Genel Sağlık Sigortası: Devletin yeni ekmek kapısı!

saglikta-donusum-sagligi-piyasaya-aciyor Anlıyoruz ki; meğer AKP’nin “sağlık sistemini düzeltmesi”, “hastanelerde kuyruk beklemeyeceksiniz artık” söylemi ne kadar da doğru imiş. Kimse hastaneye gidip sağlık hizmeti alamayacaksa neden hastanelerde kuyruklar olsun ki?

Banu Odabaşı

AKP’nin yıllardır reklamını yaptığı “Sağlıkta Dönüşüm Programı” kapsamında bulunan fakat oy kaygısıyla 1 Ekim 2008’den bu yana ertelediği Genel Sağlık Sigortası (GSS), 1 Ocak 2012’den itibaren uygulamaya girdi. AKP’nin söyleminde ihtiyacı olan güvencesiz vatandaşı güvence altına almayı amaçladığı ifade edilen Genel Sağlık Sigortası nedir diye kısaca bir baktığınızda AKP’nin neden oy kaygısına düştüğünü hemen kavrayıveriyorsunuz aslında.

Zorunlu Genel Sağlık Sigortası sistemi şöyle işliyor: Öncelikle kimse size sormuyor “Kardeşim GSS’li olmak istiyor musun?” diye, yani isteseniz de istemeseniz de bu sisteme geçeceksiniz. Sistem vatandaşın gelir tespitine ve ardından o gelire göre ödemesi gereken prim borcuna dayandırılarak çalışıyor. Gelir tespiti yapılırken de gelirinize değil, giderinize bakarak tespit yapılıyor. Örneğin siz ne kadar kira ödüyorsanız, kredi kartınızdan ne kadar harcama yapıyorsanız hepsi göz önüne alınıyor ve “paran olmasa nasıl harcayacaksın, madem harcayabiliyorsun biraz da devletine ver bakalım” deniliyor. Bu uygulamaya geçerken eğer Şubat ayı sonuna kadar gidip kendi borcunuzu çıkarttırmazsanız, devletiniz sizi asgari ücretin iki katından daha fazla maaşla çalışıyor sayıp bunun üzerinden sizi borçlandırıyor.

GSS’den etkileneceklerin başında gelirleri düşük olduğu için yeşil kartlı olan vatandaşlar yer alıyor. Yeni kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan görevliler önümüzdeki yıldan itibaren her yıl yeşil kartlıların evlerinde gelir tespiti yapacak ve bu uygulamanın sonucunda yeşil kartlı olması gerekmediği düşünülen vatandaşların yeşil kartları iptal edilecek, onlar da GSS kapsamında prim ödemeye başlayacaklar. Öngörülere göre, bu uygulama yeşil kartlı sayısını mevcut durumun üçte birine çekecek.

Eğer çalışıyorsanız, bakmakla yükümlü olduğunuz eşiniz ve 18 yaşından küçük çocuklarınız sizin üzerinizden sağlık hizmeti alabiliyorlar. Buraya kadar ne kadar güzel, sorun yok değil mi? Ancak, eğer ki çocuklarınız 18 yaşını geçtiyse ve okumuyorsa ya da hala okuyor ancak 25 yaşını geçtiyse vay halinize! Çocuğunuz için prim ödemek zorundasınız, aksi takdirde ne sağlık hizmeti alabiliyor, ne de “Ben de özel hastaneye giderim kardeşim” deyip kurtulabiliyorsunuz; çünkü ödemediğiniz primleri faiziyle beraber illa ki alıyor AKP babamız. Sistemin bir başka güzelliği de şöyle: devlet 18 yaşından büyük çocuğa “yetişkin bireydir, ben primimi isterim” diyorken, bu yetişkin bireyin gelirini hesaplarken anne ve babasının hatta dedesinin, ninesinin gelirine de bakmayı ihmal etmiyor. Geliri de sadece sizin resmi geliriniz üzerinden tespit etmiyor; harcamalarınıza bakıyor. Eğer çocuğunuz sizden aldığı harçlıklarla zar zor okuyorsa bu devletin sorunu mu? Ya da mesela aldığı burs, kredi vs ile okumaya çalışıyorsa bu devletin sorunu mu? Adam harcıyorsa devletimiz “enayi” midir ki ona geliri yok muamelesi yapsın? 

GSS’nin bir başka alâmetifarikası ise yarı zamanlı çalışanlara yaptığı güzellik. Şöyle ki, şayet siz öğrenci iseniz, eğitiminize devam etmek için yarı zamanlı bir iş buldunuz ve çalışıyorsanız ya da öğrenci de değilseniz, aslında tam zamanlı olarak çalışıyorsanız ancak patron sizi yarı zamanlı çalışıyor gösteriyor ve siz de bu işsizlik ortamında ona dahi razı geliyorsanız, devletiniz sizleri de unutmuyor. Devlet size diyor ki “Ey yarı zamanlı çalışan sevgili vatandaşım, ben senin devlet babanım, hadi bakalım pamuk eller cebe!”. Her ayın 23’inde işveren sigortanızı (10-15 gün ne kadar ise) yatırdıktan sonra siz bunu kontrol ediyor ve hemen kaymakamlığa gelir tespiti yaptırmaya gidiyorsunuz. Ardından SGK’ye gidiyor ve paşa paşa kendinize prim borcu çıkarttırıyorsunuz ve ödüyorsunuz çünkü 30 günden eksik olan primlerinizi 30 güne tamamlamak zorundasınız. Bu arada eğer eşiniz çalışmıyorsa sıkıntı yok, ancak o da yarı zamanlı çalışıyorsa bu kez aynı ödemeyi o da yapmak zorunda.

Anlıyoruz ki; meğer AKP’nin “sağlık sistemini düzeltmesi”, “hastanelerde kuyruk beklemeyeceksiniz artık” söylemi ne kadar da doğru imiş. Kimse hastaneye gidip sağlık hizmeti alamayacaksa neden hastanelerde kuyruklar olsun ki? “Sağlıkta Dönüşüm” programının metninde Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yer alan yazıda “Vatandaşın yaşam hakkının ve sağlıklı bir hayat sürdürebilmesinin güvence altına alınması sosyal devlet anlayışının temel göstergelerinden bir tanesidir” ifadesi yeni GSS sistemiyle beraber düşünüldüğünde özel olarak yapılmış bir ironi mi diye düşünmüyor değil insan!

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99