Sunu:Baha Okar’a özgürlük, Türkiye’ye özgürlük!

bilimgelecekkitabeviningirisindebahaokar6 Şubat 2012 Pazartesi günü bir kez daha hakim karşısına çıkacak olan Bilim ve Gelecek Dergisi editörü Baha Okar “Devrimci Karargah örgütüne üye olduğu” gerekçesiyle gözaltına aldındığı 21 Eylül 2010 gününden bu yana tam dört kez hakim karşısına çıkarıldı. 25 Eylül 2010’da tutuklanan Okar, bu tarihten itibaren sırasıyla 13 Nisan, 11-12 Ağustos ve de 17 Kasım 2011 tarihlerinde “hukuksuzluğun hukuku” tarafından özgürlüğünden, sevdiğinden, ailesinden ve de emek verdiği dergisinden mahrum bırakıldı.

Neden mi?

Yayıncılık yapan birinin günde kaç adet fotokopi çektiğinden ve bunların akibetinden ne derece sorumlu olduğundan tamamen bağımsız olarak; İstanbul-Bostancı’da çıkan çatışmada öldürülen Orhan Yılmazkaya’nın evinde bulunan bir adet kimlik fotokopisinde bir adet parmak izi olduğu için...

Hukuka can cekiştirircesine, Ergenekon ve Devrimci Karargah davalarının açılmasından çok zaman önce, 2000 yılında vefat etmesine rağmen “Ergenekoncu”lukla itham edilen Fransızca öğretmeni Sabriye Çağrıcı’nin yazdığı, sonradan Bilim ve Gelecek Kitaplığı tarafından yayınlanan bir kitabın taslağı bilgisayarında bulunduğu için...

“İtirafçı”ların ne işe yaradığının herkes tarafından bilinmesine ve Okar’ın o tarihlerde İstanbul’da olduğunu defalarca kez belgelemesine rağmen; bir PKK itirafçısı, nerede alındığı belli olmayan ifadesinde Baha Okar için “2005 yılında Kuzey Irak’taki PKK kamplarında eğitim aldı” dediği için...

Bir sanıkla telefon görüşmesi yapılmasının ne gibi bir sakıncası olduğunun üzerinden atlanarak ve Baha Okar’ın annesinin adına kayıtlı bir cep telefonundan Ergenekon sanığı Ufuk Akkaya ile görüşme yapıldığı için...

Son olarak -iddianamede bu sadeliği ile yer aldığı için biz de buradan bir kez daha hatırlatalım: Bir nalbura girip elinde siyah bir poşetle çıktığı için...

Sonuç mu?

İki alternatifimiz var: Ya “hem PKK’li, hem Devrimci Karargah üyesi, hem Ergenekoncu, hem de siyah poşetli” bir Baha Okar’ın varlığına inanıp ileri demokrasi masallarıyla kendimizi avutacağız; ya da bu hukuksuzluğa faşizm diyeceğiz!

Baha Okar yalnız değil. Baha’nın hikayesi bir talihsizlikler silsilesinden ibaret de değil. Baha Tekirdağ F Tipi Cezaevinde, içinde yaşadığımız rejim değişimine eşlik eden 100’den fazla gazetecinin tutuklandığı bir dönemde yatıyor. Baha’nın davasında, Devrimci Karargah davasında, Baha’nın durumu gibi ne durumlar, Baha’yı içeride tutan deliller gibi üretilmiş daha ne deliller bulursunuz.

Şairin dediği gibi,

...
Beyaz adam özgürlük gibi adaleti de
Bir kadin heykeliyle simgeledi
Ama elinde terazi tutan zavalli kadin
Gözleri bağli olduğu için
Kendisine tecavüz edenin kim olduğunu göremedi

“Beyaz adam”ı teşhis edip, “elinde terazi tutan zavallı kadın”ın göz bağını çözmek için,

Baha Okar’a özgürlük, Türkiye’ye özgürlük!

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99