Müneccim Kütahyalı’nın son kehaneti

rasim ozan1Medya kritik

Medya kritik sayfalarında pek alışık değiliz kabul, fakat bu defa müthiş bir çorba tarifiyle karşınızdayız. Kimler yok ki bu çorbada? Melih Gökçek, Osman Gökçek, Ahmet Hakan Coşkun, Rasim Ozan Kütahyalı, Ergun Babahan, Perihan Mağden... Kulağa oldukça iştah açıcı geldiğinin farkındayız, ağzını şapırdatmaya başlayan okura eziyet etmeden hemen tarife geçelim. Önce bir adet Ermeni Soykırımı tartışması gündeme getirilir ve örneğin Fransa’da çıkarılan bir yasadan sonra, ucuz popülizmin yılmaz mücahiti Melih Gökçek’ten gelecek tepki beklenir. Fransa Büyükelçiliği önüne bir “Cezayir Anıtı” dikilmesi ve anıttan yapılacak yayında bütün gün Cezayir Milli Marşı çalınması gibi müthiş bir “gözdağı”yla çıkagelen Gökçek ile Ahmet Hakan Hürriyet’teki köşesinden dalga geçer. Vay sen misin dalga geçen? Hemen Gökçek hanedanlığının ufağı “Osman” aranır ve resmi olmasa da fiilen patronu olduğu Beyaz TV’den altyazı geçirilir: “Savcılar Ahmet Hakan’ın Oda TV bağlantısını araştırıyor, yakında tutuklanabilir.”. “Bu nedir? Nasıl bir zihniyetin ürünüdür? Bir televizyon kanalında ‘yakında tutuklanabilir’ gibi alçakça ve açıktan bir tehdit nasıl yayınlanabilir?” gibi haklı sorular sorulurken akla önce Melih Gökçek’in ardından Tayyip Erdoğan’ın nur aksetmiş yüzleri getirilir ve bu türden soruların anlamsız olduğuna karar verilir. Altyazının şokunu henüz atlatamamışken yine aynı televizyon kanalındaki tartışma programının konuğu Rasim Ozan Kütahyalı aynı konuda müneccimlik yapıyorken görülür. -Burada tarife biraz ara verip bu müneccimlik meselesini açmakta fayda görüyoruz.- Bilindiği üzere AKP iktidarının en büyük başarılarından biri, medya kulvarından memleketin bekası ve selameti için yetiştirdiği onlarca müneccim gazetecidir. Bu müneccim gazeteciler Türkiye’de yaşanacak siyasi süreçleri çok önceden sezebilme yetisiyle donatılmışlardır.

Zaman zaman üç harflilerin (AKP?) kulaklarına üflediği bu müneccimlerin kehanetlerinin yanlış çıktığı pek az görülmüştür. Örneğin derler ki: “Önümüzdeki ay X Bey’i Silivri’ye uğurluyoruz” Hop! Bir de bakmışız X Bey Silivri’deki koğuşunda volta atıyor. Ya da “Üç vakte kadar Y Hanım’ın başına ‘Küçük Cikcik Kuşları’ pisleyecek” (kimi zaman doğrudan değil “dolaylama” ile söylerler)  Hop! Bir de bakmışız Y Hanım KCK davasından tutuklu yargılanmaya başlamış... Çorba tarifimize dönecek olursak; yine müneccimlik yaparken görülen Kütahyalı da altyazı geçen savcılık soruşturmasını müjdeliyordur. Magazin, spor derken her tarağa bez atan Kütahyalı’dan şöyle esaslı bir siyasi kehanet duymayalı epey zaman geçmiştir, bünyede kısa da olsa bir kavuşma hissi uyandırır. Ortaya atılan bu iddialara Ahmet Hakan köşesinden “Hadi tutuklatın beni” başlıklı yazısında cevap verir: “Melih’e, oğluna, Melih’in oğlunun televizyonundaki goygoycuya şunu demek isterim: Elinizden geleni ardınıza koymasanız da... Savcılarınızı, polislerinizi harekete geçirseniz de... Operasyonlarınıza yeni operasyonlar ekleseniz de... ‘Tutuklanacaksın’ falan diyerek korku salmaya çalışsanız da... Bu kalem, sizin saçmalıklarınıza ‘saçmalık’ demekten milim geri adım atmayacak. Zillet altında zelil bir şekilde yaşamaktansa, Silivri Cezaevi’nde kibirle yatarım daha iyi...”  Ahmet Hakan resti çeker de Rasim Ozan durur mu? Sabah’a verdiği demeçte o “benzersiz” üslubuyla çorbaya asıl lezzetini veren ikinci kehaneti yapıştırır: İkinci Oda Tv davası 2012’de başlıyor, Ahmet Hakan da tutuklanacak! Kütahyalı şöyle der: “Valla bu şahsın bugünkü yazısı derin bir suçluluk psikolojisiyle yazılmış bir yazı. Her kelimesinden mücrim olmaktan kaynaklanan korku akıyor. Bu şahıs suçlu olduğunu adı gibi biliyor, girdiği illegal örgütsel ilişkilerin, bağların neticesini de bildiği için ters kolpa yapıyor. Tuncay Özkan taktiğine giriyor. 4 sene önce bugünlerde Ocak 2008 zamanlarında soruşturmanın kendine uzanacağını gören Özkan da “Hadi beni de tutuklatın” diyip duruyordu. Bu kolpa taktiği işe yaramadı ve Eylül 2008’de tutuklandı...” ve devam ediyor: “Bunu ilk olarak Ergun Babahan yazdı... Bu şahsa ‘ODATV’de illegal talimatla ve takma adla Başbakan ve ailesi aleyhine kara propaganda, yalan, iftira yazıları yazdın mı, yazmadın mı? İtiraf et’ diye yazdı Babahan. Emniyet kayıtlarında ODATV bilgisayarlarındaki emaillerle tespit edilmiş bu realiteyi köşesinden birkaç kez yineledi... Her konuda Babahan’a “Ergun, Ergun” diyerek cevap veren bu ODATV mensubu şahıs sus pus oldu, pıstı oturdu. Aynı şekilde Taraf’tan Perihan Mağden de bu şahsın illegal bağlarını yazdı.” Müneccim gazetecimizin “ters kolpa”lara aman vermediği son demecini “Yemişim fezlekeni” başlıklı yazısıyla göğüsleyen Ahmet Hakan’ın Twitter’dan attığı “bugün annem aradı ve şu aşırı gerçekçi yorumu yaptı: ‘biraz huylarından git... hapse girersen çok sıkıntı çekersin”  “tvit”iyle çorbanın eksik kalan tuzunu da atmış olur. Ne kadar lezzetli olduğu, okurun takdiridir fakat bir “Yasin Hayal” vakasıyla daha karşı karşıya olduğumuz kesindir. Daha da kötüsü bu örneğin kesinlikle tekil bir duruma tekabül etmemesi; yani AKP’nin gazıyla sağa sola “Akıllı ol takarız kelepçeyi” tarzı yargı ve kolluk korkusu ile dehşet saçmaya çalışan bu şürekanın artık iyice çığrından çıkmış olmasıdır. Bu çorbada Ahmet Hakan tek, onlar hepsi. Devran dönmekte ve kim “kolpa” kim değil zaman gösterecek elbet. Afiyet olsun.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99