Serbest ticaret mi dediniz? Ona artık liberaller bile inanmıyor

 

Uğur Yıldırım

tekstilsiteHatırlayanlarınız vardır. 1995 sonunda Türkiye’yle Avrupa Birliği arasında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının ardından tam bir ‘bayram’ havası yaşanmıştı. Gümrük Birliği anlaşması AB ülkeleriyle ticari ilişkilerde Türkiye’nin aldığı gümrük vergilerinin bir kısmının azaltılmasını, bir kısmının ortadan kaldırılmasını vb. kapsıyordu. O dönemde anlaşmaya karşı çıkanlar ithalat patlamasına yol açacağını söylemişlerdi. Zaten anlaşmadan birkaç yıl sonra da ülkemizde nasıl bir ithalat patlaması yaşandığı görüldü. Türkiye’nin AB ile olan ithalat ihracat dengesi ithalat lehine bozuldu. Bu durumu hatırlatanlara da bir hışımla “ne yapalım içimize mi kapanalım?” deniliverdi. Dünya’dan izole mi olalımdı? Peki Gümrük Birliği anlaşmasının yürürlüğe girmesinden 12 yıl geçtikten sonra dönüp bunları neden mi anımsatıyoruz? Hemen anlatalım.

85 ürün grubuna izleme, 9 ürün grubuna koruma kararı
Şimdi ithalata karşı koruma önlemlerinin alınması Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde gündeme gelmiyorsa bile Çin gibi ülkelere karşı gündeme gelmeye başlamış durumda. Son yıllarda neredeyse her platformda ithalata karşı önlem alınması gerektiği, aksi halde yerli üretimin büyük zararlar göreceği (gördüğü) söyleniyor. Bunu bir bakanın, bir iş dünyası sözcüsünün ağzından duymanız çok muhtemel.

Şimdiye kadar söylem düzeyinde olan bu önlemler artık tedbir düzeyine yükselmiş durumda. Hürriyet ekonomi servisinin 18 Ağustos 2008 günü yaptığı haberden aktaracak olursak durum özetle şöyle: Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yerli üreticinin ithalat artışından zarar görmemesi için bazı önlemler alınıyor. Müsteşarlık 9 ürün grubunda koruma önlemi alıyor. Bu 9 ürün grubundan 2’sinde kota (miktar sınırlandırması) ve 7’sinde ise ek mali yükümlülük yani vergilendirme uygulanıyor. Kota getirilen ürünler “aktif hale getirilmiş toprak ve killer ile voltmetre ve ampermetre” olurken, ek mali yükümlülük getirilen ürünler “elektrik süpürgesi, buharlı ütü, tuz, ayakkabı, motosiklet, gözlük çerçeveleri, seyahat çantaları, el çantaları ve benzeri mahfazalar” oluyor. Bunların dışında 2005 yılı başında dünyada tekstil ve konfeksiyon ürünleri ithalatında uygulanan kotaların kalkmasıyla birlikte 2006 ve 2007 yıllarında tekstil ürünlerinde kota uygulaması yürürlüğe girmişti. Tekstil ürünlerinde bu yıl da benzer uygulamalar devam edecek.

Koruma tedbiri getirilen ürünler dışında 85 ürün grubuna tüm ülkeler için, 9 ürün grubuna da bazı ülkeler için izleme kararı getirilmiş durumda. Yani bu ürünlerin ithalatı takip edilecek ve gerektiğinde koruma tedbirleri uygulanabilecek.

Liberallerimiz ve iş dünyası neden bu kadar korumacı oldu?
Eskiden olsa, Mehmet Barlas çıkar “Yıllarca yerli üretimi koruyacağız diye kazık yedik, her şeyi pahalıya satın aldık.” derdi. Hadi Mehmet Barlas bu işleri o kadar takip etmiyor diyelim. Bu işleri takip eden liberal ekonomi yazarları neden bu gelişmeleri olağan karşılıyorlar. Aslında herkes durumun farkında. Ekonomi sadece ekonomi değilmiş demek ki. Piyasasının daha güzel işlemesi için siyasi müdahale gerektiğinde hiç kimse “Ama bu piyasanın kurallarına aykırı.” demiyor. Neredeyse her gün bir tekstilci çıkıp önlem alınmazsa tekstil sektörü çok zor günler geçirecek diyor. Dış dünya ile rekabet edemiyoruz önlem alın diye hükümete sesleniyor.

Bu durum sadece bizde böyle değil aslında. Ekonomi hiçbir yerde sadece ekonomi değil. ABD’nin büyük petro-kimya tröstleri, silah sanayisi sıkışınca Amerikan ordusunun oraya buraya saldırmasını teşvik edebiliyor. Liberalizmin ağababaları “Ama bu ekonominin kurallarına aykırı.” demiyor. Savaşı kendi ekonomik çarklarını çevirmek için pek ala kullanabiliyorlar.

Sosyalistler iktidara geldiklerinde dünyanın büyük tekellerinden korunmak için kendi ülkelerindeki üretimi koruyucu önlemler alacaklarını eskiden beri söylerler, liberaller de onlara “Ülkeyi içe kapatacaksınız.” diye çıkışırlardı. Biz artık onlara diyeceğiz ki, bakın en serbest piyasa savunucusu hükümet bile koruma önlemi alıyor. Biz niye almayalım?{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99