Yusuf Öngel
18. yüzyılda, İrlandalı yazar Jonathan Swift tarafından kaleme alınan ‘Gülliver’in Serüvenleri’ İngiliz edebiyatının en önemli politik-ironik eserlerinden biridir. Eser sadece Kaptan Gülliver’in düşsel serüvenlerini anlatan bir kitap değil, zamanın toplumsal, siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri ve taşlamadır.
Gülliver denince akıllara ilk gelen devlerin yanında küçücük kalan ve cücelerin ülkesinde kocaman duran bir adamın maceralarının anlatıldığı çocuk romanı olmuştur. Nice yıllar okuttular masal diye, halen okutulmakta ve görünüşe göre aynı konseptle okutulmaya devam edilecek. Ve maalesef maceralarını bildiğimiz Gülliver’in kimin tarafından yazıldığı bu güne kadar ne çocukları, ne de bir çocuk masalı olduğundan büyükleri ilgilendirdi.
Toplamda dört kitaptan oluşan eser, kahramanımızın gittiği dört ülkeyi konu alır; cücelerin Lilliput ve Blefuscu olarak bilinen ülkeleri, Brobdingnag denilen devler ülkesi, Laputa adı verilen bilgeler adası ve son olarak Tekboynuzlular (Houyhynhynm) denilen atlar ile Yahoo denilen insanların yaşadığı ada. Her biri ayrı ayrı ironiler ve simgeler barındırır içinde ama özellikle cüceler diyarında geçen ilk iki bölümde siyasi yergi doruklara çıkmıştır.
Kitap, bir gemi kazasında batan gemiden tek kurtulan Gulliver’in Lilliput denilen, küçücük insanların yaşadığı bir ülkenin kıyılarına çıkmasıyla başlar. Karşımıza çıkan ilk ironi, Swift’in yemyeşil ve yaşanılası olan cüceler ülkesi ile o dönemde kentleşmenin artmasının etkisinde, kirli sokaklarıyla her geçen gün daha da yaşanılmaz hale gelen Londra’yı karşılaştırmasıdır. Cüceler ülkesindeki kral, İngiltere Kralı 1. George’a benzetilmiştir görünüşü itibariyle ve sözümona Lilliput kralının devletin resmi görevlilerini, meclis üyelerinin eğitimine ya da bilgisine değil de fiziksel becerilerine (cambazlık gibi) göre seçmesi aslında 1. George’a yalakalıklarıyla yüksek mevkilere gelmiş kişileri ve pek tabi kralı taşlamadır. Bu ülkedeki cüceler, bir Torry (muhafazakar parti üyesi) olan Swift’in İngiliz Whig partisinin ahlaki boyutlarına paralellik gösterme amacıyla yarattığı karakterlerdir. Lilliputlar’ın düşmanı olan Blefuscu, Lilliput adasına olan coğrafi konumu dikkate alınırsa aslında İngiltere’nin düşmanı Fransa’yı gösterir. Lilliputlar ile Blefuscular arasındaki sürtüşme, bir tarafın yumurtanın ince olan kısmından kırıldığını öteki tarafın ise kalın ucundan kırıldığını savunması gibi ufacık bir sebepten çıkmıştır ve yazara göre Fransa ile İngiltere arasındaki savaş da bunun kadar önemsiz bir nedendendir. Gulliver Lilliputlar’a yardım eder ve Blefuscu donanmasını yerle bir eder. Fakat sarayda çıkan bir yangını işeyerek söndürmesi, kralın ve halkının tepkisine neden olur ve öldürülmesi kararı çıkınca kaçmak zorunda kalır…
Gulliver eve döndükten sonra ikinci sefer denize açılır ve çıkan fırtınadan kurtularak Brobdingnag denilen devler ülkesine düşer. Daha evvel küçük insanların yanındaki tanrısal büyüklüğünü fark eden Gülliver, bu sefer kendisi küçük durumdadır. Zavallılığının farkındadır ve “efendilerine” saygısızlık etmez burada. Sarayın dalkavuğu, diğerlerine göre cücedir fakat Gülliver’in gelişiyle mevkisinden olma korkusuyla Gülliver’e karşı büyük bir tehdit olmaya başlar. Burada yine İngiltere’de farklılıklarıyla belirli mevkilere gelmiş kişilerin yerlerinden olma korkularına bir eleştiri söz konusudur. Kendisiyle oyuncakmışçasına oynayan dev kadınların kokularından duyduğu rahatsızlığı dile getirir bir yerde. Aslında aynı boyutlarda olsalardı ne kadar çekici geleceklerinden de söz eder yazar ancak vurgulamak istediği, bizlere mükemmel görünen çok basit şeyler -ki politik sistemdir asıl değindiği- aslında duyularımızın zayıflığı yüzünden fark edemeyeceğimiz kadar noksandır. Yine kahramanın burada sözünü ettiği devasa böcekler o dönemde icat edilen mikroskoba değinme amaçlı yazılmış olabilir. Bu devler aslında eserde geçenler arasında ahlaki açıdan en ileri düzeyde olan toplumdur. Yaşanılası bir toplum ütopyasıdır burası bir nevi.
Ailesini özleyen Gülliver ikinci kitabın sonunda, İngiltere’ye döner fakat 10 yıl sonra tekrar denize açılır. Bu sefer gemi korsanların eline geçer ve Gulliver bir salla denize bırakılır ve Laputa denilen adaya çıkar. Bu ada mıknatıslar sayesinde uçan bir yerdir ve yerlileri tamamen geometrik bir yaşam sürerler. Sözgelimi, kafaları ya sağa ya sola dönüktür. Bu ülkede fiziksel güç teknoloji demektir ve ülke tamamen teknolojik araştırmalar üzerine çalışmaktadır. Tıpkı Swift’in dönemindeki bilimsel araştırmalarda olduğu gibi burada da önce mekanizmaların parçalarına isim verilir, daha sonra işlevleri belirlenir. İnsanlar dışarıda açlıkla savaşırken, devlet Bilim adamlarını salatalıktan güneş çıkarma, buzdan barut yapma, örümcek ağlarından yün yapma gibi gereksiz icatlarla görevlendirmiştir. Swift’in bu seyahatine ilham olan unsur 1660 yılında, Avrupa’da doğal bilgiyi arttırmak için kurulan Londra Bilim Derneğiydi. Şüphesiz başlangıçta Robert Boyle, Robert Hooke ve Isaac Newton gibi bilim insanları vardı ama Swift’in burada eleştirdiği kendi döneminde tabiri yerindeyse “bilim insanı geçinen” kişilerdi.
Gülliver’in son durağı Tekboynuzlular ve Yahooların olduğu ülkedir. Tekboynuzlular görünüş itibariyle attırlar fakat insan gibi düşünüp insan gibi yaşarlar. Yahoolar ise yarı insan yarı maymun görünümlü, düşünemeyen ve atlardan korktukları için onların boyunduruğu altında yaşayan yaratıklardır. Swift artık insan türünü tamamen önemsemez olmuştur bu kitapta. Bu atlar ülkesinden gitmesi mümkünken Gülliver kalmayı tercih eder örneğin. Fakat alternatifi yoktur ve gitmek zorundadır. O derece kabullenmiştir ki atların yönettiği bir ülkeyi, evine döndüğünde karısını ve çocuğunu dahi Yahoolara benzettiğinden onlardan uzak durmuştur ömrünün sonuna dek.
Yerginin en müthiş örneğini gördüğümüz ilk iki bölümü, Gülliver Cüceler Ülkesinde ve Gülliver Devler Ülkesinde adı altında iki çocuk masalı olarak yayınlandı. Sadece bulunduğu dönemin değil, tüm çağların en önemli yergi kitaplarından kabul edilen eser, (İş Bankası Yayınlarından İrfan Şahinbaş çevirisiyle) büyüklere yol gösterici bir masal…{jcomments on}