SUNU: Kaldır başını arkadaş kan uykulardan!

Kaldır başını arkadaş kan uykulardan,
Bu yürek bu atardamar atmaz olsun.
Ses ol, Işık ol, Yumruk ol!
Tabanındaki depremi duymuyor musun?

Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul yeniden tükürdüğün o kitapları
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası inan bana günlük güneşlik

Artık benden geçti demek istiyorsan arkadaş,
Öyleyse aç kollarını korkuluk ol!  
Çabuk ol! Çabuk ol! Korkuluk ol!
Öyleyse aç kollarını korkuluk ol!
...
Rıfat Ilgaz

Fehmi Koru sosyalist solun durumuna üzülmüş… Kolay değil yeni amiral gemisinin yeni kaptanı olmaya niyetlenmek…

Muhafazakârların sıradan bir gazetesiyken, Türkiye’nin yeni ‘Hürriyet’i olmak… Hele hele kaptanlığı Ertuğrul Özkök’ten devralmak, o hiç kolay değil. Kapsayıcı, kucaklayıcı olacaksın bir kere; herkesin adına konuşabileceksin; gün gelecek kıçlarının peşinde dolaştığın efendilerinin de eleştirisini yapacaksın bir iki satır. En önemlisi ‘öteki’yi de düşüneceksin. Bir ömür boyu lanet okuduğun, kanını emmeyi beklediğin solculara akıl verme hakkını kendinde göreceksin, onlar için üzüleceksin. Kolay değil gerçekten hem de hiç kolay değil…

Türk sağının kokuşmuş pisliğini Ergenekon’la örtmeye çalışmak kolay değil… Madımak’ta yanmış insan eti kokarken, yanan insanlar arasında provokatör aramak ve sonra amiralliğe kadar yükselmek için yanan o insanların ardıllarına, yandaşlarına, yoldaşlarına demokrasi dersi vermek kolay değil. Enformasyon bombardımanından nutku tutulmuş bu millete ‘Ergenekon öyle bir örgütmüş ki, gece yarısı koynunuzdan karınızı alır da haberiniz olmaz’ türünden bilinmeyen, esrarengiz korkular salmak kolay değil. Solcuları Ergenekoncu, Ergenekon’u kontrgerillanın hası olarak ilan etmek de kolay değil; tüm faili meçhulleri herhangi bir meçhullüğü kalmamış bir-iki emekli generale yükleyip kontrgerillanın kendisini aklamak da…

Tayyip Erdoğan’ı ‘bir çok yönüyle dünyanın değişik ülkelerinde kitleleri arkasına takabilmeyi başarmış karizmatik sol liderlere benzetmek’ de kolay değil; insanların sadece Ramazan ayında acıktığını, sadece seçim zamanları soğuktan it gibi titrediğini düşünmek ve tabii ki düşündürmek de....

Solculara, solculuğun adını kirletenlere karşı ortak bir cephe kurmayı önermek mi? O kolay işte… Sol-liberallerin at boku gibi her köşe başına düşmüş demokrasi ve özgürlük çağrıları varken; darbeye karşı İslamcısından sol-liberaline, muhafazakârından sözde Marksist partisine kadar ortak cepheler kurulurken sola çağrı yapmak en kolayı ve en doğal da hakkı Fehmi Koru’nun.

Merak etme Fehmi Koru! Seni kale alacak, ulusalcılıktan kaçmak adına seninle aynı tarafta olmaktan gurur duyacak, senden çok daha önce harekete geçmiş ve hala utanmadan sıkılmadan kendine solcu diyebilenler var bu memlekette ve onlar var olmaya devam ettikçe senin çağrılarına demokrasi ve özgürlük adına karşılık veren solcular da her daim olacak.

Ama başka türlü solcular da hep olacak bu memlekette. ‘hallerine üzülüyorum’ diyorsun ya o türden, seni her zaman üzecek türden solcular… AKP’nin ne mal olduğunu bu halka anlatacak türden solcular, bıkmadan usanmadan kösteğini de yese yine yüzünü o halka dönecek türden solcular… Solcu olduğunu unutmamış, devrim düşüncesini rafa kaldırmamış, umutlu ve dirençli solcular yaşamaya devam edecek bu memlekette ve onlar yaşadığı sürece sen üzüleceksin!{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99