Wall Street kapitalizmin çıkmaz sokağıdır

wall streetWall Street’te ortaya konan eylemlilik bizim için en azından bir şeyin kesin göstergesi oluyor. Kurtuluşu, refahı burjuva demokratikleşme süreçlerinde arayanların, “emperyal ülke” olmak gibi “Yiğit Bulut hayalleri” kuranların, güçlü bir kapitalist ekonomiye sahip olunca insanların sorunlarının çözüleceğine inananların önce dönüp anlı şanlı emperyalist ABD’ye bakması gerekiyor.

Yalçın Atbaş

Burjuva ideologları Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra “devrimler çağı” bitti, “tarihin sonu” geldi diye sevinç çığlıkları atmaya başlamıştı. Burjuvaziyle proletarya arasındaki amansız kavga kesin olarak burjuvazi lehine sonuçlanmıştı onlar açısından. Hatta baksanız onlar “yeni dünya düzenini” kurmaya bile başlamışlardı. Fakat gelinen noktada görüyoruz ki emekçiler henüz son sözlerini söylemedi. Geçtiğimiz sene boyunca bütün Arap coğrafyasına yayılan halk hareketleri “devrimler çağı”nın bitmediği gerçeğini burjuvazinin suratına bir tokat gibi çarparak gösterdi. Başka tartışmaların konusu olan birçok sorunu bünyesinde barındırmakla beraber bu halk hareketleri; kitlelerin gücünü ve neler yapabileceğini bir kez daha görmemize vesile olmuştu. Bu seferki halk hareketi ise bir üçüncü dünya ülkesinde değil; dünyanın mutlak süper gücünün, emperyalizmin cisimleşmiş hali olan ABD’nin göbeğinde oluyor.

2009’da patlak veren küresel ekonomik kriz sonrasında milyonlarca insanın işten çıkarılmasına, büyük sermaye gruplarının batmaması için hükümetin halktan alınan vergilerle yaptığı mali yardımlara karşı 17 Eylül günü yaklaşık bin eylemcinin, sadece ABD’nin değil, dünyanın en önemli finans merkezlerinden biri olan Wall Street’e yürümesi ve burayı işgal etmesiyle başlayan eylemlerin, hem ABD’deki hem de dünya çapındaki etkileri artarak devam ediyor. Wall Street yakınlarındaki Liberty parkını da işgal eden eylemciler burada nöbet tutup insanlara niçin bu eyleme destek vermeleri gerektiğini anlatıyor. Bugün baktığımızda bu çabaların sonuç verdiğini görebiliyoruz. Wall Street’te başlayan eylem bugün ABD’nin 70 şehrine yayılmış durumda. Aynı zamanda bu anti-kapitalist dalga iyiden iyiye ABD sınırlarının da ötesine taşmaya başlıyor. ABD’de yapılan eyleme 15 Ekim günü bütün dünyadan gelen destek bu durumun açık kanıtı oldu. Birçok ülkede yapılan destek eylemleriyle ABD’deki eylemcilerin yalnız olmadığı, bütün dünyanın kapitalizm denen vahşi sistemden muzdarip olduğu görüldü.

Medya eylemcileri karalamanın peşinde
Burjuva medya kartelleri ise hem Amerika’daki eylemi hem de yapılan destek eylemlerini “görmemekte” oldukça ısrarlı. İlk hafta önce eylemcilerin Brooklyn köprüsünü trafiğe kapatmak isterken aralarından 700 kişinin tutuklanması büyük rnedya kuruluşlarının haber yapmasına ancak vesile oldu. Vesile oldu ama eylemcilerin neden köprüyü trafiğe kapatmak istediği taleplerinin ne olduğu değil salt tutuklamalar haber konusu olabildi. Ayrıca, eylemliliğin bir iki günde sönümlenmemesi, yani düzen için “işin ciddiyete binmeye başlaması” başta FOX ve CNN gibi has burjuva medya odakları tarafından bir karalama kampanyasının başlatılmasına da vesile oldu. Eylemcilerle akılları sıra dalga geçen muhabirlerden tutalım bütün eylemliliği uyuşturucu bağımlısı üç beş gencin işiymiş gibi göstermeye çalışan ısmarlama haberlere varan “renkli” bir kara propaganda şöleni ABD ve diğer ülkelerin burjuva medyaları tarafından servis edilmeye başlandı. Memleketten örnek verecek olursak, ABD’den verilen pası aklınca gole çeviren Sabah’ın azılı halk düşmanı Engin Ardıç eylemcilerin gece parkta seviştiklerini, esrar içtiklerini söyleyerek kendi meşrebince “orijinal” bir kara çalma örneği gösterdi.

Gelinen süreçte eylemler her şeye rağmen bazı zayıflıkları da bünyesinde barındırıyor. Hareket en başta sosyal eşitlik talebiyle yola çıksa da kitlesi genişledikçe ücretsiz sağlık talep edenlerden sistemin ezdiği siyahlara, örgütlü emekçilerden Latin Amerikalı göçmenlere, savaş karşıtlarından parasız eğitim isteyen öğrencilere kadar geniş bir kitleyi ve talepleri de doğal olarak içinde barındırıyor. Yani politik olarak çok parçalı bir yapıyı oluşturuyor ve her kesimden eylemcilerin taleplerini ortaklaştırmasını bu yüzden “keskin” bir siyasi hat çizmesini zorlaştırıyor. Yine de tüm ezilenlerin ortak mücadelesi, ortak düşmana karşı omuz omuza veriliyor.

Wall Street’te kıvılcımı çakılan direnişin kaderi hakkında bir şey söylemek için henüz erken. Fakat hiçbir öngörüde bulunulamasa bile şimdiye değin ortaya konan eylemlilik bizim için en azından bir şeyin kesin göstergesi oluyor. Kurtuluşu, refahı, burjuva demokratikleşme süreçlerinde arayanların, “emperyal ülke” olmak gibi “Yiğit Bulut hayalleri” kuranların, güçlü bir kapitalist ekonomiye sahip olunca bütün sorunlarının çözüleceğine inananların önce dönüp anlı şanlı emperyalist ABD’ye bakması gerekiyor. Orada görecekleri kokuşmuş kapitalist sistemin artık insanlığa katacağı hiçbir şey olamayacağının çıplak gerçeğidir.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99