Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Gökçek’in ipi çekiliyor mu?

Emre Uğur - 

Önümüzdeki dönem netleşmesini beklediğimiz bu tabloda yine de Melih Gökçek’in tahtını kolay bırakacağını düşünmek saflık olur. Tüm yolları deneyecek ve yerinde kalmak için tüm gücünü seferber edecektir. AKP cephesinde de bu kadar erken başlatılan bir mücadelenin en az kayıpla atlatılması için hesaplar çoktan yapılmıştır elbette...

gkek129 Mart 2009 seçimlerinden de galip çıkan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek seçimden sonra kısa bir süre seçim yorgunluğunu atmak istercesine medyadan uzak kalmayı tercih etti. Ancak son günlerde, gerek Ankaraspor ve Ankaragücü arasındaki ilişkiler ve gerekse federasyonla olan tartışmalarıyla o bildik kimliğine geri dönmüş gibi görünüyor. Bugünlerde yaşanan olayları yorumlamadan önce, AKP ile Gökçek arasına giren kara kediye iyi bakmak gerekiyor.
Melih Gökçek’in partiye katıldığı günden itibaren çıkar üstüne kurulu bir ilişki güdüldü karşılıklı olarak. Bu çıkar üstüne kurulu “aynı yola baş koymuşluk” halinin yine çıkar için bozulacağını tahmin etmek de pek zor değildir. Futbol piyasasında dönen paraların farkında olan Melih Gökçek bu piyasaya el attı. Ankaraspor’u kullanarak Ankaragücü’ne sahip olmak hedefe kondu. Derken olaylar gelişti ve Ankaraspor futbol dünyasının süper ligine sağlam bir demir attı. Melih Gökçek’in hedefinin bu olmadığını anlamak zor değildi tabi ki. Futbol Federasyonu seçimlerinde AKP hükümetinin atadığı, hatta Recep Tayyip Erdoğan’ın eski arkadaşı olan Hasan Doğan’ın adaylığı Melih Gökçek’i inanılmaz derecede rahatsız etti ve bu adaylığa açıktan karşı çıkarak başka bir adaya desteğini açıkladı.
Hatırlanacağı üzere, Melih Gökçek’e mesafeli duran ve onu hiçbir zaman, sözgelimi Kadir Topbaş kadar, “sonuna kadar” desteklemeyen AKP yönetimi, Ankara’nın merkez ilçe belediyelerindeki diğer belediye başkanlarını, yerel seçimler öncesi potansiyel adaylar olarak parlatmışlardı. Yine geçtiğimiz dönemde sel felaketi yaşayan İstanbul’da Kadir Topbaş’ın arkasında duran AKP ve Tayyip Erdoğan’ın aynı kararlı duruşu, geçtiğimiz yaz (hem de artık seçim konuşulmaya başlanmışken) su sıkıntısı çeken Ankara’nın belediye başkanının arkasında göstermediği de unutulmamalıdır. Nitekim seçimler öncesinde adaylar açıklanırken en son açıklanan adaylardan biri de Melih Gökçek oldu. Her ne kadar Başbakan tarafından cilalı sözlerle adaylığı açıklansa da, Ankara’daki diğer iki adayın da güçlü olduğunun farkında olan AKP yönetiminin seçime kısa zaman varken Melih Gökçek’le çatışma riskine girmemek için biraz zoraki bir karar aldığı söylenebilir. Tüm bu huzursuzlukların yanında, seçimin kazanılmasına rağmen yaşanan yüksek oy kaybı da AKP içinde ciddi bir tedirginlik yaratmıştır.
Melih Gökçek artık, on beş yıllık yönetiminde yıpranmış, yorgun düşmüş fevri hareket eden bir başkan olmasına rağmen, Ankara’da edindiği güç sayesinde kolay gözden çıkarılabilir biri değildir. Nitekim Gökçek, Ankaraspor ve Ankaragücü arasındaki değiş-tokuş ilişkileri sırasında federasyonun Ankaraspor’a verdiği ağır cezayı bir savaş ilanı olarak algılamış ve AKP federasyonunu ağır bir dille eleştirerek savaş ilanını kabul etmiştir. Ancak daha sonraki süreçte, birden Gökçekgiller Ankaraspor adına açıklama yapmaktan vazgeçmiştir. Bu noktada, “Gökçek’e zarar vermek istiyorlarsa neden Ankaragücüne dokunmuyorlar?” ve “AKP, Gökçek’e sessiz kalması ve bu sahneden yavaş yavaş çekilmesi için bir kıyak mı yapıyor?” soruları akıllara gelmektedir. Seçime daha uzun zaman varken yavaş yavaş halkın gözünden düşürülen ve etkisiz duruma getirilen Gökçek, konuşup AKP’nin kirlilerini ortaya dökmeyecek buna karşılık da götürdüğü yanına kar kalacak! Kulağa hoş gelen böyle bir anlaşma söz konusu olabilir. Tüm bu komplo teorileri kafa kurcalarken hükümete yakınlığıyla, hatta hükümetin sözünden çıkmayışıyla tanınan Kanal A televizyonunda yapılan “Ankara’da sel önlemleri” haberinde resmen Gökçek’le dalga geçilmesi* de artık yandaş basının da yavaş yavaş tarafını belirlediğini ortaya koyuyor gibi...
Önümüzdeki dönem netleşmesini beklediğimiz bu tabloda yine de Melih Gökçek’in tahtını kolay bırakacağını düşünmek saflık olur. Tüm yolları deneyecek ve yerinde kalmak için tüm gücünü seferber edecektir. AKP cephesinde de bu kadar erken başlatılan bir mücadelenin en az kayıpla atlatılması için hesaplar çoktan yapılmıştır elbette...
Ankara halkı tarafında ise Melih Gökçek’ten kurtulmak her ne kadar sevinçle karşılanacak bir gelişme olarak görünse de eğer bir sonraki seçimi yine AKP adayı kazanacak olursa, bu kişinin gideni aratmayacağı düşünülemez. AKP’nin hamuru içinde yoğrulmuş, ekonomik ve sosyal olarak itaatkar olan yeni bir adayın halka Melih Gökçek’ten az zarar vereceğini iddia etmek de mümkün görünmemektedir.


* bahsi geçen haber http://www.kanalahaber.com/12.09.2009-kanal-a-ana-haber-haberi-31347.htm internet adresinden izlenebilir.{jcomments on}