Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

‘Yeni Orta Sınıf’ için rüya bitti! Uyanma zamanı

 

Ali Kızıloğlu

CV’sini alıp hızla uzaklaşan ‘profesyonel yöneticiler’ için fırsatçı, girişimci, işbilir, hırslı vb. gibi sıfatları yakıştırmak daha doğru olur. Neo-liberal dönemin erdemleri bunlar. Reagan’ların, Thatcher’ların ve Özal’ların yarattığı bir kuşak. Yeni orta sınıfın kaymak tabakası, özenilen ve yerinde olmak istenen bu kesimi işsiz kalma korkusu sarmış durumda… Şimdi onların yerinde olmak isteyen var mıdır?

yuppie1siteTüm dünyada krizin konuşulduğu şu günlerde gelecek hakkında kaygılanmayan kimse var mıdır? Mesela ‘borsa oynama’ alışkanlığı olanlar, tuttukları takım zorlu rakibi karşısında mağlup durumdayken yeni bir gol yemesin diye içinden dua eden taraftarlar gibi, yeni bir banka batacak mı korkusu yaşıyorlar. Batıyor da. Bu yazı yazılırken ABD’de yeni bir bankanın iflasını açıkladığı haberini veriyor haber siteleri. Yanı başında yer alan başka bir haber ise ABD ve İngiltere’de çalışan Türk bankacıların krizden kaçıp ülkeye dönmek için Türkiye’deki bankalara ‘CV yağdırdıklarını’ bildiriyor. ‘Domino taşı gibi birer birer devrilen bankalar’ın haberlerini, artık gitgide daha fazla sayıda, ‘batmamak için çalışanlarını işten çıkaran şirketler’in haberleri takip edecek. İşten çıkarmalar başladığında en çok mağdur olanlar, kıtalararası şirket değiştirmek için sağa sola gönderecek kabarık cv’leri olmayan, hizmet sektörünün alt kademelerinde ve üretimde çalışan işçiler olacak. Ancak yine de işten çıkarılma tehlikesiyle karşı karşıya olanların yalnızca alt kademelerde çalışanlar olmayacağını, birçok üst düzey yöneticinin de iş aramak zorunda kalacağını söyleyebiliriz. Gene de bu yönetici taifesinin telaşı biraz garip değil mi? Kaptanların, batmakta olan gemiyi en son terk edenler olması gerekmiyor muydu? Herkesten önce kaçma telaşı hiç de ‘soylu’ bir davranış gibi gözükmüyor. Neo-liberal sistemin yarattığı ‘profesyonel yöneticiler’, ya da yaygın kullanılan isimleriyle yuppie’ler (young urban proffessional-genç şehirli profesyoneller) (1) için ‘soylu’ sıfatı biraz fazla aristokrat kalıyor. Soyluluk geçmişte kalmış ve fazla aristokrat bir sıfat. CV’sini alıp hızla uzaklaşan ‘profesyonel yöneticiler’ için fırsatçı, girişimci, işbilir, hırslı vb. gibi sıfatları yakıştırmak daha doğru olur. Neo-liberal dönemin erdemleri bunlar. Reagan’ların, Thatcher’ların ve Özal’ların yarattığı bir kuşak. Yeni orta sınıfın kaymak tabakası, özenilen ve yerinde olmak istenen bu kesimi işsiz kalma korkusu sarmış durumda… Şimdi onların yerinde olmak isteyen var mıdır?

Türkiye’de ne bulacaklarını düşünüyorlar sizce? “Ekonomimiz iyi durumda, gereken önlemleri aldık.” gazı pek işe yaramış gibi gözükmüyor. Yurda dönüş hazırlıkları yapan yöneticilerin bir kısmı için gidecek bir yerin kalmadığını söylemek için medyum olmaya gerek yok. Dahası, gelecek hayalleri ‘onlar gibi olmak’ olanlara birilerinin gerçeği anlatması gerekiyor. Artık halka ilişkiler ya da insan kaynakları okuyup üzerine bir de işletme master’ı yapmak işsiz kalmaya engel olmuyor. İsterseniz bir de ikinci yabancı dil öğrenmeyi deneyin. Belki Japonca öğrenmek iş bulmanıza yardımcı olabilir. Gene de gerçeklerden kaçmanın faydası yok. O rüya bitti; artık uyanma zamanı.

Aslında rüya biteli çok oluyor. Bunu, biraz önce sözünü ettiğimiz yuppie’lerin göç haritasına bakarak anlayabiliriz. Aynı yöneticiler 2001’de kriz Türkiye’de patlak verdiğinde, yurtdışına kaçmanın yollarını arıyorlardı. Şimdi gittikleri gibi geri geliyorlar. Peki sıradaki durak neresi olacak dersiniz? Hiçbir şey üretmeden, para üzerinden para kazanmayı sağlayan bu sistemin artık çöpe atılmasının zamanı geldi. Artık bankacılık, borsa ve spekülasyona dayanan bir ekonomik sistemin daha fazla yamanacak hali kalmadı. Bu, neo-liberal sistemde köklü bir değişiklik yaşanması gerektiği anlamına geliyor. Bunun doğal sonucu olarak, neo-liberalizmin ihtiyaç duyduğu, hizmet sektöründe istihdam edilen yeni orta sınıfın istihdam alanlarında da bazı değişiklikler olacak. Plazalarda çalışan kaymak tabakası için taşınma zamanı. Hatta belki otoparklı, güvenlikli, yüzme havuzlu sitelerinden de…

Ali Şimşek, Yeni Orta Sınıf adlı kitabının sonuç bölümünde durumu şöyle özetliyor: “2001 krizi yeni orta sınıfı ‘ağzında suşi tadıyla’ bırakıverdi. Arkasından 11 Eylül ile tarih ‘ansızın’ geri döndü. 90’lı yılların parlak banka tabelalarından pek bir şey kalmadı geriye.” (2) Yazar, yeni orta sınıfın nasıl ortaya çıktığını, piyasanın hangi ihtiyacına cevaben yaratıldığını, bu sınıfın kültürel alışkanlıklarını, kullandıkları dili, okudukları dergileri, yaşadıkları mekanları incelediği çalışmasının sonunda yer veriyor bu tespite. Ali şimşek, aslında çok geniş, neo-liberal dönemde hizmet sektörünün büyümesiyle daha da genişleyen bir sınıf olması bakımından incelemesi oldukça zor olan yeni orta sınıf hakkında çok başarılı bir inceleme yapıyor. Yeni orta sınıf, yazarın deyimiyle; “Eski küçük burjuvazide olduğu gibi, yeni orta sınıfın sınırları da kesin bir biçimde çizilemez: Yeni orta sınıf bürokratik hiyerarşinin tepesinde yönetmen kapitalist sınıfa yaklaşırken, dibinde de beyaz yakalı işçi sınıfına yaklaşır. Bu anlamda bağımsız bir sınıf değil, üstündeki baskılara bağlı olarak şu ya da bu yöne çekilen bir sınıftır.” (3) Kısa sürede çok para kazanmak, ‘kariyer yapmak’, en tepeye çıkmak için ‘hep daha fazlasını istemek’ gibi niteliklerle bezenmiş olan bu sınıf için, ‘yukarıdakiler’in bu ani düşüşü oldukça umut kırıcı olmalı. Artık anne-babaların çocuklarına seçtikleri, ayda birkaç bin dolar kazanılan meslekler, yerini daha az kazandıran ama iş garantisi olan mesleklere bırakıyor.

Yeni orta sınıfa dahil olan; ancak beyaz yakalı işçi sınıfına yakın olan mesleklerde çalışanlar ise önümüzdeki dönemde işçi sınıfı içerisinde değerlendirilecek gibi gözüküyor. Bu yüzden, gökdelenlerin tepesine çıkmayı düşleyenlerin, inşaat işçisi olarak çalışmaları halinde bu hayallerinin gerçekleşmesinin, diğer yola oranla, daha yüksek bir ihtimal olduğunu söylersek pek de abartmış olmayız.

(1) Hayri Kozanoğlu’ndan aktaran Ali Şimşek, Yeni Orta Sınıf, L&M Yayınları, 2005, s.33-34.
(2) Ali Şimşek, Yeni Orta Sınıf, L&M Yayınları, 2005, s.119.
(3) A.g.e., s.20{jcomments on}