Bir köy var uzakta... Direniyor!

 

Yarınlar

maden-ocagi-eyleminde-eylemciler-arasinda_oAntalya’nın Kurşunlu Köyü’nde, halkın dört aydır açılmaması için mücadele verdiği taş ocağı 26 Nisan günü faaliyete başladı. Kurşunlu köylüleri 26 Nisan sabahından bu yana taş ocağı önünde jandarmanın barikatına, içlerinden 30 kişinin gözaltına alınmasına ve aralıksız süren arbedeye rağmen direnmeyi sürdürüyor.


Verilen ruhsatın geçersiz sayılması gerektiğine dair açılan dava sürerken faaliyete başlayan taş ocağının; kanuna göre en yakın ağaçlık alana en az 3 km, dere yatağına da en az 200 metre uzaklıkta olması gerekiyor. Kurşunlu’daki taş ocağı ise su kaynağının üzerinde ve köylüye ait zeytinliğin içinde. Kurşunlu ormanı taş ocağı için tahrip edildi, kızıl topraklar taş ocağı için heba ediliyor. Taş ocağının sahibi eski Orman Bakanı Hasan Ekinci’nin kardeşi.

Ormanın çok olduğu yerde domuz eksik olmazmış
Sayın eski bakan, DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci; İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi mezunu, orman yüksek mühendisi. Acarkent arazisinin, kendi ifadesiyle ‘zamanında çalıştığı şirketten alacağı altı aylık maaşı karşılığı yüzde 11 hissesini alan, orman arazisi üzerine tabii ki yasal şekilde kurulmuş Acarkent’te, halihazırda yaklaşık 10 milyon dolarlık 13 villası olmayan’, villalarının bir kısmını milyon dolarlar karşılığı satarak elinden çıkarmış, evlatlarına hatırı sayılır bir miras bırakacağı şimdiden belli bir zatı muhterem Hasan Ekinci.

Acarkent, Saip Molla Ormanı’na ‘yerleşirken’ elinde yüzde 6’lık yapı izni vardı. Daha sonra projeye eklenen bir şerhle bahçeler, tesisler ve yollar yüzde 6’nın dışında bırakıldı. Orman Müdürlüğü, işlemlerin yasaya aykırı olduğunu belirtip Beykoz Belediyesi’ni uyardı, ancak proje sürdü. Son denetimde ormandaki yapılaşma oranı yüzde 99’du.

Dün Acarkent, bugün Kurşunlu, memleketin her köşesi subaşlarını tutan devlerin yağmasında.

Kurşunlu’nun mirası
26 Nisan gününün sabahı çalışmaya başlayan dozerlerin önünde akşama dek direnen Kurşunlu halkı, o günün akşamında dozerlerin çalışmasına engel olmanın huzuruyla yattılar yataklarına. 27 Nisan sabahı yatırdığı paranın karşılığını iki gündür alamayan işletme sahibinin sabrı tükendi; Kurşunlu yangın yerine döndü. Mecaz değil. Gerçek bazen tüm çıplaklığıyla öyle bir dikiliyor ki insanın gözü önüne, mecaza izin vermiyor. Bir tarafta köylüler ormanı yaktı dedirtmek için Kurşunlu ormanı ateşe verilmişti bir tarafta da Kurşunlu köylüleri jandarma tarafından tartaklanarak gözaltına alınıyordu. Bayram Karagöz dozerin önünde jandarma tarafından tartaklanırken geride annesi fenalaştı, ileride ise Bayram Karagöz’ün kızı bağırıyordu. Bayram Karagöz Kurşunlu, Güloluk, Yeşil Karaman Köyleri Güzelleştirme ve Dayanışma Kültür Derneği’nin Başkanı. “Galeri açacaklar. Yeraltında dinamit patlatacaklar. Bunun da iznini almışlar. Eğer galeri patlatması yaparlarsa toprak gevşeyecek ve su daha derine kaçacak. Kurşunlu Şelalesi’ni besleyen sular da bitecek, 3 köyün suyu yok olacak, taban suyu düşeceği için de tarım bitecek.” diyor Bayram Karagöz aylardır bıkmadan usanmadan, ısrarla. Bayram Karagöz orman yüksek mühendisi değil, villaları yok Acarkent’te ya da Kurşunlu’da. Bayram Karagöz, tüm diğer Kurşunlulular gibi çocuklarına onurlu bir gelecek ve yaşanabilir bir dünya bırakmanın derdinde.

Kaynak: www.ekolojistler.org{jcomments on}