Sömürgecinin utanması olmaz

ABD tarafından kontrol edilmesi pek mümkün olmayan bir Irak’tan ABD’nin asker çekeceğini düşünmek saflık olur. Adeta bir sömürge valisi gibi görevlendirilmiş olan ABD Büyükelçisinin Irak parlamentosundaki davranışını ya da Obama’nın yasanın çıkması için açık şekilde aba altından sopa göstermesini başka bir şekilde yorumlamanın imkanı yoktur.

abd_askeri1Irak’ta seçim yasasının değişmesi meselesi Kasım ayında büyük bir tartışma yaratarak gündeme geldi. Gündeme gelmesiyle birlikte de ne kadar vahim bir mesele olduğu ortaya çıktı. 2003’ten bu yana Irak’ın bağımsızlığından, ulusal egemenliğinden falan söz etmek elbette abesle iştigal olacaktır. Bu süre zarfında çeşitli vesilelerle Irak ekonomisinin hangi uluslararası tekeller tarafından belirleneceğine dair çeşitli yasalar ve yasal düzenlemeler oluşturulmuştu. Bunlar arasında Irak petrollerinin ve Irak’ta petrol arama yetkisinin uluslararası tekellere devredilmesini öngören yasal düzenlemeler de bulunuyordu. Ancak en son gündeme gelen, Irak seçim yasasının değiştirilmesi, sömürgecinin utanması olmayacağını gözler önüne seriyor.
Barack Obama’nın seçilmesinin ardından bazı çevrelerde oluşan iyimserlik, ABD’nin artık Irak’tan çekileceği yönündeydi. Doğrusu, Obama seçim kampanyasında bunun propagandasını yapmaktan geri durmadı. Irak’tan ABD askerlerini çıkarma planı, Obama’nın seçimi kazanması için önemli bir etken oldu. ABD emperyalizminin Irak’a çiçek toplamaya gitmiş gibi geri dönmeyeceğini bilecek kadar emperyalizmin nasıl bir şey olduğunu bilenler haricinde Türkiye kamuoyunun da önemli bir kesimi, ABD’nin gerçekten Irak’ı rahat bırakabileceğini düşünmüştü. Ancak durumun pek öyle olmadığı, çekilme planı ve koşulları ortaya konduğunda anlaşıldı. Plan kısaca şunu söylemekteydi: ABD, askeri güç olmaksızın Irak’ı kontrol etmesini ve üzerinde tahakküm kurmasını sağlayacak her şeyi yaparsa fiilen Irak’ta kalmasına gerek kalmaz.

Seçim yasası neden değiştiriliyor?
ABD, 2010 yılı Haziran’ında Irak’tan çekilmeye başlaması planını yürürlüğe koyması için seçim yasasının değiştirilmesi ve Ocak 2010’da seçimlerin yapılmasını şart koşmuştu. 8 Kasım’da Irak parlamentosunda oylanan yasa tasarısı, 195 temsilcinin 141’inin lehte oy kullanması ile kabul edilmişti. Ancak parlamentoda onaylanan yasayı Irak Devlet Başkan Yardımcısı Tarık Haşimi, yurtdışında bulunan Iraklıların daha çok temsil hakkına sahip olması gerektiğini belirterek, veto etti. Böylece tasarı, parlamentoya geri gönderilmesi halinde, ancak parlamentonun 5’te 3 çoğunluğu ile kabul edilebilecek. Tasarının ilk kez parlamentonun gündemine geldiği zaman bile fazlasıyla tartışmaya sebep olduğunu düşünecek olursak ikinci oylamada bu işin ne kadar zor olacağını tahmin etmek güç değil. Öyle ki, ilk oylama sırasında ABD Büyükelçisi Christopher Hill’in bizzat parlamentoda bulunarak oylamaya katılmayacak olan Sünni milletvekillerini azarlaması basına yansımıştı. Bu sefer parlamenterleri silah zoruyla oy kullanmaya götürme gibi bir yönteme başvurabilir ABD. Gene de plan aksamış gözüküyor. Zira, Irak yasalarına göre seçim yasası seçimlerden önceki 60 gün içerisinde değiştirilemiyor. Yani 23 Ocak’ta yapılması planlanan seçimlerin bilinmeyen bir tarihe ertelenmesi zorunlu hale geldi. Tabii geri çekilme planını, söz konusu yasanın değiştirilmesi ve seçimlerin belirlenen tarihte yapılmasına bağlamış olan ABD’nin de planını değiştirmesi sürpriz olmayacak.

Aba altından sopa göstermek
Afganistan’a gönderilecek yeni birliklerin konuşulmaya başlandığı şu günlerde ABD askerlerinin Irak’ta daha fazla kalmasının mümkün olmadığı söylenebilir. Ancak ABD tarafından kontrol edilmesi pek mümkün olmayan bir Irak’tan ABD’nin asker çekeceğini düşünmek saflık olur. Adeta bir sömürge valisi gibi görevlendirilmiş olan ABD Büyükelçisinin Irak parlamentosundaki davranışını ya da Obama’nın yasanın çıkması için açık şekilde aba altından sopa göstermesini başka bir şekilde yorumlamanın imkanı yoktur. ABD için Iraklıların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemeyi istemesi kabul edilemeyecek bir talep. ABD, Ortadoğu’da kendi egemenliğine gölge düşürecek her türlü girişime olduğu gibi, Iraklıların kendi istedikleri gibi temsilcilerini seçmelerine de engel olmak istemektedir. Bunu yalnızca sömürgeci utanmazlığı dolayısıyla yapmıyor ABD. Irak’ı kontrol etmek ABD için aynı zamanda bir zorunluluktur. Diplomatik nezaketi bir yana bırakmasının asıl nedeni budur.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99