Liselerde neler oluyor?

 

Şemsi Can Albayrak

Böylece hiçbir şeye ses çıkaramayan, tek başına düşünemeyen, kendini tanımayan, yaşadıklarından bihaber bir kuşak yetiştirmek amaçlanıyor. Liselerde öğrencilerin hiçbir hakkı yok! Liselerde eğitimin ücretsiz olduğunu söyleyen, kitapların ücretsiz dağıtılacağını söyleyenler, okul aidatlarıyla, ekstradan aldırdıkları kitaplarla yalanlarını açığa çıkarıyorlar.

Hepimiz lise yıllarını yaşadık yaşıyoruz. Peki, eğitim-öğretimimizin bel kemiği sayılan liselerimiz ne halde? Tıpkı üniversitelerde olduğu gibi liseler de kendini ve haddini bilmezlerin elinde. Ve bu çok acı sonuçlar doğurmaktadır. Nedir liselerimizin sorunları peki?
Ben bir lise öğrencisiyim. Ben okulumda özgür ve tarafsız bir eğitim almak istiyorum. Nedense asla alamayacakmışım gibi gözüküyor. Bana anlatılanlar her zaman övülüyor. Her zaman gerçekleri anlatmaktan kaçınıyorlar. Ve bu doğrultuda silah taşıyan, adam vuran, başka birini bıçaklayabilen bir gençlik oluşturuyor. Bizler tarihimizi kültürümüzü başka yerlerden öğreniyoruz okullardan değil. Tarafsız ve özgür bir eğitim hepimizin hakkı; ama insanları robotlaştıran ve benliklerini kaybetmeleri için zorlayan bir döngü hakim liselerimizde.
Ülkemizde lise eğitimi farklı kollardan ve farklı müfredatlarda veriliyor günümüzde. Fen Liseleri, Anadolu Liseleri, Liseler, Meslek Liseleri, İmam-Hatip Liseleri, Kolejler… Saydığım tüm okulların amacı öğrenciyi geleceğe hazırlamak olması gerekirken bu okullar saçma sapan ders programları, anlamsız müfredatlarla öğrenciler bu kazanlarda buharlaştırılmak isteniyor. Fen ve Anadolu Liselerinde öğrencileri makineleştirmek adına sırtlarına yüklenen onlarca ders var. Liselerdeki öğrenci fazlalığı, dersliklerin, öğretmenlerin yetersizliği, Meslek Liselerindeki yetersiz müfredatlar, sınavsız geçiş hakları, İmam-hatip liselerindeki ek puanlar ve buna bağlı yerleştirmeleri… Liselerin problemlerinin sadece bir kısmı bunlar.

Öğretmenlerimizin de bir kısmı bizleri sadece ‘iş’ olarak görmekte. Sadece teoride kalacak bilgiler, hiçbir anlam ifade etmeyen ödevler vs… Kendi mesleklerinin önemini unutmuş insanlar karşımıza öğretmen sıfatıyla çıkıyor ve bize ‘doğruları’ verdiklerine inanarak kafa ütülemekten öteye gidemiyorlar. Bizler, bu ülkenin aydınlık gençliği, hiçbir bilgi donanımına okulda ulaşamıyoruz. Üstelik sadece biz değil öğretmenlerimiz de mağdur oluyor bu sistemde. Sistemin öngördüğü şekilde ders işleme zorunlulukları olduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız. Ufku açık öğretmenlerimiz bile sistemin kurbanı olabiliyorlar. Birçok öğrenci öğretmenlerini kendine örnek almaya çalışır. Bizler onları örnek alamaya çalışırken, örnek aldığımız insanların ne durumda olduklarını görüyoruz.

Eğitim sistemimizdeki adaletsizlik çok önemli bir noktada karşımıza çıkıyor: Sınavsız geçiş ve ek puanlar... Meslek liselerinde okuyan öğrenciler, ÖSS’ye girmeden kendi alanlarının yüksek okullarına yönleniyorlar. Eğitimlerini oralarda bitirerek alanlarında uzmanlaşmış oluyorlar. Peki geri kalan öğrencilere ne olacak?

Çok sayıda İmam-hatip Lisesi oluşu ve onlara verilen inanılmaz ek puanlar ise iktidarın niyetini su yüzüne çıkarmakta... Diğer liselerimizdeki arkadaşlarımızın binlercesi ise senelerce –belki de yokluk içerisinde olan- ailelerine yük olarak dersaneye gidiyor ve maalesef sistemin kurbanları olarak ya istedikleri yerlere yerleşemiyorlar ya da açıkta kalıyorlar. Bir kısmı ise özel üniversitelerin yolunu tutarak eğitimlerine devam etmeye çalışıyorlar. Yani, hem aileler bu maratondan zarar görüyor hem de öğrenciler.

Peki tek tip öğrenci yaratma çabalarına ne diyebiliriz? Öğrencilere doğru dürüst eğitim veremezken onların saçına, sakalına, kolyesine, küpesine karışıyor bu eğitim sistemi. Amaç ne mi? Amaçları öğrencileri tek tip yetiştirerek makineleştirmek... Tabii ki tek kusuru da bu değil sistemin. Bizlere ezbere dayalı eğitim vererek ve kendimizi geliştirebileceğimiz bilimsel bir ortam sağlamayarak da tek tip insan yetiştirmeye çalışıyorlar.

Böylece hiçbir şeye ses çıkaramayan, tek başına düşünemeyen, kendini tanımayan, yaşadıklarından bihaber bir kuşak yetiştirmek amaçlanıyor. Liselerde öğrencilerin hiçbir hakkı yok! Liselerde eğitimin ücretsiz olduğunu söyleyen, kitapların ücretsiz dağıtılacağını söyleyenler, okul aidatlarıyla, ekstradan aldırdıkları kitaplarla yalanlarını açığa çıkarıyorlar. Yaptıkları her şeyi bizim geleceğimizi ellerimizden alabilmek için yapıyorlar. Buna karşılık biz ne mi istiyoruz?


Özgür ve tarafsız eğitim hakkımızı istiyoruz. Bize ‘doğru’ olarak gösterilen ve yalnızca tek tip düşünceye imkan tanıyan müfredatların yerine farklı fikirlere açık müfredatlar istiyoruz. Birbirimizi ‘ezip geçmek’ için koşullandırıldığımız bir ‘yarış eğitimi’ yerine dayanışma içerisinde insanca eğitim almak istiyoruz. Okullarımızda sosyal açıdan kaynaşabileceğimiz farklı aktiviteler olmasını istiyoruz. Ve bununla beraber, kendimizi anlamamıza, kendimizi geliştirmemize olanaklar tanınmasını, yeteneklerimizi ve ideallerimizi bir kenara atmak zorunda kalmamak istiyoruz. Çünkü bizler genciz, liseliyiz, yarınlarız.{jcomments on}

Böylece hiçbir şeye ses çıkaramayan, tek başına düşünemeyen, kendini tanımayan, yaşadıklarından bihaber bir kuşak yetiştirmek amaçlanıyor. Liselerde öğrencilerin hiçbir hakkı yok! Liselerde eğitimin ücretsiz olduğunu söyleyen, kitapların ücretsiz dağıtılacağını söyleyenler, okul aidatlarıyla, ekstradan aldırdıkları kitaplarla yalanlarını açığa çıkarıyorlar.


Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99