Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Adnanoğlu çeşit çeşit: Homo homini şükür

 

Haluk T. Canatay

Kartalın kanadını açıp uçtuğu anın güzelliği ile tavuğun kanadının yemeye başladığınız anın güzelliği apayrı değil mi ey gözüne, izanına kurban olduğum okur. Penguende de kanat var mesela ama ne uçuyor, ne yeniyor demek ki, evrim teorisi yüzyıllar önce çökmüştür. Bunu anlamamak için “Benim dedem şebekti, dayıoğlum da şempanzeymiş.” diye övünüyor olmak gerekir.

orangutan2Kimi kendini bilmezler atıp tutuyor; “İnsan maymundan gelmiştir.”, “Evrilmiştir.”, “Daha dün kıçımız pespembe açıkta dururdu, taşa bile silmeyi bilmezdik.” diye durmadan teoriler üretip duruyorlar. Duyan da matah bir şey zannedecek maymun olmayı, bunlara özenen çıksa “Aman özüme döneyim, arkadaşımı önüme oturtup kafasındaki bitleri çitleyivereyim.” dese ne olacak, bu gencecik insanların sorumluluğunu kim üstüne alacak, ona cevap veren yok. Varsa yoksa, evrim, devrim, antin, kuntin. Kantin köşelerinde oturmaktan oluyor bunlar, YÖK derslerine girseler yaratılışı, kurtuluşu pek güzel öğrenecekler, “Amanın salah buldum, o neydi öyle Mendel’in fasulyeleriymiş, Darwin’in tosbağalarıymış içim burulmuş yahu, gülsuyu verin bana Adnan, Adnaaan.” diye bağırıverecekler ama kantini bırakıp da dersliğe adımını atmıyor ki köftehorlar, kendilerini bilimlerini araştırmaya vakfetsinler.

İnsanoğlu, namı diğer ademoğlu adı üzerinde bir şerefli mahluktur. Şebekle, maymunla, orangutanla, babunla akrabalık etmeye hevesli olanlar kendilerine bahşedilen nimetlerin kıymetini bilemeyenlerdir. Etrafımıza bir baksak hepsi Yüce Rabbimizin insana bahşettiği güzelliklerdir ve hepsi kendi içinde mükemmel şekilde var kılınmışlardır. Bakınız ceviz ağacı. Tahtanın içinde duran cevizi, toprağa gömdüğünüzde ortaya çıkan o kocaman ağaca bakıp da Yaradan’ın şifresini anlayamıyorsanız, hiç kusura bakmayın siz orangutandan yahut babundan gelmiş olabilirsiniz. Hatta korkarım gelememiş bile olabilirsiniz. Kartalın kanadını açıp uçtuğu anın güzelliği ile tavuğun kanadını yemeye başladığınız anın güzelliği apayrı değil mi ey gözüne, izanına kurban olduğum okur. Penguende de kanat var mesela ama ne uçuyor, ne yeniyor. Demek ki evrim teorisi yüzyıllar önce çökmüştür. Bunu anlamamak için “Benim dedem şebekti, dayıoğlum da şempanzeymiş.” diye övünüyor olmak gerekir. Bunları yüzyıl beklesen bir bayramda el öpmeye gelmezler ama yüz versen her bayram hayvanat bahçesine koşarlar, “Aman atalarımız buradaymış, paşa dedem de gorilzadedir.” Oysa insanların yirmi yaş dişleri bizi evrendeki apayrı yerimize kavuşturur.

İnsanoğlu böyle olur da havvakızı durur mu? Ademoğlu demesek de o da insan sayılır, onu da incelemek gerekir. Bakın nasıl da yanlış işlerle uğraşanlar, Hakkın bahşettiği kemaleti ne boş işlerde harcayanlar var:

Homo ticus bilkenticus
İnsan türünün dişi kısmına ait olan bu türü ayırt etmek kolaydır. Öncelikle dış görünüşü ile kendisini belli eder. Saçların sarı olması türe ait olmanın belirleyici özelliğidir. Saçlardaki sarılık miktarı arttıkça dişi bireyin sürünün içindeki rolünün belirginlik kazandığını gözlemleyebiliriz. Türün bir diğer ayırt edici özelliği, şaşılacak derecede benzerlik göstermesidir. Türe ait üyeler genç yaşlarda ortodontik müdahaleler ile aynı diş yapısına sahip olduktan sonra belirli yaşa geldiğinde yüz nahiyesine yapılan müdahaleler ile tipik burun ve elmacık kemiği yapısına sahip olur. İlerleyen dönemde yapılan silikon müdahalesi alfa bireye ait bir diğer özelliktir. Botox çağına gelmiş olan üyeler türün dışlamaya başladığı “senior” tabir edilen yaşlı üyeleridir. Bu dönemde vücut üzerine yapılacak müdahaleler sonuç vermeyeceğinden, Birkin ve Hermes çanta, Blahnik ayakkabı gibi aksesuarlar ile tür içerisinde saygınlık elde etmeye çalışılır. Türün baskın üyelerinin parlak objelere düşkünlüğü rahatça gözlenebilir. Saçlardaki sarılık oranı gibi, vücut üzerinde taşınan parlak nesne sayısı bireyin sürü içerisindeki rolünü ortaya koyar. Kendilerine ait konuşma tarzını çözmek zor olmasa da, dilin hızlı değişimine adapte olmak tür dışındaki bireyler için kolay değildir. Türün kendi içerisindeki anlaşma düzeyinde yer alan “yanee, ağbi manyak bişey, yıkılıyosuun” tarzındaki kodlar türe yakınlaşmak isteyen alt türler tarafından edinildikçe hızla terk edilir ve tür kendi içinde yer alan çözümlemesi son derece karmaşık olan iletişim ağı vasıtasıyla tanıtıcı yeni kelimeleri üyelerine aktarır. Türün iletişim ağını çözmenin zor olmasının ana nedeni okumaya olan ilgisizlikleridir. Sayıca oldukça kalabalık olan homo bilkenticus kitle iletişim araçlarına son derece ilgisiz görünür. Buna rağmen kendi içerisinde sıklıkla değiştirdikleri haberleşme araçlarıyla bir zincir kurarak haberleşirler. Bir dönem chat olan zincir haberleşme aracı yerini msn’ye sonra kısa mesaja devretmiştir. Böylece türe ait olmayan üyeler haberdar olana dek kod kelimeler ve hatta haberleşme araçları dahi eskimektedir. Türün altındaki üyeleri devamlı eski kelimeleri kullanmaları ile deşifre olurlar. Türe ait olamayan diğer bireyler kendilerini kara ve kıllı yapıları ile kolayca eleverdiklerinden sorun teşkil etmezler.

Homo tarafus libertatus
Bu türe ait üyeler kendilerini diğerlerinden ayırmayı sevmeleri sayesinde uzmanlara pek iş düşmeden tanımlanabilirler. İçinde bulundukları ortamdan duydukları büyük rahatsızlık ve sürekli ait olmadıklarını, başka şehirleri özlediklerini, başka dilleri aradıklarını belirttikleri ve devamlı kızgın, kin kusar ifadeler içinde oldukları için tarafus libertatusa rastladığımızda kolayca tanımlarız. Emin olmak için yüzlerine sarımsak hohlamak yahut tespihle işaret etmek ya da Türk bayrağı sallamak gerekebilir. Maruz bırakıldıkları bu durum onlarda şiddetli reaksiyona neden olur. Homo ergeneconis ile aynı familyaya ait oldukları konusunda uzmanlar görüş birliği içindedirler. Bu görüşe göre libertatusların bir kuşak öncesi ergeneconise ait üyelerdir. Libertatusların duyduğu büyük kinin bu gerçekten kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Bu nedenle libertatuslar tüm etnik tarifleri milliyet temelinden uzaklaştırmak eğilimindedir. Örneğin, “Aleviler Türk yahut Müslüman değildir onlar Keldanilerin devamıdır, Türkmen diye tanımladığınız insanlar aslında Likyalılardır.” tipik cümleleridir. İçinde yaşadığı toplumun baskın öğelerinin yabancılaşması ve her zaman batıya doğru yabancılaşması onlara büyük keyif verir. Bir ergeneconisin “İtalyan DNA’sını inceledik, onlar aslında Türkmüşler.” demesi Libertatusu kahkaha içerisinde bırakırken, “Anadolu köylülerinin DNA’sı üç bin yıllık Yunan mezarlarından alınan örneklerle karşılaştırılmış, köylülerin antik Yunan olduğu anlaşılmış.” haberi bilimsel ve mozaiksel olarak coşkuyla karşılanır. Bu durum dahi onların ergenoconisle olan akrabalıklarını işaret eder.

Homo turanus ergeneconis
Yukarıda genel bilgilerini verdiğimiz bu tür dünya üzerindeki tüm insanların, ergeneconia denilen ortak vatandan ascenia adlı ortak atadan türediğine inanır. Cahil cesaretine sahipseniz bu türün üyelerini ayırt etmek için onlara “Siz homo turanus ergeneconis misiniz?” sorusunu yöneltebilirsiniz. “Homo senin babandır!” ünlemiyle birlikte burnunuza vurulacak yumruk karşınızdaki bireyin bir ergeneconis olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıkla ortaya koyacaktır. Ergeneconis birey etrafındaki herkesin kendi türünden türediği konusundaki inancına rağmen kendi türü dışındakilere devamlı saldırgan yapısı ile de tanımlanabilir. ‘Dünya ergeneconis olsun’, imiyle belirtilen bu sanrı devamlı şiddete meyleden tipik ergeneconis bireyini ortaya koyar. Diğer türlerden farklı olarak, açık bilimsel tanıma sahip olan turanus türü Brakisefal, turan çıkıntısı olan ve kafatası indisi 81’den büyük olan kafatasına sahip birey olarak da tanımlanabilir.

Homo takiyyus tayyibus
Bu tür baskı altında kaldığı zamanlarda diğer türlerin özelliklerini taklit etmesi sayesinde varlığını koruyabilmiştir. İlk dönemlerinde homo necmettino selametus, takip eden dönemde homo gökçekus tükürükus (sonraki dönemde homo gökçekus arsenikus olarak tanımlanan tür), homo arınçus mesirus, homo caeserium gülus, homo comunistus şenerus gibi alt türlerin hızla bulundukları yapı içinde yapının asli unsurlarına benzer şekil alarak çoğalmaları nedeniyle tanımlamak ve genel özellikler belirlemek bakımından büyük güçlükler çıkarmaktadır. Kimi Bilim adamları homo nurus gülenus adıyla bambaşka bir familya olduğunu ortaya atmaktadırlar ancak türe ait oldukları iddia edilen üyelerin çok farklı özellikler göstermeleri ve hatta gösterdikleri özellikleri bir daha göstermemeleri nedeniyle bu türün bilimsel anlamda varolup olmadığı dahi tartışma konusudur.{jcomments on}