Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bolivya yarınlarını arıyor

 

Emre Uğur

Morales’in giderek güçlenmesi, anayasanın kabul edilmesine az kalması ve giderek daha çok çiftçi ve işçinin desteğini almasına rağmen Bolivya’da son kozlar oynanmadan kimin zafer kazanacağı bilinemez. Yine de sınıf mücadelesinin giderek yükseldiği topraklarda emekçi halk sosyalist zafere hiç bu kadar yakın olmamıştı.

morales1“Şiddetten Amerikan İmparatorluğu ile sivil toplum adını kullanan ama aslında taşla, sopayla, tüfekle kamuoyunu terörize eden faşist, oligarşi yanlısı gruplar sorumlu.” Bu sözler halen uzlaşının tam olarak sağlanamadığı ve sınıf mücadelelerinin her alanda hiç hız kesmeden devam ettiği Bolivya’nın cumhurbaşkanı Evo Morales’e ait. Morales, emperyalizmin halkı üstünde oynadığı oyunların yeterince farkında gibi görünüyor ve sanırım artık sabrı da taştı ki 10 Eylül günü terör ve şantaj yoluyla devleti sıkıştırmaya çalışan yarım ay (muhalif beş eyaletin olduğu bölgeye verilen ad) bölgesinin ayrılıkçı sağ güçler ile ilişkisi kesinleşen ABD elçisini Bolivya’dan sınır dışı etme kararını açıkladı.

Daha önce Morales’in muhaliflerle defalarca masaya oturmasından hiçbir sonuç çıkmamıştı. Çatışmaların derinleşmemesi için neoliberalizm ve emperyalizmin kucağına düşmüş olan muhalefetle masaya oturmaya razı olan Morales’in, iyi niyetle emperyalistleri ikna edemeyeceğini tam olarak anlaması ve süratle sert önlemler alması emekçiler için tek çözüm olan sosyalizme Bolivya’yı daha çok yaklaştıracaktır. Aksi takdirde emperyalizmle işbirliği içindeki hakim sınıflar daha önce onlarca defa yaptıkları halk kıyımını yine yapmaktan asla çekinmeyecek ve Bolivya emekçileri için bu günler birer yalancı bahar olarak tarihe geçecektir.

Emperyalistlerin desteklediği ırkçı çetelerin cezasız kalması ordu içinde de bulunan darbecilere ancak ve ancak cesaret verir, uzlaşmaya asla katkıda bulunmaz. Eylül ayında tutuklanan Pando eyaletinin muhalif valisi Leopoldo Fernendez’in protesto düzenleyen silahsız çiftçilerin üzerine silahlı kişiler göndererek bir katliama yol açtığını yapılan sorgu sırasında kabul etmesinin ardından hapse gönderilmesi diğer işbirlikçi muhaliflere bir şok yaşatmış olsa da hükümetin kararlılığının devam etmesi halinde muhalefetin kısa sürede ABD desteği ile toparlanması şaşırtıcı olmaz.

Morales’in eli güçleniyor
Yerlilerin ata topraklarına dönme ve özerklik hakları; petrol ve doğalgaz zenginliklerinin adil dağıtımı; kullanılmayan topraklara el konularak halka dağıtılması; eğitim, sağlık, barınma, güvenlik, enerji tüketimi, temel gıda maddeleri ve su insanın ücretsiz ulaşması gereken temel haklar olarak düzenlenmesi…

Hazırlanan ve aralık ayında referanduma sunulacak yeni anayasadaki bazı düzenlemeler bunlar. Bu maddelerin yer aldığı ve tüm toplumla iletişim halinde hazırlanan bu anayasanın ezici bir çoğunlukla kabul edilmesi beklentisi de Morales’in halktan aldığı güce güç katıyor.

Güney Amerika’da esen sol rüzgarlar, Castro’nun ayrılığından sonra ABD’nin Küba’da beklediği patlamanın gerçekleşmemesi, Morales’e desteğini açıklayan devletlerin giderek artması, ABD’deki ekonomik kriz Morales muhaliflerini iyice köşeye sıkıştırıyor. Öyle ki önceki oturumlarda anlaşmayı aklından bile geçirmeyen muhalif valiler Pando valisinin hapsinden ve ABD ile ilişkilerin diplomatik boyutta tamamen kesilmesinden sonra 21 Eylül’deki son toplantıda daha yumuşak bir tavır sergileyip bazı isteklerini kendilerine göre makul bir düzeye çektiler ve bir sonraki toplantıya kadar anlaşmaya razı oldular. Ancak bu geçici zafer asla kimseyi yanıltmasın Santa Cruz valisinin başını çektiği muhalifler tüm güç ve gaddarlıklarını çeşitli yöntemlerle göstermeye devam ediyorlar.

Muhalefet pusuda
Morales hükümetine rağmen devlette sağcı bürokratların ve burjuvazinin gücü hala etkili. Orduda ise karışıklık hakim. Tabandan yükselen Morales desteğine karşın komuta kademesinin arasındaki bölünmüşlük ve gelecekte alacakları tavra yönelik belirsizlik sürüyor. ABD uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele bahanesiyle 4. filosunu yeniden devreye soktu. Üstelik yalnızca Latin Amerika sahillerinde değil Venezüella, Arjantin ve Paraguay’ın yanı sıra Brezilya, Uruguay ve Ekvador topraklarındaki nehirlerde de dolaşacağını söyleyerek tüm Güney Amerika’yı fiili tehdit altına aldı. Bunun Bolivya açısından anlamı ise gerektiğinde (ya da istediğinde) muhalefete hızlı askeri destek verebilecek olmasıdır.

Morales’in giderek güçlenmesi, anayasanın kabul edilmesine az kalması ve giderek daha çok çiftçi ve işçinin desteğini almasına rağmen Bolivya’da son kozlar oynanmadan kimin zafer kazanacağı bilinemez. Yine de sınıf mücadelesinin giderek yükseldiği topraklarda emekçi halk sosyalist zafere hiç bu kadar yakın olmamıştı.{jcomments on}