Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Ayaklar başa kafa tutuyor

Yalçın Atbaş - 

Ankara’nın göbeğinde kolluk kuvvetleri, soğuk, hastalık, yorgunluk demeden mücadele eden işçiler büyük bir direniş örneği göstermektedir. Diğer işçilerden ve halktan da büyük destek gören işçiler hükümet onların şartlarını kabul edene kadar eylemlerine devam edeceklerini söylemektedir.

17_ocak12 Eylül döneminden sonra uygulanmaya başlanan neo-liberal politikalar ve buna bağlı olarak gerçekleştirilen özelleştirme dalgaları AKP iktidarı ile büyük bir hız kazanmıştır. Sermayedarların kasasını dolduran bu politikalar emekçinin cebine ve kazanılmış haklarına göz dikmektedir. Son birkaç aya baktığımızda ise emekçilerin bu duruma sessiz kalmayacağını ve büyük bir mücadele içerisine girdiğini rahatlıkla görebiliriz. Daha da sevindirici olan durum ise emekçi kesimlerin büyük bir dayanışma içerisine girmesi ve kendi güçlerinin farkına varmış olmasıdır.
Önce 25 Kasım’da kamu emekçileri krizin faturasını ödememek, toplu sözleşme haklarını almak ve insanca yaşamak için bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden bu eylem büyük bir ses getirdi. Halkın da destek verdiği bu eylem hükümete bir uyarı niteliği taşıyordu. Bu eylem son zamanlardaki emekçi eylemleri için bir başlangıçtı da aynı zamanda. Kamu emekçilerinden sonra ise alanlara TEKEL işçileri çıktı. Hükümetin 4/C yasasına geçirmeye çalıştıkları TEKEL işçileri özlük haklarının ellerinden alındığını söyleyerek haklı mücadelesine başladı. Ankara’nın göbeğinde kolluk kuvvetleri, soğuk, hastalık, yorgunluk demeden mücadele eden işçiler büyük bir direniş örneği göstermektedir. Diğer işçilerden ve halktan da büyük destek gören işçiler hükümet onların şartlarını kabul edene kadar eylemlerine devam edeceklerini söylemektedir.
Türk-İş’in çağırıcılığını yaptığı 17 Ocak’ta Sıhhiye Meydanı’ndaki miting ise işçilerin dayanışmasının en güzel örneğidir. Yüz bine yakın işçinin bir araya geldiği bu eylemde Tekel işçileri bir kez daha isteklerini dile getirmiştir. Hükümet, artık Tekel işçilerinin eylemine sessiz kalamamış ve sendikayla görüşmeyi kabul etmiştir. Ancak bu görüşmelerden bir sonuç çıkmamıştır. Sonrasında ise dört konfederasyonun daha önceden almış olduğu bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilmiştir. Birçok emekçi bu çağrıya kulak vermiş ve o gün Tekel işçilerinin yanında olmuştur. Tekel işçileri ise daha önce askıya almış oldukları açlık grevlerine yeniden başlamıştır. Bu süreç içerisinde birçok siyasal parti, demokratik kitle örgütü ve sanatçı Tekel işçilerine destek ziyareti gerçekleştirmiş ve onların yanlarında olduklarını dile getirmiştir.
Bu iki eylem kadar ses getirmese de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde BİMTAŞ A.Ş’ye bağlı itfaiye işçileri de özlük haklarının verilmesi için eyleme gitti. Kadrolu personel almayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kendi şirketi olan BİMTAŞ A.Ş’ye 2005 yılında ihale yöntemiyle sözleşmeli itfaiye elemanı alarak hizmet vermişti. Son olarak 7 Aralık 2009’da yapılan itfaiye ihalesini kazanamayan BİMTAŞ A.Ş’nin, 903 çalışanına elektronik posta göndererek ilişkilerini kesmek istemesine itfaiyeciler eylemle karşılık vermiştir. İtfaiye çalışanları Bimtaş A.Ş’nin Üsküdar’daki binasının önünde toplanarak protesto eylemi düzenlediler.
Diğer eylem haberleri ise sağlık sektöründen geldi. Hükümetin “tam gün yasasına” tepki gösteren doktorlar ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Doktorlar “Tam Gün Yasa Tasarısı”nı, “Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı” ile birlikte değerlendirildiğinde bir özelleştirme yasası olduğunu öne sürdüler. Halkın sağlığı ve sağlıkçıların hiçe sayılması halinde mücadelelerinin devam edeceğini ifade eden doktorlar, radyasyonla çalışanların çalışma sürelerinin artırılacak olmasını da eleştirdi. Ayrıca bu eylemle amaçlarına ulaşamamaları durumunda başka eylemler de yapacaklarını belirttiler.
Doktorlardan sonra sağlık sektöründe ikinci eylem eczacılardan geldi. Çalışma Bakanı’nın ‘eczacılarla yaptığımız anlaşmayı feshederiz’ tehdidine rağmen eyleme giden eczacılar, eczanelerin kapısına astıkları “Bugün kapalıyız, yarın bilmiyoruz” yazısıyla hükümeti uyardı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilaç fiyatlarına ilişkin yeni düzenlemesi yürürlüğe girerken, ilaçtaki indirimin kendilerine fatura edilmek istendiğini ve ilaç tekelleriyle hareket eden hükümetin kendilerini görmezden geldiklerini söyleyen 24 bin eczacı dükkanlarına bir günlük kilit vurdu. İstanbul’da ise binlerce eczacı Taksim Meydanı’na yürüdü.{jcomments on}