Berkay Aydın: Ankaragücü Gökçek’in kalkanı olacak!

gecekonduYaşadığımız son süreç artık gösteriyor ki Gökçek’ler bir dönem Ankaragücü’ne hakim olacaklar. Peki buraya gelene Gökçek ne gibi hamleler yaptı?

Gökçek zaten Ankaragücü’nü yönetme ve sahip olma hevesine Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni ilk kazandığı 1994’den bu yana sahiptir. En azından bilinen tarih bu. O dönemde eskiden ANAP içi hesaplaşmaların da payıyla dönemin hükümeti bu tip bir duruma fiilen engel olmuştu. Bunda zamanın MKE yönetiminin de payı vardır. Aslında Gökçek’in Belediyespor’a yüklenmesi Ankaragücü kapısının kendisine kapalı olmasıyla ilgiliydi. 1997’den itibaren başkanlık yapan Cemal Aydın’ın yönetimi döneminde kulüp delege yapısı Aydın ve çevresinin hakimiyetine doğal olarak girmişti. Dolayısıyla Gökçek ‘hamlesi’ dediğimiz olay bir anlamda geçmiş yönetimle uzlaşma idi. Bu süreç aslında 29 Mart öncesi de olabilirdi, fakat düşüncem odur ki, Ankaragücü’nün eski yönetimi ve özellikle Cemal Aydın seçimleri bekledi, Gökçek’in tekrar kazanması aslında Ankaragücü’nün kaderini de etkilemiş oldu. Ardından anlaşma süreci devreye girdi. Özellikle geride kalan pek de hedef ve başarıdan bahsedilemeyecek 12 yıllık Aydın dönemi ve ayrıca 80’lerin ortalarından itibaren süregiden kronik başarısızılık-hedefsizlik durumu camianın taraftarları arasında Gökçek ismini süreç içinde hep gündemde tutuyordu. Zaman zaman Gökçek ve Ankaragücü yönetimleri arasında sürtüşme olsa da Gökçek hep ilgisini sürdürdü, bunu da herkes biliyordu.

Gelinen noktada Gökçeklerin egemenliği kulüpte ne kadar devam edebilir?

Bu noktadan sonra, özellikle kamuoyunun basından öğrenebildikleri kadar bildiği, Gökçek’ler tarafından kulübe kaydettirilecek 300-400 üyenin kulübe kaydolması sonucu Genel Kurul’ların durumu tartışmasız belirlenmiş olacağıdır. Bu döneme kadar bir senede tüzük gereği ancak toplam üyenin %5’i kadar üye yapabilen kulübün delege yapısı görece durağandı. Son genel kurulda bu konuda düzenleme yapıldığı ve bir defaya mahsus önemli miktarda üye alımı yetkisinin şu anki yönetime bırakıldığı konuşuluyor. Eğer bu durum olursa zaten ‘istedikleri zamana kadar’ Gökçek’lerin egemenliği olabileceğini düşünmek mümkün. Zaten bahsedilen büyük sayılarda blok oy kulübün yönetimini elde tutmaya yetecek ve artacaktır.

Ankaragücü Gökçek’in kendisi için basit bir hobi aracı ya da çocuklarına verilecek bir oyuncak mıdır? Bu kadar uğraşı ne için veriyor Gökçek? Nedir amaçladığı?

Ankaragücü kentte, piyasa diliyle söylersek ‘marka değeri’ hayli yüksek bir değer. Ankara’nın önemli değerlerinden. Tartışmasız olarak çok büyük bir destekçi kitlesine sahip olan bir camia. 100 yıllık bir kulüp. Bunun ötesinde Ankara’nın hemen her semtinin, mahallesinin sokaktaki en ‘aktif’ insanlarının desteklediği bir kulüp. Özellikle Sıhhıye’nin ötesi diyebileceğimiz bölgeden büyük desteğe sahip.
Öncelikle, sadece böyle bir güce sahip olmanın vereceği hazzı da yabana atmamak gerekir. Bunun yanında elbette farklı hedefler de düşünülebilir. Bir kere böylesine köklü bir kulüp üzerinden önemli bir değeri kendinizle özdeşleştirme şansı doğuyor. Bunun yanında sürekli gündemde kalma şansınız daha fazla oluyor. Yakalanacak olası başarılarla, ki bence oldukça mümkün, Türkiye futbol tarihinde bir yer açma şansınız var. Takımın ateşli, heyecanlı ve kalabalık destekçi kitlesiyle kurulacak bağlar  da yabana atılmamalı. İlerideki olası kimi hamleleri için ciddi olanak sağlayan bir alan da olabilir elbette. Bunun yanında şüphesiz kendi çocuğu için de Ankaraspor’dan çok daha etkili bir kurum. Ahmet Gökçek için çok daha görülebilir olabileceği bir alan.

Ankaraspor’un düşürülmesi ile Gökçekler aynı zamanda bir dertten de kurtulmuş gibi görünüyorlar. Federasyonun verdiği kararın Gökçeklerin aleyhine olduğu gerçekten söylenebilir mi?

Buna benzer yorumları son zamanlarda birçok spor yorumcusu da dile getirdi. Bir anlamda düşünülebilir. Ama bunun yanında itirazlar sonuç verirse kazanılabilecek tazminat olanağı gibi bir durum da var. Ben kendilerinin Ankaraspor’u bir ‘dert’ olarak görebileceklerine inanmıyorum, en azından bir Ankaralı olarak olası ‘dertlerini’ veya kaygılarını 15 yılı aşkın  deneyimimizle tahmin edebiliyoruz. Sonuçta o da hakimiyetlerinde olan bir şirket ve sadece yıllık havuz parası geliri milyon dolarları bulan bir kulüp, küme düşürülmesinden nasıl bir yarar sağlanabilir bilemiyorum. UEFA düzeyinde itiraz için Ankaraspor’un Bosman davasını yürüten avukatla temas halinde olduğu söyleniyor. Eğer itirazlar sonuç vermezse elbette Ankaraspor hanesinde milyonlarca dolarlık bir kayıp söz konusu, fakat bence kendileri açısından telafi edilemeyecek bir durum değil. Bunun yanında MKE’nin, çok etkili olmasa da son Genel Kurul’a ilişkin endişelerini belirtmesi; kimi AKP milletvekillerinin konuya ilişkin olumsuz değerlendirmeleri de hesaba katıldığında Gökçek’in bu girişimine mensup olduğu partiden dahi tepkiler aldığı gerçeği gibi bir durum ortaya çıkıyor. Bunun yanında kendisinin farklı siyasetlerle ve onların tabanıyla gerilimli ilişkisi de hesaba katıldığında zor bir dönem. Fakat Ankaragücü ve üzerinden sağlayacağı başarılar kendisini hem gündemde tutabilecek, hem de camianın kendisi bir nevi kalkan görevi görebilecek. Başarıya hasret Ankaragücü taraftarının özlemi bir nebze dindirilip, gündemde kalma ve memleketteki futbol dünyasına damga vurmanın yanında; büyük destekçi kitlesiyle farklı konu ve olaylardan doğabilecek kendisi için olumsuz kimi durumlarda da güçlü bir kalkan sağlanmış olacak belki de.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99