Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Sınıf hareketi ve sol Dayanışmanın birleştirici gücü - Vedat Çetin

Dayanışmanın birleştirici gücü - Vedat Çetin

Batıda Kürtler ve Kürt sorunu hakkında önemli bir algı farklılığı olduğunu, sorunun algılanışındaki bu farklılıkların devletin uyguladığı politikalardan kaynaklandığını, asimilasyoncu eğitim sisteminin bunda önemli bir payı olduğunu biliyoruz.

Kürt ve Türk emekçileri birbirlerine yabancılaştıran, birbirinden uzaklaştıran, aralarındaki ortak çıkarları için birbirleriyle dayanışmalarını engelleyen, zorlaştıran güç, egemenlerin ırkçı-şoven uygulamalarının kaynağı, militarist devlet yapısından geldiğini de...

Bunun ortadan kaldırılması, ırkçı faşist kesiminin kışkırtmaları sonucu yaşanan linç olaylarına rağmen, ortak çıkarlar için emekçilerin birlikte mücadele vermelerini sağlamak hala mümkündür.

Enflasyona, zamlara, hayat pahalılığına, özelleştirmeye ve işsizliğe karşı mücadele, halkları birbirlerine yakınlaştırıp aralarındaki önyargıların kırılmalarına neden olabiliyor.

TEKEL işçilerinin direnişinde omuz omuza yürüyebilen, yan yana kurulan naylon çadırlarda yakılan ortak ateşin etrafında sabahlayan, aynı mekanda açlık grevine girenler, aralarında bir güç oluşturmalarından bunu görebiliyoruz. Bu gücün adı dayanışmadır.

Öyle bir dayanışma ki, farklılıklar ayrımcılığa değil, birlikteliğe götürmektedir. Öyle ki, devlet işyerlerinin kapatılması, 4-C uygulamasıyla işçilerini sokağa bırakma kararını alırken, Türk ya da Kürt ayrımına girmiyor.

Diyarbakırlı ya da İzmirli TEKEL işçisi aynı kaygıyı ve sıkıntıyı yaşıyor.

Haklı bir mücadelenin parçası olanların arasında ırkçılığın, şovenizmin yarattığı ötekileştirme, linç girişimleri, provokasyonlar kendine yaşam alanı bulamıyor. Direnmek, her bir TEKEL işçisinde eşit ve insanca yaşama düşüncesini besliyor. Dayanışma ruhunun etkisi, zaman içerisinde insanları özgürlükçü bilinç gelişimine yöneltiyor.

TEKEL işyerleri kapatıldı. Bu işyerlerinin açılmayacağı ve sermaye kesimine peşkeş çekileceği gün gibi ortadadır. AKP hükümetinin sekiz yıllık iktidarının yaptıklarından hep bunu gördük.

Kar eden devlet işletmelerinin özelleştirilmeleri sonrası, o işletmelerinin makinelerinin nasıl sökülüp dağıtıldıklarını, arsa niyetine satışa çıkarılıp milyonlarca dolarlar kazandıklarını gördük, izledik.

AKP'den önceki hükümetlerin de benzer politikaları oluyordu. Kürtlerin özgürlük talepleri doğrultusunda yürüttükleri mücadelenin etkisine ve gücüne karşı batıda bir güvenlik bariyeri kurulmasına gidildi.

Bu nedenle günlük ihtiyaçlara yapılan zamlara, yüksek enflasyon ve işsizliğe rağmen halktan tepki de gelmiyordu.

12 Eylül Darbesi'nin Anayasası yürürlükte ve gölgesi de ülkenin üzerinde dolaşıp duruyor, arada bir kendini hissettiriyor.

Kürt sorununun ülke gündemine girmesinden bu yana, insanca yaşamanın, iş, ekmek, özgürlük taleplerinin sesi daha az çıkıyordu.

TEKEL işçilerinin direnişiyle birlikte, epey zamandır unutulan emekçilerin birliği ve dayanışmanın birleştirici gücünü yeniden görmeye başladık.

Eylem alanındaki işçi yüzleri gitgide birbirine benzemeye başlıyor.

Doğusuyla batısıyla, Türküyle Kürdüyle dayanışma amacıyla yakılan ateşin etrafında birilerinin gözlerinin içinde bakarak türküler, şarkılar söylüyor, halaylar çekiyor, sorunlarını paylaşıyorlar. Binlerce işçi burada birbirlerini tanımaya ve anlamaya başlıyorlar.

Normal yaşamlarında yan yana gelmek bir yana, birbirlerine yabancılaştırılmış insanlar, direniş alanında kardeşleşmenin, ortaklaşmanın ve dayanışmanın gücüyle barış içerisinde, kardeşçe yaşamanın deneyimini edindiler.

Bir gün bu direniş sona erdiğinde, yanlarında güzel anılarla, düşüncelerinde bir parça değişim sağlayan dayanışma ruhunun birleştirici gücüyle yaşamlarına dönecekler.

Birbirine tahammül etmeyi, sözüne, sloganına, düşüncesine tepki göstermeden de bir arada yaşanabileceğini gören bu insanlar, artık provokasyonlara, kışkırtmalara papuç bırakmayacaklar. Emekçilerin kardeşliğinin değerini anımsayacaklar.

BDP'nin Türkiye partisi olma projesine buradan bakınca, emekçi halkların dayanışmasıyla ortaya çıkacak gücün oluşturulmasının önemli kazanımlar sağlayacağına olan inancı artırmaktadır.

28 Ocak 2010 tarihinde www.gunlukgazetesi.com adresinde yayınlanmıştır.

{jcomments on}