SUNU: ‘Kolektif bir örgütleyici’ye doğru

Bir-iki istisnai durum dışında iki yılı aşkın bir süredir düzenli olarak yayınladığımız ‘Yarınlar’ın elinizdeki sayısında farklı bir ‘sunu’ ile karşınıza çıkıyoruz. Sununun farklı olmasının nedeni ise, ‘Yarınlar’ın formatında ve içeriğinde yaptığımız ve bundan sonraki sayılarımızda da sürdürmeyi düşündüğümüz birkaç değişiklikle birlikte bu değişiklikleri yine bu sayıda sizinle paylaşmak isteyişimizdir.
Öncelikle söylememiz gerekir ki, siyasetin –ve tabii ki devrimci siyasetin de- en önemli unsurlarından biri siyaseti yayan, yaydığı ölçüde onu canlı kılan ve canlı kıldığı kadar ‘toplumsal bir gerçek’ haline getiren araçlarıdır. ‘Yarınlar’da yaptığımız birkaç değişiklik de, dergiyi daha iyi bir siyasi araç haline getirebilmek amacıyla tasarlanmış ve uygulamaya konulmuştur.
Yapılan değişikliklere gelince, kuşkusuz göze ilk olarak çarpacak olanlar, sayfa sayısının 48’den 32’ye düşürülmesi ve derginin kitap kâğıdına basılacak oluşudur. Anlaşılacağı üzere, formata ilişkin bu değişiklikler daha çok, yaşanılan maddi güçlüklerin üstesinden gelinebilmek amacıyla yapılmışlardır. Anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.
Hem format hem de içerikle ilgili değişiklik ya da yenilikler hakkında ise şunları söyleyebiliriz: Bundan böyle dergi, kısa ve politik gündeme ilişkin yazıların ağırlıkta, uzun ve teorik yazıların ise azınlıkta olacağı bir formatta yayınlanacaktır. Bu format değişikliğinden, derginin sadece bir haber aktarma aracına dönüşeceği gibi bir yorum çıkarılmamalıdır. Verilen her haber, yapılan her değerlendirme bugüne kadar savunduğumuz ve bundan sonra da savunacağımız devrimci ve sosyalist bir ideolojik-politik perspektifin süzgecinden geçip okuyucuya öyle ulaşacaktır. Başka bir deyişle, politik gündeme ilişkin bir meselenin teorik boyutu kısa ve özlü bir anlatımla dergi sayfalarındaki yerini alacaktır. Amacımız dergiyi yavanlaştırmak değil, yalınlaştırmaktır.  
Şunu da belirtmek gerekirse, maddi zorlukların gerektirdiği değişiklikler dışında yapılan değişiklikler, ‘yapılamayan’dan vazgeçip ‘yapılabilir’ olana yönelmek gayesiyle değil; tam aksine, ‘yapılan’ ve yapılabilir’ olandan ‘yapılmayan’ ve fakat ‘yapılması gereken’e doğru bir sıçramayı gerçekleştirmek amacını taşıyor. Yani, bugüne kadar yaptığımızı yeterince iyi yapamadığımızı düşündüğümüz için değil; daha iyi bir şey yapmak için yeni bir format ve içerikle karşınıza çıkıyoruz. Yarınlar, hiçbir zaman kendisini oluşturanlar tarafından bir yazma çizme faaliyetinin ürünü olarak ele alınmadı. Onu ortaya çıkaran, “kolektif bir örgütleyici”ye duyulan ihtiyaçtan başkas bir şey değildir. Bu nedenle daha az yazmak, daha az iş yapmak anlamına gelmiyor bizim için. Aksine, daha fazla insanla buluşmak, daha çok insanın katkısını dergiye yansıtmak, bu değişimin başlıca amaçları olacaktır. Elinizdeki sayı ile birlikte Yarınlar’ın dağıtım ağı da genişlemiş olacak. Ülke genelinde 20’den fazla merkezde raflara taşınıyoruz.  Bu gelişmenin şimdiye kadar e-posta yoluyla bize ulaşan çok sayıdaki dostumuz için sevindirici olacağını umuyoruz.
Yarınlar’daki yenilikleri benimsemeniz umuduyla,
Hepimize kolay gelsin ve yolumuz açık olsun.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99