Utanmazlık… Gericiliğin karakteristiklerinden birisi de budur. ‘Ulusalcı’, ‘demokrat’... Gericiliğin istediğiniz versiyonuna el atın, boğazlarına kadar gömüldükleri utanmazlık hepsinin ortak paydasıdır. Utanma duygusuyla bağdaşabilir bir gericilik biçimi olanaksızdır.
Öyle zır deli faşistlerin, “Dünyada sadece Türklerin ordusu olacak o da okyanusun ortasında bir adada olacak ana karalara ayak basmayacak” fikrini icat eden “Dünya Türk Olsun”cuların falan değil, ‘ulusalcı’ların yazdıklarına bakın. Yani neredeyse solcu sayılanlara… Demirel “Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz” demişti ya zamanında, ilham ordan alınıyor demek ki. “Bu cinayetle köşeye sıkışan Türkiye’dir, dolayısıyla bu cinayeti bir Türk işleyemez”lere kadar gitti ‘ulusalcı’ kesimden gelen açıklamalar. Demirel’le kurulan yakınlığın üsluptaki utanmazlığa kadar benzeşmeye yol açması beklenmeyen bir şey midir? Daha hakiki milliyetçilerin “Ne alakamız var kardeşim, ne olmuş birlikte fotoğraflarımız varsa” demesi, utanmazlık bile sayılmaz zaten. Ülkü Ocakları’ndan da bekliyoruz bu minval üzre bir şeyler. “Biz ‘bir gece ansızın gelebiliriz’ demiştik oysa cinayet gündüz işlendi” gibi bir açıklama… İnsanın yüzünün kızarması, bir erdemdir çoğu zaman.
Liberaller ise beyinlerindeki utanma merkezini çoktan aldırmışlardır zaten. Var güçleriyle tüm Türkleri suç ortağı ilan edip uluslararası mahkemelere verme derdindeler. “Derin devlet kavramını Türk literatürüne sokan gazeteci olarak şunu iddia ediyorum. Türkiye’de derin devlet yoktur. (…) Keşke bu ülkenin gerçek anlamda bir derin devleti olsa” diye buyuruyor Ertuğrul Özkök. Dink cinayetinin hemen ardından ölçüp biçmeden “ucu nereye giderse” türünden yazılar döşenmişti ya, toparlıyor kendini. Mahalle kahvelerinde okey oynayanlarla derdi artık onun.
Kimse Özkök’e sormuyor ne de olsa, “Ya tetikçiler ilhamı logosunda ‘Türkiye Türklerindir’ yazan Hürriyet gazetesinden aldık derse?” diye. Sanki bu liberaller o milliyetçilerle aynı çanaktan su içmiyormuş gibi… ABD’nin, AB’nin emrinde aynı iştahla sağa sola koşmuyormuş gibi… Kimse Özkök’e sormuyor ne de olsa… “Allah aşkına siz bu milliyetçilerle nerede anlaşamıyorsunuz?” diye… ABD emrinde komşu halklara saldırmakta mı anlaşmazlık var? İsrail’le stratejik ortaklığın iyi bir şey olduğu konusunda mı? AB’ye girmekle ilgili mi bir dert var? Yoksa Arapların zaten 1.Dünya Savaşı’nda bizi arkadan vurduklarına inanma konusunda mı? Özkök neden utansın?
Bir utanmazlar koalisyonu olarak hem kendi içlerinde tartışıyor hem de aynı yolda yürüyorlar. Şimdi Irak’a nasıl sokacaklar Türkiye’yi, tartışma bu. İsteyene “uluslararası toplumla birlikte hareket etmek ve bölgeye istikrar getirme sorumluluğu almak” olarak sunacaklar. İsteyene “hainin başını ezmek ve bir Türk’ün kaç dünyaya bedel olduğunu göstermek” olarak… Bu milliyetçilerle o liberaller aynı şeyi söylüyorlar. Kanıp da bu gündemi izleyenler de kendi kafasında tartsın dursun: Kaçımız Ermeniyiz de kaçımız Ergenekon’dan çıktık acaba?
Bu ikisini tokuştura tokuştura işini görüyor emperyalistler. Birine öldürtüp diğerine cenazeyi kaldırtıyor. Bir eldiveni çıkarıp diğerini takıyor… Ama suç onların değil, utanmak Türkiye halkına düşüyor. Utanmak gericilerin harcı değildir, bu nedenle yüzleri hiç kızarmıyor…{jcomments on}


