Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Siyaset Kimler hangi Taraf'ta... - Tayfun Sen

Kimler hangi Taraf'ta... - Tayfun Sen

Bazen çevrenizdeki insanlar bir konu üzerine öylesine doğruymuşçasına, öylesine kesinmişcesine, öylesine karşı çıkılması mümkün olmayan 'fikirler' ileri sürerler ki, sanki başka bir şey söylemek tuhaf kaçarmış gibi bir hava yaratırlar.

Susarsanız vay halinize. Asıl o zaman doğruymuş ve gerçekmiş gibi söylenen bu sözler amacına ulaşır.

Politikada böyledir.

Düne kadar bütün medya ağız birliği etmiş gibi olmayacak sözleri, olayları, gayet olağan, doğru ve karşı çıkılası olmayan gerçeklermiş gibi gözümüze gözümüze sokarlardı. Mesela askerin politikaya müdahalesi, doğal, olağan bir durummuş gibi aktarılırdı. Ve buna olası karşı çıkış, bir linç ile karşılanmazsa, deli muamelesi ile karşılanırdı.

Ömrümüz boyunca hiç de yabancısı olmadığımız böylesi bir tutuma maruz kalanların, zamanı geldiğinde kendilerinin aynı tutumu takınmaları karşısında şaşkın değiliz kuşkusuz. Biliriz ki, sermayeden demokrasi bekleyenler, ne kadar içten, ne kadar dürüst olurlarsa olsunlar, sonuçta beklenti içinde oldukları sınıfın açmazlarıyla sakatlanırlar.

Taraf gazetesinden bahsediyorum.

Darbeyi gösterip, AKP demokrasisine bizleri razı etmeye çalışanları kastediyorum.

AKP'nin kendini sağlama alma çabalarını, bize demokrasi diye yutturmaya çalışıyorlar.

Şimdi Taraf gazetesi bize demokrasinin 'kesin doğrularını', karşı çıkılması mümkün olmayan 'gerçeklerini' söylemekte!

Anayasa değişikliğine hayır demek, CHP ve MHP'nin yanında yer almakmış!

Neden?

Taraf çizgisi, AKP'nin temsil ettiği sermaye kesimi dışında başka bir demokrasi gücü görmediği için.

Bunu yaparken, statükonun o 'tek doğrucu' tarzını kullanıyor: Eğer AKP'nin bu anayasa değişikliklerine evet demezseniz, MHP ve CHP ile aynı safta yer alırsınız!

Soru başka türlü de sorulabilir: Neden AKP ve liberal demokratlar, kendilerinin de kabul ettiği biçimde ciddi bir Anayasa değişikliği ile demokratik bir anayasa yerine, CHP ve MHP çizgisini (veya duyarlılıklarını!) dikkate alan yerden değişikliğe gidiyorlar?

Kaplumbağamız uyanık kuşkusuz. Kurtlara ceylanları avlattırmaya çalışırken, kendi adına iki adımcık ilerlemek istiyor. Ve bize Taraf gazetesi, bu bir iki kaplumbağa adımcığı için, (liberal demokrasi bu bir iki kaplumbağa adımında her zaman büyük sıçrama görmüştür) ceylanların kurtlara yem olmasını destekleyin, yoksa CHP ve MHP ile aynı safa düşersiniz diye buyuruyor.
Görülmüyor mu ki, gerçekte demokrasi gücünün en ileri yanı BDP'nin durduğu yerdir.

Açın BDP Anayasa değişikliği önerilerini, hangisi acil değil, hangisine karşısınız?

Yüzde on barajından mı yanasınız AKP gibi?

TMK'den yana mısınız AKP gibi?

Anayasa'nın Türk etnik kökenine dayandırılmasından yana mısınız ve bunun değişmesini istemiyor musunuz AKP gibi?

Sorun kendinize, yukarıdaki Anayasa maddeleri konusunda AKP kimlerle hangi safta bulunuyor?

Görmüyor musunuz ki, AKP baraj, Anayasa'nın etnik kökeni ve TMK, anadil konularında CHP ve MHP ile birlikte duruyor.

Anayasa değişiklikleri, siyasal rejim tarafından MHP ve CHP ile kendisinin eşitlenmesini sağlayacak noktalarda ileri sürülüyor. (Bir iki tuzak madde dışında)

CHP ve MHP, bu eşitliği istemediği için ayrı konumdalar. Ayrı konumda olmaları ayrı safta olmaları demek değildir.

Tutarlı bir demokrat, AKP'yi BDP'nin tezlerini desteklemeye çağırır.

Seçim barajını halkın iradesinin siyasete yansıması önünde bir engel olarak görür ve baraj dolayısıyla BDP oylarını çalmaya alışmış AKP, CHP, MHP'yi aynı safa yerleştirir.

Çocukları, milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevlerine gönderen yasaları korumakta AKP, CHP ve MHP ile aynı saftadır.

Anayasa'nın Türk etnik kökenine dayandırılması konusunda AKP, CHP ve MHP ile aynı saftadır.

DTP'yi kapatan savcılar ve hakimlerin varlığı konusunda ve bu bileşimi konusunda AKP, CHP ve MHP ile aynı saftadır.

'Efendim doğrudur ama bunları yapacak zaman değil', demeyin. Çünkü sorulur, şimdi değilse ne zaman?

Ne zaman olacağını biliyor musunuz sahi?

Bir zaman söyleyin bakalım...

Gazetelere yansıdığı kadarıyla anayasa değişikliği önerileri aynı kaldığı takdirde, oylanacak olan AKP'nin CHP ve MHP ile eşitlenme talebidir.

AKP onun içindir ki BDP ile CHP, MHP arasında salınıp duruyor.

Sekiz yıllık bir iktidar ardından demokrasi adına attığı Anayasa değişikliği adımına bakın siz. Anayasa Mahkemesi üye sayısı ve atanma biçimiymiş, HSYK üyelerinin sayısı atanma biçimleriymiş...

BDP, salt bir fikir değildir, aynı zamanda bir politik güç ve tercihtir.

En alttakiler, en ezilenler, en yoksullar, demokrasiye en fazla ihtiyacı olanlardır ve onun için en tutarlı demokrasi mücadelesini bu kesimler veriyor.

BDP'yi CHP ve MHP ile aynı safta durmak noktasında tehditvari eleştirmek, AKP'nin statüko ile aynı yerde duruyor olmasını gözlerden gizlemek içindir.

Taraf gazetesi demokrasi konusunda tutarlı olmak istiyorsa, AKP'yi, neden BDP ile aynı yerde (yani etnik kökene dayanmayan bir anayasa, dillere, dinlere eşit mesafede bir anayasa, halkın temsili önüne konmuş engellerin kaldırılması vb.) değil de; CHP ve MHP'yi dikkate alan yerde (yani Türk bir anayasayı korumak, Türkçe dışında başka bir dil tanımamak, devlet dinine bağlı bir anayasayı kollamak, halkın temsilini sakatlayan engelleri savunmak vb.) duruyor olmakla eleştirmelidir.

31 Mart 2010/Günlük

{jcomments on}