davetli öğrencilere seslenen Gül, "Arkadaşlarınız ne konuşuyorsa, arkadaşlarınızın sorunlarını beklentilerini serbestçe anlatın. Dinleyip gereğini yapacağız" dedi.
Ankara’da önceki gün AKP Genel Merkezi’ne yürümek isteyen solcu öğrenciler polis şiddetine maruz kalmış, bu saldırı birçok ilde üniversite gençliği tarafından protesto edilmişti.
Ankara’da üniversite öğrencileri bugün de eylem yaptılar. Atakule önünde toplanan öğrenciler, buradan 5 dakika mesafede bulunan Çankaya Köşkü’ne gitmek istediler. Ancak polis barikat kurarak öğrencileri engelledi.
Bunun üzerine öğrenciler, aralarından temsilcileri köşke göndermek istediklerini ilettiler. Bu talebin kabul edilmesi üzerine öğrenciler Köşk'e doğru hareket etti.
YÖK kriterinde öğrenci temsilcisi!
Öğrenci Temsilci Konseyi YÖK'ün ortaya koyduğu kurallar çerçevesinde oluşturuluyor. Özerkliği bulunmayan bu 'temsilcilik' için kriterler de dikkat çekiyor.
Konsey'de yer alacak öğrencilerin "Başarılı" olması temel kriterler arasında yer alıyor. Ayrıca her hangi bir sabıka kaydının da bulunmaması gerekiyor. Muhalif öğrenciler üzerindeki baskılar ve soruşturmalar dikkate alındığında, bu kesimde yer alan öğrencilerin seçilme şansının da olmadığı görülüyor.
Konsey'in seçim tarihi Rektörlük tarafından belirleniyor. Seçimler, belirlenen tarihten itibaren 15 gün içinde tamamlanıyor. Öğrencilerden bu süre içerisinde kendilerini tanıtmaları bekleniyor.
YÖK'ün "Üniversite Öğrenci Konsey'i Yönetmeliği"nde yer alan bilgilere göre, Konsey'in görevleri arasında, "Öğrencilerin sorunlarını, görüş ve düşüncelerini, başta Rektörlük olmak üzere Üniversite yönetim organlarına iletmek" adıyla bir madde bulunuyor. Ancak söz konusu Konsey'lerin son günlerde yaşanan soruşturmalara, İstanbul Üniversitesi'ndeki arama iznine, polis şiddetine, öğrencilerin temel talepleri olan barınma ve parasız eğitim talebine ilişkin her hangi bir çalışma yapmaması da, bu kurumun meşruiyeti olmadığına ilişkin tartışmayı da sıcak tutuyor.
"GÜL AKP'Yİ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR"
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, öğrencilerle bir araya gelmesini değerlendirirken, "Sayın Cumhurbaşkanı, AKP'yi zor durumdan kurtarma konusunda yoğun mesai harcıyor" dedi.
Tuncel, düzenlediği basın toplantısında, AKP iktidarının, toplumsal muhalefeti bastırmak istediğini, en fazla gençlerin bu duruma maruz kaldığını savundu.
Tuncel, seslerini siyasilere duyurmaya çalışan gençlerin eşit, bilimsel, parasız ve demokratik eğitim taleplerinin karşılık bulmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, üniversite öğrencileri ile bir araya gelmesine değinen Tuncel, "Tabii bu öğrencilerin, dün AKP'nin talimatıyla, güvenlik güçlerinin barikatıyla ve gazlı, tazyikli suyla geçit verilmeyen öğrenciler olmadığı ortada. Oysa Sayın Cumhurbaşkanı, sokakta mücadele eden gençleri dinlemek yerine, 'görüşülmesi gereken' gençlerle görüşerek gençliğin çabasını kırma eğilimi içindedir" diye konuştu.
Tuncel, Gül'ün, "AKP zor durumdan kurtarma konusunda son günlerde yoğun mesai harcadığını" iddia etti.
Polisin ODTÜ saldırısı bir çok kentte protesto edildi
Ankara'da AKP Genel Merkezi'ne yürüyüş düzenlemek isteyen üniversitelilere polisin ağır müdahalede bulunması, dün akşam İstanbul'da protesto edildi. Öğrenci Kolektifleri, Emek Gençliği, Genç-Sen, Gençlik Muhalefeti ve TKP’li Öğrenciler’in çağrısıyla bir araya gelen üniversiteliler, Galatasaray Lisesi önünde toplandı. “Üniversiteler Bizimdir AKP’ye, Polise ve YÖK’e Teslim Etmeyeceğiz” pankartı açılan eylem, “Polis dışarı Bilim içeri” , “AKP defol üniversiteler bizimdir”, “Katil polis üniversiteden defol” sloganları atılmasıyla başladı. Öğrenciler ayrıca Taksim Meydanı’na gelmeden önce bir süre İstiklâl Caddesi üzerinde oturdular ve Beyazıt Marşı’nı hep bir ağızdan söylediler.
Taksim Tramvay Durağı’nda yapılan basın açıklamasını Marmara Üniversitesi’nden bir öğrenci okudu. Açıklamada, “Eşit Parasız, Anadilde Eğitim istiyoruz sloganıyla bugün ODTÜ’den AKP il binasına yürümek isteyen arkadaşlarımıza 6 zırhlı araç ve 2200 polis sert bir şekilde saldırmıştır. Polisin tazyikli su ve gaz bombalı saldırısına rağmen yürümek isteyen arkadaşlarımız bir saatten fazla polis karşısında kararlı bir şekilde direnmiştir. Bugün aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nde bir arkadaşımıza ülkücü faşistler satırla saldırmış ve arkadaşımız yaralanmıştır ” dendi.
“Üniversiteler AKP’nin arka bahçesi hâline getirilmek isteniyor”
Açıklamada ayrıca, YÖK’ün sene başında aldığı sivil polis kararı, YTÜ’de, Hacettepe’de, Anadolu Üniversitesi’nde ÖGB ve polisin saldırıları, ‘parasız eğitim istiyoruz’ pankartı açtığı için aylardır tutuklu olan üniversiteliler, Dolmabahçe’deki sert müdahale ve İÜ’de polise 1 yıl boyunca sınırsız arama izni veren mahkeme kararının, ODTÜ’de yaşananlardan bağımsız olmadığı vurgulandı.
Üniversitelerin AKP’nin arka bahçesi hâline getirilmek istendiği belirtilen öğrenciler, “AKP bizden susup oturmamızı bekliyor. Üniversitelerde rahatça at koşturabilmek istiyor. Ancak üniversitelerimizde yaşanan gelişmeler karşısında sessiz kalmayan bizle susmayacağız. AKP’ye polise, Yök’e karşı üniversitelerimizi savunmaya, taleplerimizi her yerde büyüterek haykırmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
AKP'nin oyunu bozuldu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde dün üniversiteden AKP Genel Merkezine yürümek isteyen üniversite öğrencilerine yapılan polis müdahalesi Eskişehir’de Öğrenci Kolektifleri, Emek Gençliği, Genç-Sen, Gençlik Muhalefeti ve TKP’li Öğrenciler tarafından protesto edildi.
Adalar Migros önünde toplanan öğrenci örgütleri burada bir basın açıklaması yaptılar. Basın açıklamasını grup adına Derya Altındoğan okudu. Basın açıklamasında AKP’nin üniversitelerdeki en ufak bir muhalefete bile tahammül edemediğini ve üniversitelere aralıksız saldırdığını belirten Altındoğan, “Bugüne kadar yaşanan saldırılar karşısında üniversitenin muhalefeti AKP’nin oyununu bozmuştur. Üniversite muhalefeti YÖK’ün anti-demokratik uygulamalarını teşhir ederek AKP’nin demokrasi ve özgürlük maskesini düşürüp baskıcı yüzünü ortaya çıkarmıştır” dedi.
Polise, AKP'ye ve YÖK'e başkaldırmaya devam edeceğiz
Ankara'da ODTÜ'de dün öğrencilerin polis saldırısına uğramaları, Kocaeli'de de protesto edildi. "Üniversiteler bizimdir, polise, YÖK’e, AKP’ye bırakmayacağız" pankartı arkasında toplanan öğrenciler, sloganlarla AKP il binasına yürüdü. Burada yapılan açıklamada, "Polise, YÖK'e AKP'ye başkaldırmaya devam edeceğiz" denildi.
Saldırılar hızla sürüyor
Grup adına yapılan ortak açıklamada, ODTÜ'den AKP il binasına yürümek isteyen öğrencilere 6 zırhlı araç ve 2 bin 200 polisin sert bir şekilde saldırdığı öne sürülüp tazyikli su ve gaz bombalı saldırıya karşı yürümek isteyen öğrencilerin bir saatten fazla direndikleri anımsatılarak, şöyle denildi: "Üniversitelere dönük saldırılar tüm hızıyla devam ediyor. Dolmabahçe toplantılarında üniversitelerde köklü bir değişim yapma hazırlığında olduğunu açıklayan AKP, üniversitede en ufak bir muhalefete dahi tahammül etmiyor. YÖK’ün sene başında aldığı sivil polis kararı, Yıldız Teknik, Hacettepe ve Anadolu Üniversitesi’ndeki ÖGB ve polis saldırıları, parasız eğitim istiyoruz pankartı açtığı için aylardır tutuklu olan öğrenciler, İTÜ’de 18 öğrenciye Başbakan’ı protesto ettikleri için verilen 15’er ay hapis cezası, Dolmabahçe toplantılarını protesto etmek isteyen öğrencilere yapılan sert müdahale, Egemen Bağış’a yumurta atan bir öğrencinin 2 yıl hapis cezası ile yargılanması, üniversitelilere açılan soruşturmalar ve cezalar ile İstanbul Üniversitesi’nde polise 1 yıl boyunca sınırsız arama izni veren mahkeme kararı, bu saldırı örnekleridir."
"Bağımsız gelişme değil"
Açıklamada, ODTÜ'de yaşananların AKP’nin saldırı başlıklarından farklı olmadığı da savunularak şöyle devam edildi: "Üniversite muhalefeti YÖK'ün anti demokratik uygulamalarını teşhir ederek, AKP'nin demokrasi ve özgürlük maskesini düşürüp faşist yüzünü ortaya çıkartmıştır. Üniversitelerin paralılaşması, harç ve kayıt paraları, ulaşım, barınma, beslenme gibi sorunlar can yakıcı duruma gelmiştir. Üniversiteye, bilime siyasi iktidar tarafından yapılan doğrudan müdahale önemli bir sorun haline gelmiştir. AKP bu değişikliklerle üniversitelerin kapılarını tamamen yoksul halka kapatıp patron ve patron çocuklarına açacaktır. Üniversitelerde üretilen bilim halkın değil sermayenin yararına olacaktır. Üniversiteler AKP'nin arka bahçesi haline getirilmek istenmektedir. Muhalefet eden üniversitelilere her yerde saldıran AKP, susup konuşmayacak ve kendilerini dinleyecek üniversitelilerle buluşuyor. AKP, bizden susup oturmamızı bekliyor. Ancak gelişmeler karşısında sessiz kalıp susmayacağız. AKP'ye polise YÖK' e karşı üniversitelerimizi savunmaya taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz."
BirGün.net / 6 Ocak 2011{jcomments on}
| < Önceki | Sonraki > |
|---|