Küresel ısınma nedir?

 

Uğur Yıldırım

1_oSera etkisi
Hepimizin bildiği gibi yerküre enerjisini güneşten alır. Güneşten gelen enerji ışıma (radiation) vasıtası ile küremize ulaşır. Başka bir deyişle gelen enerji eloktro-manyetik dalgalarla taşınır. Bu dalgalar madde bulunan bir ortamdan geçmezlerse ısı ve ışık bırakamazlar. Atmosferin esprisi de işte burada. Şu an Dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığı 15º C civarında. Atmosfer olmasaydı bu sıcaklık -19º C (eksi 19) civarına düşecekti. Bütün yeryüzeyi buzla kaplı olacaktı ve bu durumda yeryüzeyinde bildiğimiz anlamda bir yaşam imkanı bulunmayacaktı. Gazların sera etkisinin böyle bir yaşamsal önemi vardır. Dünyamız evrimi boyunca çeşitli faktörlerin etkisi ile bir çok kez ısınıp soğumuştur ancak; şu anda yaşanan ısınmanın insan eliyle yaratıldığı ortak görüştür. Sera etkisinin artmasına neden olan üç önemli gaz bulunmaktadır: karbon dioksit (CO2), metan (CH4) ve diazot monoksit (N2O). Bu gazların atmosferdeki oranları 1750 yılından beri elle tutulur miktarlarda artmıştır.

Karbondioksit
Karbondioksit bu gazlar arasında ısı tutuculuğu en az olan gazdır ancak; ısınmanın en önemli nedenidir. Çünkü bu üç gazdan atmosferde en fazla bulunan odur. Karbondioksitin atmosferdeki oranı endüstri öncesi dönemden 2005 yılına kadar yaklaşık olarak 280 ppm’den 379 ppm’ye yükselmiştir (ppm bir bütünün milyonda birini ifade eder). Karbondioksitin son 65 bin yılda 180- 300 ppm aralığında gezindiği düşünülürse, durumun önemi daha iyi anlaşılabilir. Bu artışın birincil nedeni fosil yakıtların kullanımıysa, ikincil nedeni de bitki örtüsündeki tahribattır.

Metan
Metan karbondioksite göre ısı tutuculuğu 20 kat fazla olan bir gazdır. Endüstrileşme öncesi dönemle karşılaştırma yapacak olursak; atmosferdeki metan miktarı 715 ppb’den 1774 ppb’ye yükselmiştir (ppb bir bütünün milyarda birini ifade eder). Metanın son 65 bin yıl içerisindeki atmosferdeki miktarı 320-790 ppb aralığında gezinmiştir. Metan gazı; kömür, doğalgaz ve petrolün çıkartılması ve taşınması esnasında atmosfere karışır. Bunun yanında metan büyükbaş hayvanların sindirim yan ürünüdür. Büyükbaş hayvanların popülasyonunun insan eliyle çok fazla arttırılması dengeyi bozan bir etken olmuştur. Ayrıca çöplüklerde organik maddelerin bozunması esnasında da havaya metan gazı salınmaktadır.

Diazotmonoksit
Karbondioksite göre ısı tutma kapasitesi 300 kat fazladır. Endüstri öncesi dönemle 2005 yılı değerlerini karşılaştırırsak, bu gazın miktarı 270 ppb’den 319 ppb’ye yükselmiştir. Diazot monoksitin atmosferdeki miktarının artışı büyük ölçüde tarımsal kökenlidir.
Sera gazları aynı zamanda; alüminyumun eritilmesiyle, mobilya-araba koltuğu üretimi esnasında kullanılan köpüklerle ve soğutucu dolaplarda kullanılan kloroflorokarbonla atmosfere salınmaktadır.

Küresel ısınmanın beklenen ve gözlenen etkileri
Geçtiğimiz yüzyılda dünyanın ortalama sıcaklığında 0.6-07 º C civarı bir artış gözlendi. Çabuk ısınması nedeniyle kıtaların yüzey sıcaklıkları deniz ve okyanus sıcaklıklarına göre daha fazla artış gösterdi. Önümüzdeki yüzyıl boyunca sıcaklığın 1.4-5.8º C aralığında bir değer kadar artması beklenmekte. Elbetteki bu ısınmanın yerkürede iklim kuşaklarında büyük değişikliklere neden olacağı düşünülmelidir.

Son 50 yılda Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde %10’luk ve yaz aylarında deniz buzullarında %10-15’lik bir azalma oldu. Yine deniz buzulu kalınlığında yaklaşık %40’lık bir azalma yaşandı. Orta ve daha yukarı enlemlerde göl ve nehirlerin yıllık buzla kaplı kalma sürelerinde 2 hafta civarı bir kısalma oldu. Sibirya’da 11 bin yıldır donmuş vaziyette bulunan turbalıklar*, ısınmanın etkisiyle son 5 yıldır hızla eriyor. Bu erimenin en önemli etkisi havaya çok fazla metan gazı yayılacak olması. Yayılacak metan gazı küresel ısınmanın hızını şu anki düzeyinin üzerine çıkaracak.

Önümüzdeki 100 yıllık süreçte küresel ısınmaya bağlı olarak dağ buzullarının ve kutuplardaki buz örtüsünün erimeye devam etmesi beklenmekte ve deniz seviyesinin de 0,9-1 m arasında yükseleceği tahmin edilmekte. Isınmanın etkilerini saymaya devam etmek mümkün ancak; bu yazının kapsamında bu kadarıyla yetineceğiz.

Türiyede’de durum nedir?
Bu konuyla ilgili ilk söylenebilecek olan su kaynaklarının zayıflayacağı, orman yangınlarının artacağı, kuraklık ve çölleşme ile bunlara bağlı ekolojik bozulmaların hızlanacağıdır. Ahmet Atalık’ın IPCC’nin ( Intergovermental Panel on Climate Change) 2002 yılı 5. Teknik raporunundan aktardıklarına bakacak olursak:
“1) 1901-2000 yılları arasında Türkiye’de
-her 10 yılda sıcaklığın 0,2 º C’ye kadar arttığı,
-yağışta ortalama %10 düşüş olduğu,
2) 2071-2100 yılları arasında ise
-Samsun’dan Adana’ya bir hat çizildiğinde bunun batı kısmının 3-4 º C, doğu kısmının ise 4-5 º C civarında ısınacağı,
-günlük yağış miktarında 0,25 mm’ye kadar düşeceği,
-buharlaşma ve evaporasyonun artacağı,
-yaz kuraklığının artacağı,
-yağıştaki azalış, sıcaklık, evaporasyon ve kuraklıktaki artışla doğrudan bağlantılı olarak orman yangınlarında artış olacağı,
-su kaynaklarındaki zayıflamaya bağlı olarak içsularda yaşayan balık türlerinde azalma yaşanacağı,
-sularda meydana gelecek sıcaklık artışının üreme bozukluklarına yol açacağı,
-arazi kullanımında meydana gelecek değişikliklerin erozyonu artıracağı, belirtilmektedir.”
Küresel ısınmanın bilimsel özeti bu şekilde yapılabilir.

* Turbalıklar sulak alanların etrafındaki bitkilerin su altında oksijensiz kalarak çok yavaş şekilde çürümesi sonucu meydana gelir. En büyük turbalıklar Sibirya’nın batısında yer alır ve büyüklükleri Almanya ve Fransa’nın toplam yüzölçümlerine eşittir.

Kaynaklar:
1) http://www.ipcc.ch/SPM2feb07.pdf : Intergovermental Panel on Climate Change (IPCC) 2007: The Physical Science Basis (Summary for Policymakers)
2) http://www.zmo.org.tr/odamiz/kuresel_isinma.pdf: Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Ahmet Atalık’ın IPCC’nin 2002 yılı verilerini kullanark hazırladığı rapor.
3) http://vizyon2023.tubitak.gov.tr/home.do;jsessionid=B8A661283B87D9242B4C10F2CFB72E87?pid=0&sid=0&cid=773: Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Doç. Dr. Ömer Lütfi Şen: İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim Dalı{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99