Faşizme “Van” Minüt!

deprem2“Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterlidir.”


Onur Aksoy

“Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterlidir.” (Karl Marx)
“Biz” idik; ve hiçbirimizin bundan şikayeti yoktu.
“Bizliğimizi”, ortak kaderlerimizi, aynı kavgada doğurduk, aynı hamurda yoğurduk da geldik bugüne.
Aynı düşmana durduk göğüs göğse, aynı zaferi tattık kazandığımız her mücadelenin alnımızdan akıttığı ter ile.
Bak, Çanakkale’de, Gelibolu Milli Parkı’nda ve Anadolu’nun her yerindeki yüzlerce “Şehitliğin” taşlarında halen “biz”iz.
Ama artık sadece mermerlere yazılı isimlerde kaldıysa “biz”liğimiz, artık ölü ve mezarlarda gömülü ise kardeşliğimiz ve artık “ben ve sen” oldu isek nereye çıkar yolumuz?
Hani birimiz o şarkıyı söylerdik “ötekine” “kafamıza çatal yemek” pahasına: “karşıma geçip dursan / beni kalaşnikofla vursan / yine senin derdindeyim!” diye.
Hani birimiz “ötekine” olan sevdasını yakardı türkülere “Kürdün kızı” ezgisi ile.
Ne oldu da bu duruma geldik?
Ne oldu da benliğimizi kaybettik?
7,2’nin vurucu etkisi ile Van halkı yanıp tutuşurken, dozerler toprağı kaldırıp da atarken, her taşın altında bir ceset yatarken, ılgıt ılgıt esen yeller ağladı.
Peki o vakit sen ne yaptın?
Klavye başındaki “vatanseverliğin” ile ajanslara düşen deprem haberinin altına, bir halkın büyük acısına;
- “Beter olun inşallah!”
- “Şehitlerin kanı yerde mi kalacaktı?”
- “İnşallah daha büyük şiddetle olur taş üstünde taş kalmaz!”
- “Hükümetin yapamadığını Allah yapacak inşallah.”
- “Allah’ın sopası yok beter olun!”
- “Beş kuruş yardım yaparsam ellerim kırılsın.”
- “Allah’ım sen çok büyüksün bu daha uyarı.”
- “Allah işte böyle vurur. Rabbim sana şükürler olsun.”
- “Orda yaşayan herkes ölmeyi zaten hak ediyor.”
- “Ayyy çok sevindim bak inşallah biraz vatan hainlerini temizler.”
- “Allah Diyarbakır’a da nasip eder inşallah.”
- “Valla yerle bir olsa beş kuruş vermem. Vanlı’ya para göndereceğime sokak köpeklerine mama alır yediririm. Hiç olmazsa ihanet etmez.”
- “Elektrik kesilmiş, iyi zaten bedava kullanıyorlar elektriği. Faturasını da biz ödüyorduk, en azından 5-10 kuruş eksik fatura gelecek bu da iyi bir gelişmedir..”
- “Habib Allah terbiye edecek inşallah... Orda sadece vatan haini olmayanlar için üzüldüm. Diğerleri enkazlardan dahi kurtarılmasın...”*
Yazdın mı? Yazdın.
Ekrana çıkıp haberleri “ Deprem her ne kadar Van’da da olsa hepimiz üzüldük” diye sundun mu? Sundun.
Van’daki halk can çekişirken, elimden gelen ne varsa yapayım diyeceğine, yardım toplayanlara saldırıp BDP binalarını kuşatarak ‘’Vatan’’ kurtarıyor muydun! Kurtarıyordun.
O zaman sen bilirsin!
Çünkü yazıyoruz bir kenara bu günleri.
Yazıyoruz, kara günde belli olan dostu bir kenara, düşmanı bir kenara. Yazıyoruz ilan ederek ikimizin de öldüğünü.
“Ben” enkaz altında kalarak hayatımı kaybettim.
“Sen” ise depreme bile “şovenistçe” bakarak insanlığını.
Yazıyoruz son kez ve uyarıyoruz:
Hani Van’dakilerin etnik kökenine vurgu yaparak içten içe bile değil açıktan zil takıp oynuyorsun ya,
Hani bunu “vatanseverlik” adına, “şehitler” adına yapıyorsun ya,
Hani kendini akıllı bir satranç oyuncusu gibi görüp onları ‘’piyon’’ zat-ı alinizi ‘’şah’’ ilan ediyorsun ya,
Bir gün o deprem gelip seni de İstanbul’da bulabilir.
Ve biliyorsun ki İstanbul’da o piyonlarla şah olarak iç içe yaşıyorsun.
Ve biliyorsun ki o Marmara depremi geldiğinde satranç oyunu bitebilir.
Ve biliyorsun ki ‘’Oyun bittiğinde ‘’Şah’’ da ‘’Piyon’’ da aynı kutuya konur!’’
200x70x60 cm ebatlarında, bildin mi?
Faşizme inat, haydi Türkiye Van’a ellerini uzat!
* Yorumlar, twitter’dan alınmıştır.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99