Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Siyaset “Evire Çevire” Şamil Tayyar vb... Baki Gül

“Evire Çevire” Şamil Tayyar vb... Baki Gül

 

Bir Şamil Tayyar eksikti. İlginç bir tip. Roj Tv ve Fırat Haber Ajansı’nın kendisini tehdit ettiğini söylüyor! Siz hiç MHP’nin bostanlığında kök salmış, Ecevit DSP’sine uğramış, Fetullah Gülen polisi ile organik ilişkiye girmiş bu AKP’li yeni yetme siyasetçi Şamil Tayyar okudunuz mu? Kitaplarını, yazılarını... Konuşmalarını dinlediniz mi bu zatın?

Okumadıysanız çok fazla bir şey kaybetmiş sayılmazsınız. Çünkü, Tayyar, AKP ve Gülen’in “Yeni Türkiye”sinin tipik bir karakteridir. Şamil Tayyar’ı tanımak için Türk televizyonlarındaki dizi film pazarında iyice bir gezinmek gerekir. “Kurtlar vadisi” “Çakallar sokağa!” “Sakarya Fırat” yada daha kalitesiz olanları biraz izleyin bakın karşınıza bir sürü Tayyar’cıklar çıkacaktır.

Şamil Tayyar AKP’nin yükselen düşük ayardaki gazeteciler çağının vekillikle ödüllendirilmiş tipik bir örneğidir. Çakma bir gazetecidir. Emniyetin katkısı ile çalakalem kitaplar yazan; sırtını polise dayayan biridir. Önceki dönem Ergenekoncularla yatıp kalkıyordu. Sözüm ona Ergenekon ile ilgili kitaplar yazıp, sözde “derin devleti” deşifre ediyordu. Ancak o şimdi yaratılan yeni yeşil renkli derin devletin temel bir aktörüdür. Vekil olduktan sonra siyaset alanındaki bu devletin tetikçisi gibidir.

Şamil Tayyar “devran hep böyle gidecek ben de sefamı sunacağım” diyenlerdendir. Ona göre AKP ve Fetullah Gülen cemaatinin iktidarı bin yıl sürecek. Bu nedenle Meclis’i “yol geçen hanı” gibi düşünür; zengin çocukların şımarıklık edasındaki hareketleri ile insanları “evire çevire” döveceğini sanır. Ancak evire çevire döveceği kişiler yanına gidince de “ya pardon, özür dilerim, beni yanlış anladınız” diyerek af dileyen bir hillebazdır.

Tayyar’ın yazdıkları aslında devleti aklama operasyonudur. DSP’den milletvekili adaylığı 9. sırada olmasaydı “sosyal demokrat” olacaktı. AKP yerine MHP iktidarı olsaydı da faşist bir vekil olacaktı. Ama aynen Fetullah Gülen gibi sadece iktidarlara göre şekil ve biçim değiştiren biri olduğu için “şimdilik” AKP’lidir.

AKP’lidir ve Kürt düşmanlığı üzerinden pirim yapmaya çalışıyor. Antep’in Islahiye ilçesinden gelen Şamil Tayyar muhafazakar ve din kimliğine aslında uzak bir tiptir.

Kalitesiz üçüncü sınıf bir muhabirken, içine girdiği ilişkiler sayesinde koltuğunun altında dosyalarla çalakalem kitap yazıp piyasaya sürerken, gazetecilik güdüsünden çok gelecek olan iktidarda kendisine yer açma amacı daha çok belirginlik kazanıyor. Ankara’daki yakın arkadaşları Tayyar’ın ilkesiz olduğunu söylerler.

Tayyar’a bilgi ve belgeler vererek kitap yazdıranlar şimdi ondan bir adım daha ileri gitmesini istemektedirler. Kürtlere karşı belge eksikliği yaşadığı için fiziki tetikçilik görevi almış durumdadır. Ancak “teke tek dövüşte” gözü kesmediği için kalabalıkların arkasına saklanıp “hadi gelin” diyebiliyor.

Tayyar geçenlerde Kürt vekilleri Meclis’te “evire çevire dövebileceğini” söyledi. Meclis’te bu sözlerin yanıtını alınca; bu kez de Fırat Haber Ajansı ve Roj Tv’ye saldırmaya başladı. Neymiş ANF ve Roj onu tehdit ediyormuş! İnsanın gülesi geliyor. Biz Şamil Tayyar, Önder Aytaç, Akif Beki, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Mehmet Baransu, Mümtazer Türköne ve benzerlerine Kürt meselesinde cahil olduklarını, diğer konularda yazdıklarının ise devletin bir politikasıyla ilgili olduğunu söylüyoruz.

Kalitesiz dizi filmler, “izdivaç” “hadi beni evlendir” şarlatanlıkları ile zihinlerini dumura uğrattığınız yurdum insanların gözlerini bağlayabilir, onlara yalanlarınızı yutturabilirsiniz ama; bize yutturamazsınız diyoruz. Biz bunu söyleyince hemen ‘tehdit’ diyorlar, yalanına başvuruyorlar.

Bilmesek, tanımazsak bunları kendilerini “uzman, profesör, akademisyen, stratejisyen, gazeteci” diye yutturacaklar. Ama öyle değiller işte! Çalakalem yazılar ve kitaplarla arkası yarın dizilerine senaryo yazabilir, izdivaç programları yapabilirler ama asla gazeteci, yazar ve ahlaklı bir siyasetçi olamazlar.

Kim eline ne verse yazacakları o kadardır. Örneğin siz İslam Tarihi’ni sorun bunları, İslam toplumsallığının kültürel yapısını, Asya Tipi Üretim Tarzını, PKK’yi PKK yapan özellikleri, Kürtleri, Kürdistan’ı bilmezler. Bırakın Kürdistan’ı Türkiye tarihini bile AKP ile başlatıyorlar…

Sosyoloji bilmezler toplum mühendisliğine soyunurlar. Az bilgiyle ömürlük yorum yapar, kendi doğruları ile bile çelişen düzeye gelirler. Arada kalmış, kimliksiz bir yapının prototipleridir.

17 Kasım 2011/ANF