“O adamın bir kalbi olduğunu kim tahmin edebilirdi ki?”

 

Sefa Bozoğlu

İktisat öğrencilerinin “monetarizmin babası” olarak tanıdıkları Friedman, Thatcher ve Reagan’ın isimleriyle özdeşleşen neoliberal iktisat politikalarının önde gelen teorisyeni ve Chicago Okulu’nun kurucularından biriydi. Özgürlük temelli ekonomik sistem vaazları veren bu ekol, Latin Amerika’daki diktatörlüklerin ekonomi politikalarına ilham kaynağı olmaktan da geri kalmamıştır.

Ekşi Sözlük’ten öğreniyoruz ki bir Latin Amerika radyosu, Milton Friedman’ın kalp krizinden öldüğü haberini başlıktaki ifadeyle duyurmuş. Liberation, “Bedava öğle yemeği yoktur!” sloganıyla akıllarda yer eden 94 yaşındaki iktisatçının ölümünü “Milton Friedman piyasadan çekildi” diye verirken Wall Street Journal, onun 20. yüzyılın tartışmasız en büyük iktisatçısı olduğunu ilan etmekte sakınca görmemiş. Margaret Thatcher ile Friedman Vakfı ise “Gerçek bir insan özgürlüğü savunucusunu, entelektüel bir özgürlük savaşçısını yitirdik” buyurmuşlar. Hemen her meselede olduğu gibi “kime ve neye göre?” sorularıyla karşı karşıyayız. Milton Friedman’ın kime ve neye göre büyük ekonomist olduğu, bahsettikleri özgürlüğün ne anlama geldiği ortaya konmak zorundadır.

İktisat öğrencilerinin “monetarizmin babası” olarak tanıdıkları Friedman, Thatcher ve Reagan’ın isimleriyle özdeşleşen neoliberal iktisat politikalarının önde gelen teorisyeni ve Chicago Okulu’nun kurucularından biriydi. Özgürlük temelli ekonomik sistem vaazları veren bu ekol, Latin Amerika’daki diktatörlüklerin ekonomi politikalarına ilham kaynağı olmaktan da geri kalmamıştır. 1955-1963 yılları arasında Chicago Üniversitesi’nde doktoralarını yaparken Friedman’ın müridi olup Pinochet darbesinden sonra ekonomi yönetiminde görev alan 30 civarında Şilili de sonraları “chicago boys” diye anılacaktı. 1973’teki kanlı darbe sonrası, Pinochet ekonomiyi yüzüne gözüne bulaştırınca, 1975’ten itibaren bu ekip eliyle uygulanan deregülasyon ve özelleştirme esaslı paket, Şili halkına bedava öğle yemeği olmadığını öğretirken “Eğer Pinochet, Allende’yi devirmeseydi, şimdi açlıktan çok daha fazla insan ölmüş olacaktı” diye diktatöre methiyeler düzen Friedman, 1976 Ekonomi Nobeli’ne layık görülecekti. Pinochet’in “Şili’yi proleterler değil, girişimciler ülkesi yapma” hedefiyle start alıp utanmazca “miracle of Chile” diye adlandırılan bu modelin çökmesi takriben beş yıl sürdü. Şili’de işsizlik, 1973’te %4.3’ten 1983’te %22’ye yükseldi. Emeklilik fonları özelleştirildi, servet ve işletme kârları üzerindeki vergiler kaldırıldı, 212 kamu işletmesi ve 66 banka satıldı. Toplumsal muhalefetin imhası ve sendikal faaliyete son verilmesiyle el ele giden bu talan sonucu 1982-83 arasında Şili ekonomisi yeniden krize sürüklendi ve %19 daraldı. (Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet, 22.11.2006) Bizde de 1980 cuntası eliyle uygulamaya sokulan 24 Ocak kararlarında ifadesini bulmuş neoliberal reçetenin ilk laboratuarlarından Şili’nin hikayesi özetle böyledir işte. Buradan çıkan hisse şu ki; iktisatçıların fikirleri, doğru da olsa yanlış da olsa, genel olarak düşünüldüğünden daha güçlüdür ve makro, money vb. derslerde iktisat kuramına katkıları uzun uzun anlatılan masum gülüşlü amcalar, şık görünen teorilerinin ötesinde canice uygulamalara da esin verebilir. Friedman’ın gülüşü bile neoliberal acımasızlığı yansıtıyor, o ayrı konu.

Paul Krugman, politikacılara duymak istedikleri şeyleri söyleyen iktisatçılara “politika taşeronları” adını vermişti. Ekonomik sıkıntı dönemlerinde, siyasal olarak yararlı olacak iktisadi fikir arayışı, özel bir yoğunluk kazanır ve taşeronlara rağbet artar. Friedman da her derde deva ekonomi ilacı sunan bu tür satıcılardan biri olmaktan öteye gidememiştir. İsteyen ‘capitalism and freedom’ hatmedip ‘free to choose’ izleyerek onun bir dev olduğuna inanmaya çalışabilir. Hatta cenazesinde Augusto ve Kenan’la  birlikte saf tutup “iyi bilirdik” demek isteyenler de olabilir. Bizim, Friedman’dan öğrendiğimiz yegâne şeyse şu olsa gerektir: “Bedava özgürlük yoktur!{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99