Emre Uğur -
Göreve geldiğinden bu yana sosyalist bir dünya hayalinden bahseden Chavez’in her seçimden zaferle ayrılıyor oluşu ve sosyalist bir dünyaya doğru attığı adımlar başta ABD olmak üzere bütün kapitalist ülkeleri fazlasıyla rahatsız eden bir hal almış vaziyette.
Venezuela’da faşist M–13 adlı örgütün üyeleri sokaklara dökülüp halka saldırılarda bulundular. Yalan ve montajlı haber yapmakla ünlenen RCTV’nin yayınlarının geçici olarak durdurulma cezası almasının, basın özgürlüğüne saldırı ve muhalefeti sindirme girişimi olduğunu öne süren örgüt üyeleri özellikle Merida eyaletinde sağcı valinin de desteğiyle cesaret bulup öğrencilere ve Chavez yanlısı olduğunu iddia ettikleri işçilere saldırdılar. Merida eyaletinde çıkan çatışmalarda biri hükümet yanlısı biri de M-13 üyesi olan iki kişi hayatını kaybetti.
Bildiğimiz gibi bu, Chavez hükümetine karşı yapılan ilk saldırı değil. Amerikan destekli darbe girişimleri, sendika ve işçi liderlerine suikastlar, hükümet üyelerine karşı yapılan komplo girişimleri sıkça Venezuela gündeminde yerini alıyor. Göreve geldiğinden bu yana sosyalist bir dünya hayalinden bahseden Chavez’in her seçimden zaferle ayrılıyor oluşu ve sosyalist bir dünyaya doğru attığı adımlar başta ABD olmak üzere bütün kapitalist ülkeleri fazlasıyla rahatsız eden bir hal almış vaziyette. Son dünya gezisinde ABD ve ABD yanlısı kutba karşı ikinci bir kutuptan bahseden ve ezilen halkların bu ikinci kutba ihtiyacı olduğunu vurgulayan Chavez’e karşı yeni bir isyan girişiminin bu sertlikte olması beklenen bir gelişme olarak yorumlanabilir.
Her geçen gün ABD’ye karşı güçlenen ve Haiti’de oynanan oyunu söylemekten de çekinmeyen hükümete karşı karalama kampanyası yürüten Amerika Birleşik Devletleri güdümlü muhalefetin şu anki temel taşıysa RCTV kanalı. Bu kanal daha önce birçok kere yalan haberler yaparak hükümet üyelerini ve özellikle de Başkan Chavez’i köşeye sıkıştırmak istemişti. Montajlı görüntüler, taklit ses kayıtları kullanmaktan da çekinmeyen bu kanalla daha önce birçok yayın platformu sözleşmesini iptal etmiş ve kanal yalnızca kablo yayın üzerinden verilir hale gelmişti. Venezuela’nın radyo ve televizyonlarını denetleyen kurum olan CONATEL radyo ve televizyonda sosyal sorumluluk kanunu’na aykırı yayınlar yaptıkları gerekçesiyle RCTV de dahil olmak üzere altı kablolu kanalın yayını geçici sürelerle durdurmuştu. Bunu fırsat bilen M–13 adlı faşist örgüt zaman kaybetmeden sokak gösterilerine ve saldırılara başladı. Halktan da yoğun şekilde tepki gören bu örgüte karşı güvenlik güçleri harekete geçti ancak Merida gibi valinin de M–13 yanlısı olduğu eyaletlerde güvenlik güçleri pasif davranınca çatışma gruplar arası bir hal aldı.
Bahsi geçen bu olaylar dizisi tüm dünyaya ‘diktatör Chavez’in kanal kapatması’ olarak yansıdı . Ancak yalan haber yapan bu kanalın sadece bir ceza aldığı ve cezanın kaldırılması için CONATEL’e yalnızca bir başvuru yapmasının yeterli olduğu kısa sürede ortaya çıktı. Sokak çatışmaları yaşandığı sırada feryat figan kanal kanal dolaşıp ‘kapattılar bizi’ diye isyan eden kanal yetkilileri ise yeni yalanları ortaya çıkınca sessiz kalmayı tercih ettiler.
Faşizmin yeniden işbaşı yapmasıyla çatışma alanına dönen Venezuela sokaklarında güvenlik kısa sürede yine sağlandı. M-13 üyelerine karşı sınanan sosyalist halk, hükümetinin arkasında olduğunu tüm dünyaya haykırmış oldu. 4 Şubat 1992 ayaklanmasını her sene Haysiyet Günü olarak kutlayan Venezuela’da bu 4 Şubat daha da anlamlı geçti. Yaşanan faşist saldırılara haddini bildiren halk, 4 Şubat günü sokakları soldurdu ve devrimine sahip çıktığını duyurdu. Dış destekli saldırılara alışan ve bunlara karşı mücadele bilinci her geçen gün yükselen Venezuela halkları kendi elleriyle yarattıkları devrimi ilerletmek ve gerçek bir sosyalist devrim haline getirmek için önlerine konulacak engelleri yaşayarak tanıyorlar.
Basının ‘karalama özgürlüğü’nü savunan, karalama haberleri
Fırsat bu fırsat diyen Türkiye medyası da ajanslardan aldığı haberleri hemen halka açıklamaktan çekinmediler. Zaten neyden çekineceklerdi ki, Venezuela gibi Türkiye’de de basının Amerikan yanlısı haber yapma ve ABD’nin savaş açtığı herkese karşı yalan haber yapma hakkı vardı ve basının Amerikan yanlısı yalan haber yapma özgürlüğü kısıtlanamazdı. ‘Diktatör Chavez televizyon kapattı’ başlıklarıyla verilen haberlerde o kadar kendilerini kaptırmışlardı ki kanalların kapatılmadığını sadece geçici olarak yayın durdurma cezası aldıklarını dahi atlamışlardı, ya da atlamak istemişlerdi. Yürütülen bütün uluslararası çırpınışa rağmen Filistin’den Haiti’ye bütün ezilen halkların yanında olmaya çalışan Venezuela’ya karşı destek her geçen gün artmaktadır. Bizim yaşadığımız topraklar üzerinde de oynanan bu oyun tutmayacak ve Güney Amerika’yı saran ateş haklılığını koruyacaktır.{jcomments on}