Ankara Üniversitesi yemekhane işçileri direnişte

 

Yarınlar

Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü yemekhanesinde uzun süredir çalışan işçiler, maaşları ödenmeden işten atılmaları üzerine boykot yaptı. Öğrenci-işçi dayanışmasının güzel bir resmi olan bu direniş, sadece Cebeci Kampüsü’nde değil diğer fakültelerin bulunduğu kampüslerde de yemek boykotları yapılmasını önayak oldu. İşçilerin her durumda kendi haklarını savunabileceğini ve birlikteliğin her şeyi sağlayabileceğini gösteren bu boykotlar, karşısında durmamız gereken sistem için başarılı bir gösterge oldu. Emekçiler kendi bütçeleriyle yemek çıkardı ve kendilerinin belirlediği bir fiyat çizelgesiyle aslında ‘patron’a ihtiyaçları olmadığını ciddi bir öğrenci desteğiyle göstermiş oldu.

Tüccar Rektör
Rektörlük açıklamasını yaptı ve işçileri suçladı: “İşçiler taşeron şirketle uzlaşmaya gitmemiş, isyankar davranmıştır.” TADAL Yemek Şirketi’ne bağlı sözleşmeli çalışan işçiler iki aydır maaş verilmediğini üstüne üstlük belli bir tazminat verilmeden işten çıkarıldıklarını belirtti. İşçiler, günde 16 saat sağlıksız koşullarda çalışıp haklarını alamadıklarını, işverenlerin ve rektörlüğün daha da kârlı çıkması için kendi haklarından vazgeçmeyeceklerini ve ayrıca kendilerinin emekçi olduklarının hatırlanılması gerektiğini vurguladılar. Onlar patronların kölesi değildi bundan böyle...

Başta rengini belli etmekten kaçınan rektörlük, işçiler ve taşeron firma arasındaki soruna karışmayacağını belirtmişti. Ancak öğrenci ve öğretim üyelerinin de desteğiyle direnişin ciddiyeti anlaşıldığında durum değişti. Medyada; taşeron firmayla anlaşma yapmayı istemeyen işçilere, üniversitenin başka yerlerinde çalışma imkanı sağlanacağını söyleyen rektörlük; işçi temsilcileriyle yapılan görüşmelerde belki başka taşeron firmalara transfer olabileceğini, ona da garanti verilmeyeceğini belirtti. Öğrencileri müşteri olarak, kampüs içinde çalışan işçileri köle olarak gören rektörlük için ve diğer tüccar zihniyetli rektörlükler için bu direniş emeğin, birlikteliğin sembolü birliğin gücü olarak adını tarihe yazmıştır.

Baskılar, gözaltılar yıldırmayacak
Cebeci Kampüsü’nde sürdürülen 17 günlük yemekhane direnişi polis saldırısına uğradı, işçi ve öğrenciler gözaltına alındı. Sinsice bir planla polisin harekete geçerek sabaha karşı operasyon yapması, sendikalar ve öğrenciler tarafından tepkiyle karşılandı. Saldırılar ve gözaltılar sadece Cebeci Kampüsü’yle sınırlı kalmadı. Boykota diğer fakültelerde destek veren öğrenciler de gözaltına alındılar. İşçiler, polisin bu saldırısında rektörlüğün parmağı olduğunu belirttiler. Haksız da sayılmazlar, işverenle ortaklaşa iş yürüten piyasacı rektörlük, kendi işçisine yapılan müdahalenin de dolaylı ya da dolaysız olarak destekçisi konumundadır.

Sonuç olarak boykot oldukça başarılı bir kazanımla bitmiştir. Cebeci Kampüsü’ndeki yemekhane boykotu, zor çalışma koşullarına ve işçiyi hesaba katmayan sermaye zihniyetine karşı, haykıran direnişçilerin sesi, onların gücü olmuştur. Mücadelelerine artık OLEYİS’te örgütlü olarak devam edecek olan işçiler, meydanı sömürücü, pazarlamacı zihniyete bırakmayacaklarını göstermişlerdir.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99