SUNU: Yarınlar nereden destek alıyor?

“Yarınlar nereden destek alıyor?” Herhalde bu soruyla karşılaşma sıklığımızdaki artışa sevinmek gerekir. Çünkü soru, derginin arkasında başka bir şey olmadan çıkamayacağının düşünüldüğünü gösteriyor. Demek ki elle tutulur bir dergi çıkarılabiliyormuş. Önce bu soruyla kastedilene cevap verelim.
Politik bakımdan Yarınlar’ın ilişki kurduğu, bağlı olduğu bir kurum ne yazık ki bulunmuyor. Yarınlar dergisi, çıkarılmasına katkıda bulunan insanların tartışarak belirlediği bir fikri hattı savunmak ve yaymak için uğraşıyor. Beslenme kanallarını olabildiğince geniş tutmaya çalışmakla birlikte, kendisini herhangi bir politik organizasyon ekseninde ifade edemiyor. Mali bakımdan da bir yerlerden destek almıyor. Bu bakımdan da kendi yağında kavrularak, kendi yatağını oyup genişleterek ilerliyor. İşin doğrusu kimi zaman bu işleyiş zahmetli olsa da bundan hiç gocunmuyor.
Bazı çevrelerden destek alırız. Bazılarından ise asla almayız. Sözgelimi 5. sayıda verdiğimiz Pardus CD’sini temin eden EMO Ankara Şubesi’ydi. Bundan hiç rahatsızlık duymadık. Ama Mustafa Sarıgül para vermek istese bundan ciddi bir rahatsızlık duyarız. Aynı şekilde Türkiye’ninki dahil herhangi bir devlet/hükümet organizasyonuyla, Hükümet Dışı Kuruluş (NGO) formatındaki ABD’ci AB’ci faaliyetlerle de ya da BM uzantılı kurumlarla da hiçbir zaman bir ilişki içine girmeyiz. Ya da diyelim ki kavga etmek dışında bir ilişkiye...
“Yarınlar nereden destek alıyor?” Sorunun diğer tarafına geçtiğimizde söylememiz gerekenler var. Aslında en başında söylemiştik. Dergiyi çıkarmaya başladığımızda... Bugünün dünyasında umut ve onur uğruna emek harcanmayacaksa, emek harcamaya değer hiçbir şey yoktur. Alternatifi ancak “salağa yatmak” olabilir bunun. Salaklık zahmetsizdir. Kurtulmak için emek harcamak gerekir. “Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, hiçbir şey değişmez” demek zahmet etmemektir. Zahmet etmeyecek olan şöyle kenarda dursun. Yarınlar bin bir zahmetle inşa edilir. Onurunu korumak ve umut etmek gerekir.
Yarınlar için emek harcanıyor. Çünkü Yarınlar’ı çıkaranlar emek harcamamayı tehlikeli buluyor. Kenan Evren’in “memleketin huzuru için nur saçan askeri deha” olarak sunulmasına gülüp geçemiyor. Asaf S.Akat, yurtsever iktisatçılara hakaret ettiğinde kollarını sıyırıyor. Kar hırsı uğruna kıyamete götürülen dünya için çevreye saygılı kredi kartı alınmasına dayanamıyor.
Ortadoğu’da öldürülen insanların ‘reel-politik’ sakinliğinde değerlendirilmesine gözlerini kapatamıyor. İnsanlığın tarihte hiç olmadığı vahşilikle soyulmasına, “insanlık, tarihte hiç bu kadar zengin olmadı” denmesine öfkeleniyor. Yarınlar biraz bu öfkeden destek alıyor.
Yarınlar için emek harcanıyor. Çünkü Yarınlar, insanlığın, hayatı yaratan emekçilerin, gençlerin kıyamete kadar katlanmayacağına, itiraz edeceğine, karşı çıkacağına güveniyor. “Yakında bir gün”, “ağır uykulardan uyanacaklar”ına, “zor kapıları açacaklar”ına, “yere sağlam basacaklar”ına güveniyor. İnsanlığın yarınlarının aydınlık olacağına, en dar ve en karanlık sokakların ışıyacağına inanıyor. Yarınlar bu umuttan destek alıyor. Emek yan yana koyunca hızlı çoğalıyor. Yarınlar da…{jcomments on}