Politika taşeronları üfürüyor...

 

Hazırlayan: Elif Bozkurt

“Robert Whaples’in makalesi “İktisatçılar Herhangi bir Konuda Anlaşır mı? Evet” başlığını taşıyor. İktisatçıların yüzde 90’ı gümrük vergilerine ve ithalata konan engellere karşı. Sadece yüzde 2.5’u destekliyor. Aynı oranlar hizmet sektörü istihdamının ülke dışına taşınması için de geçerli. Yani korumacılığın zararı konusunda fikir birliği var. Tarım sübvansiyonları konusu da benzer tepki alıyor. Yüzde 85’i tarıma verilen desteklerin kaldırılmasını istiyor. Daha ilginci, aynı oranda iktisatçı profesyonel spor dallarında kamu desteğine “hayır” diyor. Yani iktisatçılar sübvansiyonlara da karşı. Daha çok soru var ama yerim kalmadı. Neticede, iktisatçıların önemli bölümünün temel konularda anlaştıkları görülüyor. Ama ayrıntılara indikçe ve zaman aralığı kısaldıkça anlaşmazlıklar da artıyor.” diyor Asaf Savaş Akat 10 Aralık 2006 tarihinde yazdığı köşe yazısında.
İlginç bir araştırma…, Sonuçlar Asaf Bey’in de ilgisini çekmiş olacak ki; kendisi bu sonuçları alıp basit bir kopyala yapıştır taktiği ile dünyadaki tüm iktisatçılara  mal etmekte bir sakınca görmemiş. İsminin başında Profesör ünvanı olan bir ‘iktisatçı’dan böyle bir akılsızlık ya da yanlışlığı belki de birçok kimse beklemez. Asaf Bey’in bu yazdıklarını bir tür akılsızlık olarak açıklamak belki bir miktar anlamlı olabilir; zira ‘akıl sadece genetik değil aynı zamanda ideolojik bir kavramdır’ ancak yanlışlık yapılmış olarak açıklamak imkansız; zira Asaf Bey ve takımının tarihinde bu tür çarpıtmalar ve hatta saldırılar bol miktarda mevcuttur. Bu ne ilk olandı ne de son olacağa benzer.
Günümüzde iktisat eğitimine hakim olan neoklasik akım; kıt kaynaklar altında faydayı maksimize etmek üzerine şekillenen, piyasa ekonomisinin uyumlu veya optimal sonuçlara ulaşacağını ispatlamaya çalışan teorik modele dayanır ve sınıfsal dünya görüşünün iktisat bilimine doğrudan bir uzantısını teşkil eder. Öte yandan; marksist iktisatın da içinde yer aldığı; Ricardo’nun yaptığı politik iktisat tanımı ise yaratılan kaynakların sınıflar arasında nasıl paylaşıldığının analizini merkeze koyar.
Bilim ‘tarafsız’ değildir. Günümüz kapitalist sistemini meşrulaştırmayı ve sürdürmeyi hedefleyen neoklasik akımın hegemonyası altında tüm iktisatçıları aynı elekten geçmeye zorlayan anlayış; Asaf  S.AKAT ve benzerlerinin politika taşeronluğuna alkış tutarken, elekten geçmeyen, eleştirel yaklaşan iktisatçıları tukaka etmekte. Paul Krugman, politikacılara duymak istedikleri şeyleri söyleyen iktisatçılara “politika taşeronları” adını verir. Ekonomik sıkıntı dönemlerinde, siyasal olarak yararlı olacak iktisadi fikir arayışı, özel bir yoğunluk kazanır ve taşeronlara rağbet artar.
Bu dosyada “mutlak doğru” ve “ideolojiler üstü” gibi gösterilmeye çalışılan bu anlayışa ve politika taşeronlarının söylemine karşı, iktisadi ve siyasi dünyamızı başka biçimlerde tahayyül etme çabasındaki iktisatçılarımızın neoklasik iktisat anlayışına ve sözü geçen makaleye ilişkin yorumlarını bulacaksınız.
Varsın bazıları programlarında göbeklerini yayarak işadamlarına vaaz vermeye devam etsin; elekten geçmeyi reddeden iktisatçılar koltuklarında başları dimdik oturuyorlar.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99