Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Planlanmış felaket!

Deniz Kimyon - 

Şimdi İstanbul’da afet sonrası planlama sürecinde Ayamama deresi ve çevresinde ıslah çalışmaları söz konusu.  Ancak bu kentsel dönüşümün nasıl gerçekleştirileceği çok önemli bir husus. Birkaç yıl önce ABD’de meydana gelen yıkıcı Katrina kasırgası felaketi sonrası bu felaketin yeniden yapılanma ile ‘kar’a dönüşebileceği açıklanmıştı. Ayamama için de böyle bir düşüncenin izleri yavaş yavaş belirmekte.

ist_sel2009_519 Eylül’de İstanbul’da meydana gelen ciddi boyutta can ve mal kaybına sebep olan sel felaketi, beklenmedik bir olay olarak yorumlanamaz.
Bunun senaryosu çok önceden yazılmış belli ki, rant[getiri] elde etme emelleriyle birlikte şekillenen, tarım alanları, orman alanları, su havzaları, dere yatakları ve risk haritalarında tespiti yapılan kıyı alanlarının yerleşime açma düşüncesiyle birlikte başlamış her şey. Sonrasında da hızla işleyen imar planı yapımı ve ruhsatlı yapılaşma süreci işlemiş, temel kentsel planlama ilkeleri yok sayılmışken, afet durumu gerekleri de gözardı edilmiş ve gerekli olan altyapı da sağlanmamış. Sonra bir gün yağmur yağmış, herhangi bir felakete karşın uyarılmamış insanlar hayatlarını ve mallarını kaybetmiş. Ve bunun faturası İstanbullulara kesilmiş, önlem almadıkları için. İstanbullular acaba neye nasıl önlem alacaklardı?

Nasıl önlencekti bu kayıplar?
Asıl önlem alması gereken yerel yönetimler değil midir? Felaketin müellifi olarak…
Yaşanan bu felaket gösteriyor ki bilimsellikle uzaktan yakından alakası olmayan bir yöntemle bir helikopterle İstanbul semalarında uçarken kentsel gelişimi belirleyen başta Erdoğan, yaverliğini yapan kentin patronu Topbaş, dere yatakları gibi yerleşime uygun olmadığı için değeri düşük  olan arsalar üzerinden pazarlık meselesi olan yerler için sipariş edilen  imar planlarını elleri havaya kaldırmak suretiyle onaylayarak kentin geleceğini ve tüm bu felaketlerin mekanını belirleyen Topbaş’ın arkadaşları meclis üyeleri, yapılaşmayı üstlenen yandaş müteahhitler, gerekli hizmeti sağlamayan belediye kurumları şeklindeki bir toplam, bu yapılanma, gözünü kentin rantı bürümüş bu zihniyet sürdükçe kentlerimizde can ve mal kayıpları önlenemez.
Şimdi İstanbul’da afet sonrası planlama sürecinde Ayamama deresi ve çevresinde ıslah çalışmaları söz konusu.  Ancak bu kentsel dönüşümün nasıl gerçekleştirileceği çok önemli bir husus. Birkaç yıl önce ABD’de meydana gelen yıkıcı Katrina kasırgası felaketi sonrası bu felaketin yeniden yapılanma ile ‘kar’a dönüşebileceği açıklanmıştı. Ayamama için de böyle bir düşüncenin izleri yavaş yavaş belirmekte. Selden etkilenen bölgenin kentsel alan üretim yöntemi olarak tamamen yıkılması-temizlenmesi öncelikli olarak ortaya atılan fikir. Peki yapılacak olan yeni kentsel alan düzenlemesinde kim nasıl yer alacak bu planda? Bu sefer afet durumu dikkate alınacak mı? Hangi kurumlar, hangi yeni yatırımcılar çıkacak ortaya? Projenin önemli ölçüde paydaşları kim olacak, yerel halk mı olacak, yoksa hükümet yanlısı gruplar mı olacak gene, kim ne çıkar sağlayacak afet sonrası planlardan? Kimlerin arsası değerlenecek kimlerin değersizleşecek?
Afetin öncesinde de sonrasında da bu planlar bir türlü bitmiyor…{jcomments on}