Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Sınıf hareketi ve sol İşçi sınıfı hükümet düşürdü - Atilla Özsever

İşçi sınıfı hükümet düşürdü - Atilla Özsever

Önce 4 Şubat’taki iş bırakma eylemini kısaca değerlendirelim. Eylem, bir uyarı eylemi anlamında başarılı sayılır. 6 sendikal konfederasyon birlikte karar almasına rağmen Hak- İş ve Memur-Sen, eyleme aktif bir biçimde katılmadı. Diğer 4 konfederasyon, elden geldiğince belli bir düzeyde katılım gerçekleştirdi. Ancak üretimden gelen gücün hayatın durması açısından yeterince kullanıldığı söylenemez.

Bu konuda zamanın çok kısa olması, hükümetin oyalama taktiği nedeniyle işçinin eyleme yeterince hazırlanamaması etkili oldu. Ayrıca sendikalar da tam anlamıyla eyleme asılmadı. Genel grev kavramı ile eylemin niteliğinin karıştırılmış olması da kamuoyunu fazla bir beklentiye soktu. Keza 13 milyonluk bir aktif çalışanın (işçi ve memurun) sadece yüzde 10 dolayının sendikalı olması da dikkate alınması gereken bir faktördür. Basın açıklaması şeklindeki kitlesel gösterilere katılım iyi olmuş, ancak 4 Şubat eylemi, etkinlik açısından 25 Kasım memur grevinin gerisinde kalmıştır. Sonuç itibarıyla tüm olumsuz koşullara karşın eylemin uyarıcı niteliğini ve toplumda sempatiyle karşılanmasını başarılı olarak kabul etmek gerekir.

Bu süreç devam ederken Başbakan Erdoğan, 4 Şubat eyleminden bir süre önce “sendikaların hükümetleri devirmesi” konusuna ilişkin olarak “Avucunuzu yalayın, neyi deviriyorsunuz? Bir hükümeti sendikalar getirmez, hükümeti millet getirir, millet götürür” şeklinde bir çıkış yapmıştı. Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Türkel, genel bir eylemle hükümetin devrileceği yönünde bir açıklama yapmamasına rağmen Başbakan konuyu böyle algılamıştı.

Peki ülkemizde acaba işçi sınıfı hiç hükümet düşürdü mü? Yıl 1995. Türk-İş kamu kesiminde greve başlamıştı. 20 Eylül 1995’te de 200 bine yakın işçi greve çıkmıştı. 16 Ekim 1995’te ise Kızılay’da büyük bir miting gerçekleştirildi. O gün TBMM’de de güven oylaması yapılıyordu. CHP hükümetten çekilmiş, DSP de işçilerin tavrına göre oy vereceğini açıklamıştı. Türk-İş, Çiller hükümetine karşı tavır alınca DSP de güven oylamasında olumsuz oy verdi. Sonuçta Çiller hükümeti düştü. Türk-İş’in eyleminin Çiller hükümetinin düşmesinde büyük bir rolü oldu.

1989 Bahar Eylemleri sürecinde de 26 Mart 1989’da yapılan yerel seçimlerde iktidarda bulunan Anavatan Partisi (ANAP) büyük oy kaybına uğramıştı. 1987 genel seçimlerinde yüzde 36.3 oy oranıyla iktidara gelen ANAP, 1989 yerel seçimlerinde yüzde 21.8’e kadar geriledi. SHP’nin oyu yüzde 28.7’ye çıkmıştı. 1991’deki Büyük Madenci Yürüyüşü’nden sonra yapılan seçimlerde de ANAP iktidarı kaybetti, SHP - DYP koalisyonu kuruldu. Nitekim ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, 1992’de yapılan Türk-İş Kongresi’nde iktidardan düşmelerinde işçi eylemlerinin etkisini açıkça kabul etmişti.

Demek ki işçi sınıfı, iktidarları düşürebiliyormuş, bakalım önümüzdeki seçimlerde ne olacak?

11 Şubat/Cumhuriyet

{jcomments on}