
Herhangi bir biçimde ‘seçkinler’e karşı olduğu iddia edilemeyecek olan Demirel bu işi “benim işçim benim köylüm” diyerek çözebilirken daha zor zamanların adamı Erdoğan, laftan fazlasını vermek zorunda kalıyor. Adil olmak gerekirse, makarna ve kömür dağıtma ağını kullanan bir neo-liberal hükümetin, “makarna bulamıyorsanız palavra yiyin” diyen bir hükümete göre yoksulları ikna etmeye daha çok hakkı vardır.


