Bir beddua olarak Kütahyalı

 

Celal Erten

Kütahya şehrine, insanlarna dönük hiçbir ima içermemek kaydıyla, bir bedduaya verilebilecek en uygun isim olsa olsa ‘Kütahyal’ı olur. Kütahyalı gibi yeniyetme sol düşmanlarına, ellerinden tutup Taraf platformunda özgürlükçülük payesi mi veriyordunuz? O zaman alın belanızı bulun. Salya sümük girin birbirinize. Allah size Kütahyalı versin Bülent Somay…

“Lafı çok uzatmamak için, (…) ‘geleneksel Türk solcu’ zihniyetinin temel özelliklerini maddeleyerek söze başlayayım. (…) bir gün Stalinistken ertesi gün Kemalist, bir gün Maocuyken iki gün sonra ulusalcı olabilir. Bu zihniyetin temel sorunu, gündelik olarak kendisini bağlı gördüğü/gösterdiği ideolojik yapıda değil, kendi haklılığına tartışmasız inancında, ötekini harcama, aşağılama konusunda gösterdiği eşsiz kararlılıkta yatar. (…) ırkçılık, milliyetçilik, faşizm, Kemalizm, Stalinizm, Jakobenizm, Maoculuk fanidir, kalıcı olan geleneksel Türk solcusunun kendi haklılığına olan sarsılmaz imanıdır.” Bu satırlar, Taraf gazetesinin solcu bir yazarından, Bülent Somay’dan… Somay, Rasim Ozan Kütahyalı’ya kızıyor. Çünkü Kütahyalı’nın solcu kabul edilen bazı Rock’çılara milliyetçi demesi, ırkçı demesi, faşist demesi Bülent Somay’a doğru gelmiyor. Bunun üzerine komünist Bülent Somay, Kütahyalı’yı ‘tıpkı solcular gibisin’ diyerek eleştiriveriyor, aferin ona. İlke olarak biz, Tarafçılar arasındaki akıl alış verişine karışmayız. Ama bu sohbetin devamı hakikaten keyifli ve kayıtsız kalmaya izin vermiyor.

Tanımayanlar olabilir. Kütahyalı soyadlı kimse, Mayıs ayında “Deniz Gezmişler Ergenekonun atasıdır” demek üzere konuk yazar kontenjanından dahil oldu Taraf’a. Sanki solu çok iyi bilirmiş, solla ilgili ahkam kesmek için ehliyeti varmış gibi poz verip kağıt ziyan eden Kütahyalı, sola hiçbir zaman bulaşmamış onun tam karşısında yer alan bir kesimden geliyor aslında. O bir Genç Yunus, Liberal Demokrat Parti’nin gençlik örgütünden yani. Besim Tibuk’un kabilesinden, onun yaşça ufak, akılca denk bir benzeri. Besim Tibuk, siyasi kariyerine 2002 seçimleriyle nokta koymadan evvel bir televizyon komiğiydi. “Memleketi satacaklar diyorlar, satacağız tabii” tadında çıkışlarıyla akıllarda yer etti. Eğer bu minvaldeki şovlar yeterince dikkat çekmese, İstiklal Caddesi’nde mayoyla gezip “bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” pankartı açar mıydı bilemeyeceğiz. Rasim Ozan Kütahyalı da Tibuk’un partisinde mayalanmış. Artık tencere yuvarlanıp kapağını mı bulmuş yoksa Tibuk Kütahyalı’yı eğe büke uygun bir kapak haline mi getirmiş bunu da bilemeyeceğiz. Ama sonuç, siparişe uygun.

İşte bu Kütahyalı gözünü kulağını kapatıp, Türkiye’de solcu devrimci ne varsa bunlara küfür etmekten usanmadığı için Taraf gazetesi onu konuk yazarlıktan köşe yazarlığına terfi ettirdi. (Burada bir parantez, geçtiğimiz yaz bu adamla fikir tartışacağını düşünen bazı solcular, Somay’ın akıbetine dikkat etmeliler) Neyse efendim gel zaman git zaman Kütahyalı bu işi otomatiğe aldı. Ona iki üç isim verin (diyelim x, y, z) bir de vesile (bunlardan birisi mesela AB’ye karşıyım demiş olsun) Kütahyalı döktürür. “Bu x,y,z kendilerine solcu derler. Ama aslında bunlar milliyetçidir, faşisttir. Eğer öyle olmasalardı AB’ye karşıyım derler miydi? AB’ye faşistlerden başka kim karşı çıkar?”. Bütün mekanizması böyle çalışıyor Kütahyalı’nın. Ama saldırdığı isimler Somay’ın tanıdığı/sevdiği birileri olunca arıza çıktı. Bülent Ortaçgil’i tanırmış Somay, “ona nasıl faşist dersin” diye itiraz ediyor. Aşırı genellemenin sakıncalarından bahsediyor. Bir de Kütahyalı’nın bilmediği halde biliyormuş gibi görünmeye çalışmasına takılmış: “Derrida/ Spivak/ Zizek anıştırması gerçekten de tuhaf kaçıyor. Ne Derrida’sı, ne Spivak’ı Allah aşkına? Zizek nereden devreye girdi? Bunu söyleyen ya bu kişilerin yazdıklarına hiç göz atmamış, ya da sayı saymasını bilmiyor.” Cehalet sadece sizin ayağınıza basınca mı yakışıksız oluyor Bülent Somay?

Kütahyalı bunu yeni mi yaptı Bülent Somay? Bilmediği halde bilir göründüğü ve küfür ettiği kişiler solcular olunca, Somay’ın hiç sevmediği ve tırnak içine alarak bahsettiği marksist-leninistlere haftada üç vakit Taraf’taki köşesinden, günde otuz beş vakit kendi kendine küfür ederken, genellerken, cahil cesaretiyle saydırırken neden genellemelerin sakıncalarından ve bilmeden konuşmanın zararlarından bahsedesiniz gelmedi? Asıl soru da şu: Kütahyalı gibi birisini bir ‘köşe yazarı’ haline getiren, sizin Taraf değil mi? Çirkeflik, sırtı size dönükken zararsız, salyası size sıçrarsa pis bir şey midir?

Ahmet Kaya’yı çok severmiş Kütahyalı. Nasıl olsa Ahmet Kaya gelip ağzının üzerine çakamaz, geniş geniş konuşuyor. Yetmiyor, Somay’a Ahmet Kaya için ne yaptın diye soruyor. Alın size Somay’dan cevap: “Ahmet Kaya’yı birileri linç etmek isterken ne o linçe katıldım, ne de hiçbir şey yapmadan durdum. (…) beni onu linç etmeye kalkanlarla ‘özdeşleştirmek’ ne Kütahyalı’nın haddine düşer ne de bir başkasının.” Bütün bir 68 kuşağını darbecilikle faşistlikle özdeşleştirmek Kütahyalı’nın haddi ama Somay’ı bir şeyle özdeşleştirmek değil. Sizin adaletinizi, terazinizi sevsinler.


Hayır, ‘Rasim’ ya da ‘Ozan’ denemez. Çünkü ‘Rasim’, bilinen, halk arasında kullanılan bir erkek adıdır. ‘Ozan’ ise biraz daha solcu, Türkçeci çağrışımlar içeren bir isim. Kütahya şehrine, insanlarına dönük hiçbir ima içermemek kaydıyla, bir bedduaya verilebilecek en uygun isim olsa olsa ‘Kütahyalı’ olur. Kütahyalı gibi yeniyetme sol düşmanlarına, ellerinden tutup Taraf platformunda özgürlükçülük payesi mi veriyordunuz? O zaman alın belanızı bulun. Salya sümük girin birbirinize. Allah size Kütahyalı versin Bülent Somay…
Altına sıçmasına güldüğünüz bir çocuk, bokunu duvara sürünce ne hakla kızabilirsiniz? Duvar sizin tamam, ama çocuk da öyle. Böyle geçinip gideceksiniz baylar, itişip kakışabilirsiniz. Ama bir arada yaşayacaksınız. Çok rahatsız oluyorsanız duvara değmemeye çalışın.
“Ben Kütahyalı’nın dayakla bile uslanabileceğine inanmıyorum; (…) Eğer bütün bunlara rağmen mecbur kalsaydım (ne bileyim, açık hakaret, darp girişimi filan), o zaman da kendi işimi kendim görür, ‘cemaat’e muhtaç kalmazdım” diyor Somay. Karateci olduğuyla övünen Somay’la Kütahyalı kozlarını paylaşacaksa, buradan rica edeyim. Galip gelenle bir maç talep ediyorum.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99