Ufuk Uras’ın sayıklamaları

 

Yarınlar

Ufuk Uras’ın açıklamalarını ve ÖDP MYK’sının yanıtını parti içi mesele olmaktan çıkaran belli başlı sorulara yanıt vermek gerekir: Öncelikle Ufuk Uras böyle bir demeç verme ihtiyacını neden duymuş ve bu demeci neden Zaman gazetesine vermiştir? İkinci olarak, Zaman gazetesi kendi bulunduğu siyasi-ideolojik hatla daha çok örtüşen solcu olmayan liberallerden değil de neden Ufuk Uras’tan demeç almıştır?

Önce filmi biraz geriye saralım ve ‘bu ay ne oldu’ ona bakalım. Aralık ayının başında ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras Zaman gazetesine verdiği demeçte, Ergenekon davasını değerlendirmiş ve ‘bu davanın sol için hayırlı olduğunu çünkü ulusalcılık ile solun ayrışmasına katkıda bulunduğunu’ belirtmişti. Zaman gazetesi de bu demeçleri yayınladığı habere “Ergenekon davası faşistleri soldan ayırdı” başlığını atmıştı. Açıkça telaffuz etmese de, ÖDP’de Ergenekon davasına ilişkin ortak bir tutum alınamamasını geçmişten, gelenekten kopamayan Dev-Yol geleneğinin varlığına bağlayan Uras bunun ‘ÖDPlileşme sancısı’ olduğunu belirtmişti. Bu açıklamalardan sonra Dev-Yolcuların ağırlıkta olduğu ÖDP MYK’sı da “Partimiz… AKP’nin arkasındaki güçler ve destekçileri tarafından sürdürülen hayasız bir karalama kampanyası ile hedef alınmıştır. Partimizi ve Türkiye sosyalist hareketlerinin bütün geçmiş devrimci değerlerini faşistlik, milliyetçilik ve Ergenekonculuk gibi suçlamalarla karalamaya çalışan ve bu saldırılara çanak tutarak destekleyen tutumları çevreleri ve kişileri kınıyoruz” (1) açıklamasını yapmıştı.

ÖDP içerisindeki Ufuk Uras çevresi ile Dev-Yol geleneğini sahiplenen kesim arasındaki bu gerginlik, sadece bir siyasi parti içerisindeki sorunların dışarıya yansıması olsaydı; bu yazıyı kaleme almak gereksiz olduğu gibi, dışarıdan ahkam kesmek gibi de algılanabilirdi; lakin mesele bunun çok ötesinde…

Ufuk Uras’ın açıklamalarını ve ÖDP MYK’sının yanıtını parti içi mesele olmaktan çıkaran belli başlı sorulara yanıt vermek gerekir: Öncelikle Ufuk Uras böyle bir demeç verme ihtiyacını neden duymuş ve bu demeci neden Zaman gazetesine vermiştir? İkinci olarak, Zaman gazetesi kendi bulunduğu siyasi-ideolojik hatla daha çok örtüşen solcu olmayan liberallerden değil de neden Ufuk Uras’tan demeç almıştır?

Ufuk Zaman’ı neden sever?
Birinci soruyla ilgili olarak, bir milletvekili, siyasi parti lideri, akademisyen ve entelektüel olarak Uras, herhangi bir gazeteye herhangi bir mesele hakkında elbette demeç verebilir; yani ilk bakışta bunda bir sıkıntı varmış gibi görünmemektedir. Lakin Zaman gazetesinin yaptığı haberde, Uras’ın ağzından Dev-Yol geleneğine bağlı kesim ‘darbeci, Ergenekoncu’ gibi sıfatlarla anılmaktadır. Uras, ‘açıklamalarının çarpıtıldığı gibi’ ikinci bir demeç vermediğine göre, Zaman gazetesinin bu yorumundan hoşnut olsa gerek. Bu demeçleri ve ardından gelen suskunluğu ile Uras’ın parti içindeki diğer kanadı her ne biçimde ve kimin aracılığıyla olursa olsun pasifize etmeye çalıştığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bunun ötesinde, kendisinin de içerisinde yer aldığı ultra özgürlükçü, ceberut devlete karşı mücadele ettiklerini varsayan liberalleşmiş solu da gerçek sol olarak tanımlayıp, Zaman gazetesi gibi Fethullahçı-milliyetçi-mukaddesatçı bir gazetenin gözünde bile meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Ne meşruiyet ama!

Uras’a hatırlatmak gerekir ki, ulusalcılıkla solun ayrışması Ergenekon denen ‘devletin AKP’lileşmesi ve AKP’nin de devletleşmesi’ sürecinin bir sonucu olmamıştır; zira bu sürecin solu aklama gibi bir misyonu zaten yoktur. “…Veli Küçük’lerle, Kemal Kerinçsiz’lerle ilişkilendirilecek bir sol olamaz…” (2) derken Uras hangi solu kastetmektedir. İşçi Partisi’ni mi? Kendileri, ulusalcılıkla ya da İşçi Partisi ile sosyalist solun ayrışmasının 28 Şubat sürecine kadar uzandığını ve o günden bugüne ne ortak bir eylem örgütlendiğini ne de ortak bir siyasi tutum alındığını bilmiyor mu acaba? Sanırız Uras hafızasını bu kadar kaybetmiş olamaz; gerçek solcunun kendisi olduğunu ispatlamak ve bunu Zaman da dahil olmak üzere her kesimin gözünde meşrulaştırmak istemektedir, o kadar.

Zaman Ufuk’u neden sever?
Arkasındaki Fethullahçı cemaat ve sermaye desteği ile Türkiye’de egemen siyasi unsurlardan biri olan ve egemenliğini daha da arttırmak isteyen bir gazete olarak Zaman, öncelikle kendisini bir demokrasi şampiyonu olarak ilan etmek istemekte ve bu sayede de etki alanını genişletmek istemektedir. O yüzden de, kendisiyle daha çok örtüşecek olan Taha Akyol, Fehmi Koru ya da başka bir muhafazakar-liberalden demeç almak yerine, Ufuk Uras gibi bir solcudan kendi bakış açısıyla örtüşen bir demeç almayı tabii ki yeğlemiştir. ‘Bakın sadece biz böyle düşünmüyoruz, Ufuk Uras da bizim gibi düşünüyor’ demek siyaseten son derece işlevseldir; çünkü bu sayede ‘doğruyu, gerçeği, demokrasiyi savunuyorum’ havası yaratılabilir ve Zaman da bu havayı yaratmak ve olabildiğine estirmek istemektedir. Ufuk Uras gibi, sadece solcuların ağırlıkta olduğu toplantılarda veya panellerde Mahir’i, Lenin’i, Marks’ı hatırlayan ve bu isimleri solcuları tavlama aracı olarak gören solcular var olduğu müddetçe, Zaman için kendi siyasetini meşrulaştırmak hiç de zor olmayacaktır.

Zaman gazetesinin Ufuk Uras’ı tercih etmesinin, onun beyanlarını önemsemesinin diğer bir nedeni ise ‘görmek istediği Türkiye’ ile ve tabii ki ‘görmek istediği sol’ ile ilgilidir. Her aklı başında siyasi hareket gibi, siyasal islamcıların liberal versiyonları da bütün Türkiye’nin AKP’lileştirilemeyeceğini iyi bilmekte ve bu yüzden de AKP’ye yedeklenebilecek yeni bir merkez sol anlayışını da -yapabildikleri ölçüde- şekillendirmeye çalışmaktadırlar. Dev-Yol geleneği ile ciddi sorunları olan, geçmişten ve gelenekten kopmayı geleceği kurmak için olmazsa olmaz sayan Ufuk Uras gibi bir solcu da bu açıdan biçilmiş kaftandır. Bu örtülü ittifakın sırrı da buradadır.
Sonuç olarak mı? Devrimciliği törpülenen bir solcu, devrimcileri Fethullah’a şikayet eder halde buluverir kendini. Allah yazdıysa bozsun!

Kaynaklar
(1) Radikal Gazetesi, 19/12/2008
(2) Zaman Gazetesi, 05/12/2008{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99