Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Haberler Türkiye Haberleri 'Bir köyde iki muhtar olmaz'

'Bir köyde iki muhtar olmaz'

bir-koyde-iki-muhtar-olmaz-arncBaşbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın YAŞ toplantısındaki oturma düzeninin doğru karşılanması gerektiğini belirterek “Bir köyde iki muhtar olmaz” dedi. Arınç ayrıca, Suriye’de yaşanan olaylara yönelik ise Devlet Başkanı Esad’ın ve askerlerin halka zulmettiğini belirterek, “Zulmü kim yaparsa yapsın o bizim dostumuz olamaz” diye konuştu.

"ZULMEDEN DOSTUMUZ DEĞİLDİR"
Suriye’de yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bülent Arınç, Suriye ile Türkiye’nin aynı coğrafyayı paylaşan iki dost ülke olduğunu hatırlatarak “İstiyoruz ki Suriye huzur içerisinde demokrasinin erdemi içerisinde halkının refah düzeyi daha yüksek özgürlükler içerisinde yaşasın” dedi. Türk hükümetinin Suriye hükümetine her zaman “halkın taleplerine dikkat edin, halkı özgürleştirin, demokrasiyi güçlendirin. Otokritik bir yönetim değil demokratik bir yönetim kurun” tavsiyesinde bulunduğunu belirten Arınç “Bugün geldiğimiz olaylar bu telkinlerden ders çıkarılmadığını gösteriyor. Şahsen söylüyorum bu hükümetin kararı değildir. Bülent Arınç olarak söylüyorum. Şu anda yaşanan olaylar tam bir zulümdür. Bu zulme gönlümüz razı değil. Bu zulmü kim yaparsa yapsın o bizim dostumuz olamaz. Büyük bir yanlış yapıyorlar. Halkına silah çeken bir ordu, asker dünyanın hiçbir yerinde hoş karşılanmaz” dedi.

Suriye Devlet Başkanı Esad’a da şahsen seslenen Arınç, “Siz zulüm ediyorsunuz. Zalimleri Allah da sevmez kul da sevmez. Yanlıştan vazgeçin sonra bunun altında kalırsınız. Binlerce insanın gözyaşı ile mağduriyeti ile masumiyeti ile ayakta kalmanız mümkün değil” dedi. Arınç ayrıca, Suriye’de yaşanan olayları bazı komşu ülkelerin görmezden geldiğini de hatırlatarak şunları söyledi:

“Suriye’deki bu otokritik rejim, bu halkını öldürme noktasında gözünü kan bürümüş olan insanlar zalimlerdir. Türkiye bunun acısını hissediyor. Sözümün ikinci yarısını da hissetmeyen komşu ülkelerdeki birilerinin duyması içindir. Size de yazıklar olsun. Bu zulme destek olan bu zulmü görmezden gelen, bu zulüm ve haksızlıklara karşı ya etnik köken veya mezhepsel yaklaşımla oh ne iyi oldu diye sevinenler varsa onlara da yazıklar olsun.”

"İNTERNET ANDICINI MAHKEME DEĞERLENDİRECEK"
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, Albay Dursun Çiçek’in “İrtica ile Mücadele belgesi sahte, internet andıcı gerçek” sözlerini de değerlendirirken, “İnternet andıcı doğrudur ve imzası bulunan herkes bundan haberdardır sözünü herhalde mahkeme en güzel şekilde değerlendirecektir” diye konuştu.

Arınç, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü’nden emekliliğini isteyen Hilmi Bengi’nin görevini Kemal Öztürk’e devrettiği toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının istifasının ardından toplanan Yüksek Askeri Şura toplantısında önceki yılların aksine Başbakan Erdoğan’ın masanın başında tek başına oturmasını değerlendiren Arınç, Başbakan’ın doğru yere oturduğunu söyledi. Arınç konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:

“Doğru olan başbakanın tek başına başkanlık etmesidir. Mesela Ben MGK ’ya katılıyorum. MGK’nın başı Cumhurbaşkanı’dır. Cumhurbaşkanı otururken yanında biri oluyor mu? Bugüne kadar belki yanlış bir görüntü vardı ama bu görüntü artık olması gerektiği yerde kendini gösteriyor. Anadolu’da bir tabir vardır. Bir köyde iki muhtar olmaz derler. Kanun kime başkanlık yetkisini ve imkanlarını vermişte toplantıya o başkanlık eder. Ben de şahsen bu toplantının başkanı olsam yanımda bir başkasının bulunmasını hoş karşılamam. Siz herhalde bu konuda daha hazımlısınız. Şu anda Türkiye’de YAŞ toplantısına kanun gereği başkanlık eden sayın başbakanımızın böyle bir toplantı düzeninde bulunmasını çok olağan, çok normal çok doğru çok haklı karşılamamız lazım.”

4 Ağustos 2011 / BirGun.net{jcomments on}