
AKP karşıtı cephe, bir kitle hareketinin potansiyeline olan geleneksel yabancılığının da etkisiyle, kitleleri politik aktörler haline getirmekten çok onları takım taraftarlarına çeviriyor ve gerçek bir kitle inisiyatifinden çekiniyordu. Çankaya ‘son kale’ydi. Gericiliğe bırakılamazdı. Ancak bu engelleme kitlelerin gücüyle değil devlet makamında gerçekleşmeliydi. Başka bir politik önderlik tarafından etkili bir muhalefete çevrilebilecek birikim, ulusalcı/sosyal demokrat çevrelerce alışıldık bir biçimde sönümlendirildi.


