İşçiye kriz dönemi hediyesi: Oyuncak araba

Şule Dede -


Ortada ne bir uzlaşı, ne de hep birlikte binilen bir gemi vardır. Ortada bulunan ‘sınıf’ ve onun tarihsel çıkarlarıdır. Ekip çalışması, dayanışma yalanları ise tam da bu gerçeğin üstünü örtmeye yarar. Patronların gemisini yüzdüren, yeri geldiğinde sırtında taşıyıp yeri geldiğinde o geminin altında kalan işçi sınıfının kazanımı bir oyuncak arabadır.

hhhh_oyak_renault_vites_bursaOyak-Renault Türkiye'nin en büyük otomobil üreticilerden. Yöneticilerinin beyanlarına göre, Türkiye'de üretilen her iki arabadan biri şirketin Bursa'daki fabrikasından çıkma. 2009 yılında, krizin göbeğinde, ihracat şampiyonluğu madalyasını vitrinine koymuş. Yine aynı dönemde, 110 milyon Euroluk yatırım karşılığı, yeni model bir otomobilin üretimini üstlenerek Avrupa pazarını titretmişler.

Üstelik ceplerini doldururken, topluma, çevreye ve çalışanlarına duyarlı davranmayı da ihmal etmiyorlar. 500 bin çocuğa yol güvenliği ile ilgili eğitim verdikleri “Herkes için güvenlik” kampanyasından, hatıra ormanı projesine, kredi kartına 6 taksit ekolojik araç bakım ünitelerinden, işçilerle yöneticileri işyeri dışında bir araya getirmeyi amaçlayan bovling, karting, masa tenisi turnuvalarına kadar pek çok işi duyarlılıklarının kanıtı olarak göze sokuyorlar. Samimiyetlerini ise, kriz döneminde karlarını katlayıp yıldızının parlamasını sağladıkları için çalışanlarına küçük bir hediyeyle teşekkür ederek gösteriyorlar: Oyuncak araba!İçinde üretilen otomobillerin minyatürü bulunan küçük hediye paketlerine bir de not eklenmiş: “Eşine az rastlanır bir ekip çalışması ile hedeflenen başarıya ulaşmaya devam ediyoruz. Bu maket otomobilin ileride bizlere dayanışma içinde ve başarılı bir ekip çalışmasına katıldığımızın anısı olmasını diliyor, hepinize teşekkür ediyoruz” İnsanın kanını kaynatan bu notun her kelimesinin arkasında söylenenlerden bambaşka anlamlar yatıyor. Teşekkür de, ekip çalışması da,'aynı geminin yolcularıyız' söylemi de nezih bir ortamda üretmenin mutluluğuyla işbaşı yapan işçiler, sevgi ve özveriyle her güçlüğün üstesinden gelen bir şirketten başka bir yerde karşılık buluyor.

Bursa'daki Renault fabrikasında üretim, Şubat tan ağustos a kadar her ay 20 araç kadar artırılıyor. Aralık ayında ise üretim düşürülüyor, 20 araç kadar. Yani, yılın 6 ayında artırılan üretim, aralıktan şubata kadar olan üç aylık dönemde düşürülüyor. Bir önceki yıla oranla daha fazla üretim yapılmasına rağmen, bu düşüş işten çıkarmaların bahanesi oluveriyor. Patronlar her yıl, yüreği ağzında, bu alicengiz oyununa göz yummak zorunda bıraktıkları ekip arkadaşları işçilere teşekkür  lütfediyorlar. Hediyeyi de esirgemeden...

Bir de bu gönlü genişlikten payını alamayanlar var. İşten çıkartılan işçiler mesela... 2009'da kriz sebebiyle atılan, o dönemde fabrikanın kar ettiği belirlenince işe iadeleri istenen işçilere ne iş, ne teşekkür, ne de hediye var. Ama ekip kararına boyun eğmeyerek haklarını arayan işçilere bir de ödül dağıtılması olacak şey de değil hani! Oyuncak arabadan mahrum kalanlar sadece kriz bahanesiyle çıkarılan işçiler değil. Maliyedeki açığı kapatmak için esnek üretim derinleştirilince ortaya iş kazaları, yaralanmalar hatta ölümler çıkıveriyor. Örneğin, işçi Ercan Çolak göremedi bu hediyeleri (20 Haziran 2009'da 10 tonluk kalıbın üzerine düşmesiyle hayatını kaybetti). İşçilerin çıkarılmasıyla artan iş yükü, üretimi artırmak isteyen yöneticilerin baskıları, sağlıksız çalışma koşulları derken eşsiz ekip çalışmasına bir kurban verildi. Üstelik çok değer verdikleri çalışanlarının cenazesine belirlenen isimler dışında kimsenin gitmesine izin verilmedi. İşte ekip çalışması, işte dayanışma!

Patronların işçilere yutturmaya çalıştığı 'hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için' anlayışı sömürünün kapılarını ardına kadar açmaktan başka bir anlam taşımıyor. Doğaldır, zira çıkarları bir olmayan hatta birbirinin zıttı iki sınıftan oluşan ekibin çalışması taraflardan birinin çıkarlarının törpülenmesi anlamına gelir. Ortada ne bir uzlaşı, ne de hep birlikte binilen bir gemi vardır. Ortada bulunan ‘sınıf’ ve onun tarihsel çıkarlarıdır. Ekip çalışması, dayanışma yalanları ise tam da bu gerçeğin üstünü örtmeye yarar. Patronların gemisini yüzdüren, yeri geldiğinde sırtında taşıyıp yeri geldiğinde o geminin altında kalan işçi sınıfının kazanımı bir oyuncak arabadır. Üretenlerin omuzlarında, hedeflerine teker teker ulaşan sermaye sınıfı, bu devamlılığı sağlamak üzere, çelişkileri bulandıracak, hak mücadelesini bertaraf edecek bir yanılsama yaratma peşindedir. Evde sehpa üzerine konacak olan o oyuncaklar da, bıçağın kemiğe dayandığı zamanlarda bu yanılsamayı tazeleyecek birer araçtır. Ya da o oyuncaklar, çalışmaktan kusulan kanı, patronların görmezden geldiği iş cinayetlerini, sermayenin işçi sınıfına attığı kazıkları unutturmayacak araçlar olacaktır. İşçilerin hangi ihtimali gerçekleştirecekleri ise kendilerinin ve topyekun bir halkın kurtuluşunun belirleyicisidir.

http://www.renault.com.tr
http://bursaemep.blogspot.com/2009/06/renault-ta-is-cinayeti.html
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=67992

{jcomments on}