Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Haberler Türkiye Haberleri Her şeyi anlatan iki fotoğraf

Her şeyi anlatan iki fotoğraf

iki-resimBu iki fotoğraf, Türkiye'deki siyaset-asker dengelerinin değiştiğini anlatan açık kanıt sayılmalıdır.

Sayfada iki fotoğraf görüyorsunuz. Fotoğraflardan üstteki, geçen yıl 30 Kasım 2010’da toplanan Yüksek Askeri Şûra başlamak üzereyken çekilmiş.

Fotoğraf karesinde soldan sağa Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay var. Bu heyet, 1 Ağustos 2010’da toplanan ve sancılı bir süreçle sonuçlanan YAŞ toplantısında oluşmuştur.

Dün, yani 1 Ağustos 2011’de toplanan ‘şûra’da bu fotoğraf karesinde yer alan 6 isimden beşi artık yoktur. Dört komutan istifa etmiş, Gönül ise Erdoğan’ın yüzde 50 oy desteğine ulaşmasıyla sonuçlanan 12 Haziran seçimleri ardından oluşan kabinede yer bulamamıştır. Geçen yılın son şûra toplantısındaki o çerçeveden, dünkü şûra toplantısına kalan tek isim, Başbakan Erdoğan olmuştur.

İkinci fotoğraf dün, yani 1 Ağustos 2011 günü Genelkurmay’ın Çakmak Salonu’nda başlayan şûra toplantısında çekilmiştir.

Bu fotoğrafın en belirgin yanı, Başbakan Erdoğan’ın YAŞ toplantı masasının başında tek başına oturuyor olmasıdır. Oysa şimdiye dek yapılmış bütün YAŞ toplantılarda başbakanlar, evet masanın başında ama genelkurmay başkanlarıyla sanki güç paylaşıyor gibi yan yana oturmuştur.

Bu durumu, istifayla boşalan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Orgeneral Necdet Özel’in, henüz vekâleten Genelkurmay Başkanı olmasıyla açıklamak tabloyu anlatmaya yetmez.

Dünkü görüşmelerin sancısız geçmediği yolunda haberler var. Bu durum da sürecin sancısız geçmediğinin bir başka kanıtıdır. Ancak bu sürece 2002 Aralık şûrasında dönemin Başbakanı Abdullah Gül ve Bakan Gönül’ün ‘irtica’ nedeniyle ordudan atılanların kararına ‘şerh’ koyulması ile başlandığı düşünülecek olursa, Erdoğan’ın askeriye üzerinde sivil idare kontrolünün arttırılması yolunda aldığı mesafenin artık geriye dönülmez noktaya ilerlediği görülmelidir.

İşin ilginç ve demokrasi açısından memnuniyet verici yanı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, askeriye üzerindeki sivil kontrolün arttırılmasına destek vermesi, ancak bunun gerçek bir sivilleşme yerine tek parti kontrolüne yol açması yolunda endişelerini dile getirmesidir.

Bu iki fotoğraf, Türkiye’deki siyaset-asker dengelerinin değiştiğini anlatan açık kanıt sayılmalıdır.

2 Ağustos 2011 / Radika.com{jcomments on}