Son çareniz Sarıgül mü?

Emre Uğur -

Taraf gazetesinin artık tanınan yüzü haline gelen Rasim Ozan Kütahyalı, Sarıgül ile birlikte Muş ve Bingöl'e gitmiş ve mitingi izleme, halkla konuşma fırsatı bulmuş… Sayın Kütahyalı onaylıyor: “Kürt illerinde Sarıgül mayası tutmuş… Nasrettin Hoca çırak kalırmış meğer Sarıgül'ün yanında”… TDH otobüsünde bu hareketin önde gelenleriyle yaptığı konuşmada TDH ekibinin ağız birliği içinde 'Özgürlükçü bir sosyal demokrat hareketiz' dediklerini vurguluyor. Kütahyalı'nın bu sırada yağ gibi eridiğini hayal edebiliriz.a

sarigul-fethullahDeğişim her yönüyle sürüyor. Siyaset Türkiye'yi değiştirmeye devam ederken tek yöne oynamıyor. Ekonomiden devlet mekanizmasına, yasalardan yargıçlara, polise askere ve hatta derin devlete kadar her alanda sistemin kendine daha acımasız ve hükümetin daha çok istediği bir yapıya kavuşması yönünde ilerliyor. Her yeni gün yeni bir haberle uyanıyor, bambaşka bir olayı tartışarak yatıyoruz. Gün geçmiyor ki yeni yazarlar hatta gazeteler türemesin ya da eski solcular kendilerine yeni bir yol tarif edip hükümetle kader ortaklığına girmesin! Tüm bu değişimler yaşanırken her siyasi görüşten kopuşlar yaşanıyor ve birey merkezli özgürlükçüler türüyor. Bu kişilerin temel özelliği ve tabi ki ortak yönü AKP'yle aynı özgürlük anlayışını savunuyor olmalarıdır. Varsın kendileri bunu kabul etmesinler!

Türkiye siyasetinin nerdeyse her yönünden birileri artık özgürlük kelimesinin içini boşaltarak cümlede yüklem niyetine kullanıyorlar. AB ve ABD’nin özgürlüğü başta olmak üzere, gericiliği yayma özgürlüğü, ırkçılığı körükleme özgürlüğü, ezilen halkı emperyalizmin sofrasına koyma özgürlüğü ülkenin her yanına yayılıyor. Tüm bu değişim furyası içinde bir parti daha kendi içinden bir özgürlükçü çıkarmak üzere! Amerika desteğini aldığını saklamayan ve ABD gezisine giderken gazetecilere haber vermekten çekinmeyen bir isim bu… Amerika ziyaretinde ise Fethullah Gülen’le görüşmeden dönmemiş geri! Ne de olsa hoca efendinin elini öpmeden ‘bismillah’ demek olmaz.  Daha önce başkanlığına aday olduğu CHP'de tutunamayıp kendi yoluna gitmeyi seçen Mustafa Sarıgül'den başkası değil bahsettiğimiz. Nedir bu kişiyi bu kadar güçlü kılan? Arkasındaki yegâne maddi-manevi destek Şişli Halkı mıdır? Yoksa gerçekten Baykal karşıtlığı bu kadar prim yapmakta mıdır? Baykal karşıtı CHP’lileri temel örgütlenme hedefine koyan Sarıgül bunda da pek başarılı olamıyor. Bu hedef kitleyi analiz etmek gerekirse CHP örgütçüsü olan, yani örgütlenme işinden anlayan çoğu insanın, Baykal'ı desteklediğini gördük. En dışta kalan, yani CHP'ye oy vermekten başka bir örgütlülük aidiyeti olmayan seçmenlerin Baykal'ı istemeyen asıl kitle olduğunu söyleyebiliriz. Bu kitle her ne kadar kalabalık olsa da, yeni bir örgüt kurmak gibi bir hevese de öyle bir amaca da sahip değil... Yani Sarıgül, ya ilk seçimlerde fena çuvallayacak olan bir hayalperest olarak kalacak ya da arkasına başka güçlerden daha çok alacak!

Baykal'ı temel hedefe koyduktan sonra siyasetini Türkiye Değişim Hareketiyle (TDH) Türkiye genelline yaymaya çalışan Sarıgül farklı siyasi söylemleriyle de değişim lafının hakkını veriyor. Kürt illerinde örgütlenmeyi hedef haline getiren, dini söylemlerden kaçınmayıp muhafazakâr oyları da düşünen, laiklik ve cumhuriyet söylemlerinde ‘soft’ bir CHP gibi hareket eden Sarıgül, çok zorda kalmadıkça Ergenekon ve askeri vesayet gibi konulara girmiyor! Yani diğer bir deyişle, yazımızın başında belirtilen her kesimden gelen yeni özgürlükçüler arasından bir eski CHP’li olarak ortaya çıkıyor Sarıgül.

Taraf Sarıgül’ü çok sevdi…

Sarıgül'ü daha iyi anlamak için kimlerin desteklediğine bakmak bize yardımcı olacaktır. En başta yinelemek gerekir ki Sarıgül, ABD'de Şişli Belediye Başkanı olarak gayet sıcak karşılanmıştı. Fethullah Gülen de bilgeliğini esirgememişti ondan. Tabi son dönem Türkiye siyasetinin temel gündem belirleyicisi olan Taraf Gazetesi’ni de unutmamak lazım! Gerçekten kimin ne tarafta olduğunu görmemizi sağlıyorlar. Bu gazetenin artık tanınan yüzü haline gelen Rasim Ozan Kütahyalı, Sarıgül ile birlikte Muş ve Bingöl'e gitmiş ve mitingi izleme, halkla konuşma fırsatı bulmuş… Sayın Kütahyalı onaylıyor: “Kürt illerinde Sarıgül mayası tutmuş… Nasrettin Hoca çırak kalırmış meğer Sarıgül'ün yanında”… TDH otobüsünde bu hareketin önde gelenleriyle yaptığı konuşmada TDH ekibinin ağız birliği içinde 'Özgürlükçü bir sosyal demokrat hareketiz' dediklerini vurguluyor. Kütahyalı'nın bu sırada yağ gibi eridiğini hayal edebiliriz. Yaptığı diğer önemli tespit de Sarıgül'ün verdiği mesajlarla, siyasi hattıyla ve konuşma tarzıyla sağcı siyasetçilere daha çok benziyor olmasıymış, TDH Özal'a sahip çıkıyormuş, TDH 'Beyaz Türk' kadınları doğuya götürüyormuş, TDH başörtülüleri bağrına basıyormuş, TDH’ nin kurucuları arasında bir Ermeni bir de Yahudi varmış. Sarıgül'ün ne olduğu daha ilk safhada arkadaşları tarafından dökülüyor ortaya: AKP yolunu izlemeye çalışan AKP politikalarını benimsemiş bir 'Özgürlükçü Sosyal Demokrat Hareket'...

Son dönemde Sarıgül'e bir kötü haber de Baykal'dan geldi bilindiği üzere. Tam Baykal'ı vuracağı dönemde eller ovuşturuluyorken Baykal'ın istifa etmesiyle en büyük oy kaynağı kesildi. Hatta kesilmekle kalmayıp TDH partileşme sürecinde olmasına rağmen, yeni neferler çoktan Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP saflarına katıldılar ve Sarıgül’ün değişim hareketi ilerleyemeden durma noktasına geldi. Önümüzdeki dönemde ise Sarıgül'ün tek seçimlik bir parti sahibi mi yoksa siyaset sahnesinin yeni aktörlerinden biri mi olacağını göreceğiz.{jcomments on}