Işık Yelalmaz -
20. Yüzyıl’ın başında savaş stratejilerinin konuşulduğu bir merkez, 2. Dünya Savaşı yıllarında insanların hayatlarını kurtaran bir hastane, günümüzde ise yarınları hazırlamakla sorumlu olan ve bu sorumluluğu tarihine, mezunlarına yakışır şekilde yerine getiren bir lise. Başarıyı gerçekleştirme yolunda elbette lisenin karşısına engeller çıkıyor. Ancak Atatürk Lisesi şunu unutmuyor: “Hiçbir başarıya çiçekli yollardan gidilmez.” Peki, okulun sorunları neler?
122 yıllık taş mektep bugünkü adıyla Ankara Atatürk Lisesi başkentin kalbinde yer alan bir eğitim ve öğretim merkezi. Tarihi birçok olaylarla dolu olan okul ne kadar baskı altında olsa da inatla ayakta durmaya devam ediyor. 20. Yüzyıl’ın başında savaş stratejilerinin konuşulduğu bir merkez, 2. Dünya Savaşı yıllarında insanların hayatlarını kurtaran bir hastane, günümüzde ise yarınları hazırlamakla sorumlu olan ve bu sorumluluğu tarihine, mezunlarına yakışır şekilde yerine getiren bir lise. Başarıyı gerçekleştirme yolunda elbette lisenin karşısına engeller çıkıyor. Ancak Atatürk Lisesi şunu unutmuyor: “Hiçbir başarıya çiçekli yollardan gidilmez.” Peki, okulun sorunları neler?
Lisenin en büyük sorunlarının başını okulun çevresini donatmış ülkü ocakları, alperen ocakları gibi faşist yapılanmalar çekiyor. Bu örgütler geçtiğimiz yıllarda Çevik Kuvvet’in bile karıştığı birçok olayın sorumlusu olmakla birlikte, eğitimlerini sürdürmekte olan öğrencilerin huzurunu kaçırmaya devam ediyorlar. Çoğu okulda Atatürk Lisesi’ndeki gibi örgütlenmiş ülkücüler, işlerini ‘reis’ denilen bir kişinin emirlerine itaat ederek yürütüyorlar. Birçok öğrenciyi kendi yanlarına çekmeye çalışmaları dışında, özellikle okuldaki devrimci öğrencileri sindirmek için de faaliyet yürüten bu kişilere, ne yazık ki okul yönetiminin hiçbir yaptırımı olmuyor. Kendi öğrencilerine karşı son derece katı ve disiplinli olan okul idaresi, okul binası etrafında haraç kesme, adam dövme gibi olaylara göz yumuyor. Bizzat okul öğrencilerinin zarar gördüğü ve görme olasılığı olan birçok olayda, neden öğrencilerin güvenliğinden sorumlu olan yönetim öğrencilerini korumuyor?
Öğrencilerin diğer bir büyük sorunu da uygulanan sıkı disiplin ve idarenin öğrencilere yönelik despot tutumu. Sabahları öğrencileri koyunlarmış gibi sıraya dizen ve dakikalarca ‘Ankara’nın o soğuk ayazında’ sırf idarecilerin bir ‘günaydın’ı için bekleten zihniyet, öğrenciler sınıflara dağılırken okul girişinde askeri disiplini uygulamayı da elden bırakmıyor. Burada saç, sakal, kıyafet kontrolünden geçebilen öğrenciler, yeni elemelerden geçebilmek için yollarına devam ediyorlar. Disipline yenik düşen öğrenciler ise yeterince azarı yedikten sonra arkadaşlarının yanına yollanıyorlar.
Disiplinin ve ayrımcılığın en üst noktaya çıktığı yerlerden birisi de okula yeni gelmiş hazırlık sınıfı kız öğrencilerinin pantolon giyememesi. Diğer bütün okullarda bulunan bu hak maalesef Atatürk Lisesi’nde yasak uygulamalar listesinde. Buradaki amacın zamanın ‘mektep’lerinde olduğu gibi uzun etek uygulamasını hayata geçirmek olduğu çok açık.
Okulda dayağı sadece okul içinde ve etrafında yuvalanan çeteler atmıyor tabii. Atatürk Lisesi’nin kimi öğretmenleri öğrencilere dayak atma konusunda oldukça tecrübeli. Yakın zaman önce, Atatürk Lisesi’ne ‘Gerici Eğitime Karşı Nasıl Bir Eğitim’ konulu sempozyumun davetiyesini getiren araştırma görevlisiyle kavga edince karakolluk olan, üstüne bir de gazetelerde boy boy haberleri çıkan okul müdürünün önceki yıllarda da solcu öğrencileri dövdüğü biliniyordu.
Türkiye’deki her okulda öğrencilerin boş zamanlarını değerlendirmek ve ilgi duydukları alana göre ayırmak için yapılan kulüp toplantıları Ankara Atatürk Lisesi’nde de uygulanıyor; ancak eksiklerle dolu bir şekilde. Öğrencilerin kurmak istedikleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın sosyal kulüpler yönetmeliğinde de geçen “Kulübü kurmak için gerekli kişi sayısının bulabilineceği kulüpler açılabilir.” hükmüne aykırı olarak Atatürk Lisesi’nde öğrencilerin herhangi bir kulüp kurmaları veya istedikleri kulüplerde faaliyet yapmaları idarenin keyfi engellemelerine takılabiliyor.
Her şeyine rağmen Ankara Atatürk Lisesi öğrencileri bir zamanlar Orhan Veli Kanık’ın, Can Yücel’in ve nice başarılı ismin geçtiği sıralarda inatla okumaya devam ediyor ve edecek.{jcomments on}