Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

ABD’de siyasete soyunanlar, Playboy’a da soyunabilir


Uğur Yıldırım

palin2ABD’de seçim tartışmalarının başladığı yaz aylarından bu yana kaç saçmalık ardı ardına ortaya döküldü hatırlayanınız var mı? Önce şu Hillary-Obama geyiklerini hatırlayın. Hillary çok sempatik görünerek puan topladı, Obama kendinden emin görünerek 5 puan öne geçti vb. Süreç başından itibaren bir Mehmet Ali Erbil programı düzeyinde devam ediyor. Ya da Erbil’e haksızlık mı ediyoruz ne?

Kendisini garantiye alan şirketler
379 milyar dolarlık cirosuyla Dünya’nın en büyük şirketi olan Wal-Mart’ın Kasım ayında yapılacak ABD seçimleri konusundaki faaliyetleri oldukça ilginç. Demokratların seçimi kazanmaları durumunda sendikalı işçi sayısını arttıracak yönde bazı düzenlemeler yapacaklarını açıklamaları üzerine, Wal-Mart kendi bünyesinde çalışan işçilerle (şirketin ABD’de 1,4 milyon çalışanı olduğu belirtiliyor) bölüm müdürlerinin katıldığı toplantılar düzenleyerek, işçilerden Demokrat Parti’ye oy vermemelerini istedi. Demokrasi dersi bir! Kimin daha çok işçisi (paralel olarak parası) varsa seçimlerde onun borusu öter. Fakat seçimlerde kendi işçilerine, Demokratlar’a oy vermeyin çağrısı yapan Wal-Mart bakın ne yapmış. Seçimler için 2 milyar dolar kaynak ayırmış. Fakat yapılan siyasi bağışların %48’i Demokratlar’a giderken, %52’si Cumhuriyetçiler’e gidiyor. Demokrasi dersi iki! Asla tek ata oynama. ABD sendikaları da sendikalaşmayla ilgili yeni düzenlemeler konusunu garanti altına almak için Demokratlar’a destek kapsamında 300 milyon dolar kaynak ayırmış durumda. Bu da Amerikan demokrasisinin neden bu kadar ‘gelişkin’ olduğunu kanıtlar bize.

Siyasete soyunamadın gel bari bizim dergiye soyun
ABD’de bu kadarcık demokrasi var diye düşündüyseniz yanıldınız. Alaska Valisi Sarah Palin’den haberiniz yok demektir o zaman. Güzel ve gözlüklü (gözlük esprisini aşağıda anlayacaksınız) Palin, Cumhuriyetçiler’in yeni imaj umudu olmuştu katıldığı toplantılarda. Hani John McCain çok yaşlı ya, Palin Cumhuriyetçi Parti’nin imajını düzeltmeye adaydı. McCain’in yardımcısı olarak siyasete atılmaya karar verdi. Fakat tecrübesiz ‘yıldız’ kısa sürede yaptığı gaflarla ve geçmişiyle ön plana çıkmaya başladı. Palin’in “Büyüden ve şeytandan korunma ve seçimde kazanma duası” içeren ayine katıldığı Youtube’da yayınlanan görüntülerde ortaya çıktı. Demokrasi dersi üç! Dua etmeden seçimlere girmeyin. Maazallah başarısız olursunuz.

İşin ciddiyeti bu kadar aşağılara inince bir ‘yüce’ kişilik, Playboy dergisinin sahibi Hugh Hefner, çıkıp Palin’e bir teklifte bulundu. Siyasette başarısız olursan gel bizim dergiye soyun! Hefner devam etti: “Bence başkan yardımcılığına yeni bir anlam getirir. Soyunmaya karar verirse raflarda dergi kalmaz”. Yalnız bir şeye dikkat çekmek isteriz. Hefner, Palin’in gözlüğünü çıkarmadan soyunması durumunda raflarda dergi kalmayacağını söylüyor. Buraya dikkat: “Ah bir de gözlüğünü çıkarsa” diye bitiriyor Playboy’un sahibi. O zaman rafa düştüğü an dergi tükenecek sanırım. Demokrasi dersi dört! Kadınlar mutlaka siyasete soyunmalı. Başarısız olurlarsa gidip Playboy’a soyunurlar.

Demokrasi’nin derinliği
Şimdi ABD’de çok sarsıcı bir ekonomik kriz yaşanıyor. Kriz’in seçimle ne alakası var diyebilirsiniz. Şöyle ki: 700 milyar dolarlık batık bankaları kurtarma planı çerçevesinde hazırlanan yardım paketi 30 Eylül günü ABD Temsilciler Meclisi’nde oylandı. Bu ilk tur oylamada paket kabul edilmedi. Hem de paketi hazırlayan Cumhuriyetçi Parti’nin üyeleri arasında, pakete olumlu oy vermeyenlerin oranı oldukça yüksekti. Bu durumu Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever nasıl yorumlasa sevinirsiniz: Bu sonuç ABD’de demokrasinin ne kadar gelişkin olduğunun bir göstergesiymiş. “Ancak, başka bir açıdan bakarsak kapitalizmin veya Bush’un en kara gününün aynı zamanda demokrasinin en ak günlerinden birisi olduğunu görüyoruz!” Bizde olsa liderin dediği olurmuş. Bu kadar sığlık içinden derin bir demokrasi bulup çıkartan Ülsever’i gerçekten tebrik ediyoruz. Ülsever de günün birinde siyasete soyunmaya karar verirse bir de gidip Hefner’le görüşsün. İşte o zaman gerçek bir demokrat olarak davranmış olur.{jcomments on}