Yetmez ama lanet!

127179 trMedya kritik
Değil AKP’ye karşı bir söylemde bulunmak, Marksizm algısı anti-Kemalizm ile sınırlı olan DSİP kendine “sosyalist”, “devrimci” sıfatını yakıştırmaktan utanmayan, Türkiye’nin mutlak muktedir burjuva iktidarı AKP’nin gelmiş geçmiş en fanatik destekçilerinden.


Kimi toplumsal örgütlenmeler isimleriyle o denli tezat halindedirler ki; isimlerini yazarken dahi kalem tutan, klavye tuşlarına basan parmaklara kramplar girer, yazar “Şunun açılımını bir kez yazalım da kısaltmasına varalım” diye hayıflanarak öfke nöbetleri geçirir. Devrimci Sosyalist İşçi Partisi (DSİP) de bu işin hakkını ziyadesiyle veren bu örgütlenmelerden biridir. Yazım kurallarına uymak için DSİP’in açılımını; kısaltmasından evvel bir defaya mahsus olmak üzere bile olsa burnunuzdan soluyarak, elleriniz titreye titreye yazmak zorunda kalırsınız. Nitekim az evvelki cümlemizin başında da ufak çaplı bir sinir krizi geçirdik ve sakinleşmek için klavyeden bir süre uzaklaştık. Bir sigara molasının ardından, yatışmış sinirlerle devam ediyoruz... Devrimci? Sosyalist? İşçi? Parti? Peh, hepsi fasarya! Tayyip Erdoğan’ın 12 Eylül 2010 referandumu ertesinde minnet sunduğu tabiriyle “Devrimci Solcu İşçi Partisi” DSİP, 2002’den bu yana onlarca kez ispatladığı üzere, Türkiye’nin bugüne kadar gördüğü en iktidar-sevici “sol” örgütlenme. Değil AKP’ye karşı bir söylemde bulunmak, Marksizm algısı anti-Kemalizm ile sınırlı olan DSİP kendine “sosyalist”, “devrimci” sıfatını yakıştırmaktan utanmayan, Türkiye’nin mutlak muktedir burjuva iktidarı AKP’nin gelmiş geçmiş en fanatik destekçilerinden.

Medya Kritik’in konuğu olma şerefine nail eden ise DSİP’in haber portalı olarak yayın yapan “marksist.org” adresli internet sitesinde bu AKP şakşakçısı siyasetin ne denli gülünç noktalara varabileceğini göstermiş olması. Medya Kritik’e konu edeceğimiz haber sitede uzun bir süredir yayınlanmakta ve “nesli tükenen Anadolu Parsı” üzerine. Haberin işlenişi; politik tahlilindeki yanlışlarıyla, anakronizmiyle, çubuk bükmeye çalışırken rezil olmasıyla adeta bir çizgi filmi andırıyor! Yalnızca Kemalizm’e laf söylemek için dönemin bütün “günahlarını” işin aslı hiç de homojen olmayan dönemin Türkiye’sinin hakim sınıflarından alıp gülünç bir dille değerlendirdiği haberden bir kesit:

“Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte “laik, ilerici, çağdaş” yaşam tarzına sahip olduklarını iddia eden Kemalistler, kurdukları tek parti diktatörlüğüyle aslında “bizden olmayana hayat hakkı yoktur” demek istiyorlardı. ...Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra geçen 50 yıllık süre zarfında Anadolu’da korkunç bir doğa katliamı yaşandı. Kendilerinden başka hiçbir canlı türünün yaşam hakkını zerrece dikkate almayan Kemalistler, geniş topraklarda orman namına bir şey bırakmadıkları gibi, yaban hayvanlarının kökünü kazıdılar. ...Yok olan bu türlerden biri, Anadolu Parsı olarak bilinen hayvandır. ...1930’lı ve 40’lı yıllara gelindiğinde ise Anadolu Parsı’na artık ender olarak rastlanıyordu.”

Anadolu Parsı haberi DSİP’in mevcudunu anlamak için oldukça faydalı; zira sitenin kalanında okuyabildiğimiz politika yazıları ve haberler de örnektekinden hallice olduğundan, AKP-Cemaat sevdalısı bu siyaseti kavramak için okura bir ipucu sunuyor. Yine aynı sitede 13 Ocak 2012 günü yayınlanan ve çok geçmeden kaldırılan haber ise oldukça ilginç. 13 Ocak’ta yapılan bir KCK operasyonunda DSİP’in Genel Başkan Yardımcısı olduğu “marksist.org”’da yayınlanan haberde belirtilen Damla Çimen isimli bir kişinin evine baskın düzenleniyor. Haberde verilen demeçler Zaman gazetesine verdiği “Türkiye solu çok dandik” minvalindeki röportajlarıyla tanıdığımız DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan’a ait. Tarkan kaleme aldığı bildiride “‘KCK soruşturması’ adı altında bu sabah yapılan eş zamanlı baskınlar barışı ve özgürlüğü savunan partimizi de hedef almıştır. DSİP Genel Başkan Yardımcısı Damla Çimen’in evi sabah 05.00’te polisler tarafından basılmış ve aranmıştır. Evdeki bilgisayara el konulmuştur. Damla Çimen, partimizin bir yöneticisidir ve ne idüğü belirsiz bir suçlamanın hedefi haline getirilmiştir. ...Bugün BDP’ye, KESK’e ve partimize yapılan hukukdışı polis baskınlarının sorumlusu savaşı kışkırtan bu zihniyettir.” gibi “sert” denilebilecek ifadeler kullanıyor. Fakat bahsedilen haber ne olduysa birkaç saat içerisinde siteden uçuyor! Yerine koyulan “düzenlenmiş” haberde DSİP Genel Başkan Yardımcısı ifadesi bir anda “eski bir yönetici”ye dönüşüyor ve “sert kınama” giderek yerine de dili son derece yumuşak, AKP’nin kalbini kırmayacak bir metin geliyor. Şakşakçılık bir yere kadar anlaşılabilir, neticede karşılıklı bir çıkar ilişkisine dayalıdır. Fakat bu durum basit bir çıkar ilişkisinin çok ötesini işaret etmektedir. Aklımıza DSİP’in AKP ile siyasi bir ittifaktan çok daha öte bir ilişkisi olup olmadığı sorusu geliyor. AKP’nin Ergenekon, Balyoz ve Devrimci Karargah ile birlikte itinayla yürüttüğü “esaslı” operasyonlardan KCK kapsamında gözaltına alınan bir parti yöneticisinin rütbesi bir anda nasıl elinden alınıyor? Yoksa alınmıyor mu? Yoksa 12 Eylül Referandumu’nda beraber “Yetmez ama evet!” afişi astıkları AKPlilerle yapılan kısa bir “telefon trafiğiyle” iş “Siz bizim arkadaşı bırakın biz de efendi gibi açıklama yapalım AKPli kardeş” denerek tatlıya mı bağlanıyor?

Sinirler yine gerildi, iyisi mi burada bırakalım ve biraz temiz hava alalım...

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99