
Türkiye’nin Avrupa Birliği tantanasının külleri arasında yanıtını aradığı soru budur. Ya tamamen dibe vurmuş, halkları birbirine kırdırılan ve lime lime edilmiş bir ülke ya da baştan başlayarak emekçilerin iradesiyle şekillenecek bir ülke. Özlemler değil zorunlulukların rol oynayacağı bir eşiğe Türkiye bu iki yoldan birini seçmek üzere yaklaşıyor.


