Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Anasayfa İçerik Derlemeler Sınıf hareketi ve sol BİR-KAR Platformu: TEKEL direnişiyle eylemli dayanışmayı daha da büyütelim!

BİR-KAR Platformu: TEKEL direnişiyle eylemli dayanışmayı daha da büyütelim!

En sonunda beklenen oldu. Türkiye’deki en büyük işçi konfederasyonlarının başına çöreklenmiş bulunan sendika bürokratları bir kez daha uğursuz rollerini oynadılar. “TEKEL direnişi toplumun vicdanında başarıya ulaşmıştır” gibi samimiyetten tümüyle yoksun açıklamalar yaparak ve yasak savma niteliğinde bir sözde eylem planı açıklayarak sahneden tamamen çekildiler. Böylece, TEKEL işçisi sınıf kardeşlerimizi, sermaye uşağı AKP hükümetinin günler öncesinde uygulamakta kararlı olduğunu açıkladığı saldırı ile başbaşa bıraktılar.


İşçi kardeşler!

TEKEL işçileri geçtiğimiz günlerde mücadele taleplerini de içeren bir bildiri yayınlamışlardı. İşçiler, bu taleplere yanıt verilmediği takdirde direnişlerini daha ileri bir mevziye çekerek büyük bir kararlılıkla sürdüreceklerini ulusal ve uluslararası kamuoyuna açıklamışlardı. Onların bu tarihi nitelikteki çıkışları, ilerici ve devrimci güçler başta olmak üzere, Türkiye ve dünyadaki tüm emek dostlarını heyecanlandırmış ve büyük bir coşkuya yol açmıştır. Bu öncü çıkış en çok sendika bürokratlarını büyük bir korku ve telaşa düşürmüştür.

Sendika bürokratları bu korku ve telaşla, hiç vakit kaybetmeksizin direnişi kırmak için çok yönlü bir çabanın içine girmişlerdir. 26 Mayıs günü yapılacağı söylenen “genel eylem” kararı ve hiçbir karşılığı olmayan yasak savma niteliğindeki eylem planları da bunun ifadesidir.


Kardeşler!

Kuşkusuz ki, TEKEL direnişi herkesten önce TEKEL işçisi sınıf kardeşlerimizin eseridir. İçerden ve dışardan, her türden saldırıya karşı bu direnişi savunma, yaşatma ve bugünlere taşıma onuru da öncelikle TEKEL işçilerine aittir. Ve dahası, bu onurlu direnişin bundan sonraki kaderi konusundaki ilk söz hakkı da haliyle TEKEL işçilerinindir. Ama yine de unutulmamalıdır ki, bundan sonraki seyri ne olursa olsun, tarihe malolan bu direnişin bugünlere gelmesinde, diğer sınıf kardeşleri başta olmak üzere tüm emek dostlarının, ilerici ve devrimci güçlerin de büyük payı vardır. Bunu, Avrupa’nın çeşitli uluslarından işçilerin, emekçilerin, ilerici ve devrimci güçlerin heyecan verici eylemli dayanışma çabaları tamamlamıştır.

Yerli ve göçmen tüm uluslardan işçiler, emekçiler, ilericiler ve devrimciler,

TEKEL direnişi haklı, meşru ve onurlu bir direniştir. Saldırı uluslararası sermayenin bir saldırısıdır ve hepimize dönüktür. TEKEL işçileri hepimiz için direniyor. Gerçek şu ki, bu onurlu direniş en kritik günlerini yaşıyor. Hükümet saldırı için adeta gün sayıyor. Tam da bu nedenle, direnişin her zamankinden daha fazla desteğe ve eylemli dayanışmaya ihtiyacı var.

Unutmayın, Ankara’da iki sınıfın iradesi çatışıyor. Bu çatışmayı mutlaka biz kazanmalıyız! Öyleyse durmak yok, ileri! Her gün ve her yerde TEK-EL ve tek yumruk olalım. B. Brecht’in dizelerini rehber edinmiş TEKEL işçisi sınıf kardeşlerimizle birlikte biz de haykıralım:

“Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”

 İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR )

23 Şubat 2010/Kızılbayrak