Temel İdeolojik Yönelimler

ideolojiYayın politikamızı belirleyen genel kabuller, ilkeler ve ideolojik çerçeve...

Abonelik

abonelikYarınlar'a abone olun, hem dergiye katkıda bulunun hem de derginiz her ay adresinize gelsin.

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bukalemunu bilir misiniz?

 

Orhun Demir

Rektörlük ile Aydın Temizlik Firması arasında imzalanan şey sanki bir sözleşme değil, danışıklı dövüşün belgesi. Yapılan ihaleyi her yıl aynı firmanın alması bir tesadüften ibaret midir? Peki aynı firmanın her sene başka bir isimle ihaleye katılmasına ne demeli?

uralDerisinin rengini bulunduğu ortama göre değiştirebilir. Ağaçların arasındaysa yeşil olur, toprağın üzerinde sarıya veya kahverengiye dönüştürüverir derisinin rengini. Sürüngen olduğu için ürkütücü bir görünümü vardır ama etobur değildir; ne zehri ne pençesi ne de güçlü bir çenesi bulunur. Sadece rengini değiştirerek koruyabilir kendini ve tükenmekte olan türünü. ODTÜ’de de bir bukalemun var: Adı “Aydın Temizlik Firması” bu bukalemunun. Gerçi her sene adını değiştirdiğinden sadece bu seneki adı “Aydın” oluyor aslında. Ama doğadaki bukalemundan kendisini ayıran çok yanı var: Bir kere ürkütücülüğü görüntüsünde değil, yediği haltlarda. Türü tükenmiyor bu bukalemunun, aksine arttıkça artıyor sayısı. Çoğalan bir türün naçizane bir örneğinden, tam bir etoburdan, emekçilerin kanını içen bir vampirden bahsediyoruz burada zararsız bir sürüngenden değil. “Aydın” adlı temizlik şirketi, taşeronlaşmanın ODTÜ’deki temsilcisi durumunda. O taşeronlaşma ki Tuzla tersanelerinde ve İstanbul’da kot-pantolon- taşlama atölyelerinde katlettiği gencecik emekçilerle adından çokça bahsettirdi bu ülkede.

İşçilerin hakları gasp ediliyor!
Taşeron firma, İş Kanunu’nda alt işveren olarak tanımlanmaktadır. Alt işveren ise asıl işverenden devraldığı bir hizmeti onun namına gören firmadır. Bu durumda ODTÜ ile “Aydın Temizlik Firması ” arasındaki ilişkide asıl işveren ODTÜ, yani Rektörlük; alt işveren ise “Aydın Temizlik Firması” olmaktadır. Rektörlük, üniversite yerleşkesi içerisinde vermekle yükümlü olduğu temizlik hizmetini Aydın Temizlik Firması aracılığıyla yürütmektedir. İş Kanunu’nun 2. Maddesine göre alt işveren gördüğü hizmetten ötürü asıl işverene karşı; asıl işveren, yani Rektörlük de, alt işverenin kendi işçileriyle yaptığı bireysel veya toplu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur. Ancak bu sorumluluğu yazılı kanun metinlerinden başka bir yerde görmek mümkün değil ki. Rektörlük ile Aydın Temizlik Firması arasında imzalanan şey sanki bir sözleşme değil, danışıklı dövüşün belgesi. Yapılan ihaleyi her yıl aynı firmanın alması bir tesadüften ibaret midir? Peki aynı firmanın her sene başka bir isimle ihaleye katılmasına ne demeli? İhaleyi her zaman aynı firmanın kazandığını ve o firmanın da zararlı bir bukalemun olduğunu, ODTÜ’de personelinden öğrencisine durumla ilgisi olan olmayan herkes bilmekte.

Yine İş Kanunu’nun 11. maddesine göre, …  “belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmaksızın birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde ise yapılan sözleşme başlangıcından itibaren belirsiz süreli kabul edilir” ibaresi bulunmaktadır. Bu noktada belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinden kısaca bahsetmek gerekirse; belirli süreli iş sözleşmelerinin dönemlik ya da mevsimlik çalışma ilişkilerini meşrulaştıran, işçiyi işverenin karşısına insan olarak değil, diğer üretici güçlerden herhangi biri olarak çıkartan, dolayısıyla işçi ile işveren arasındaki çalışma ilişkisini sadece üretim verimliliği açısından değerlendiren bir siyasi eğilimle gayet uyumlu olduğu söylenebilir. Sonuç itibariyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin yerine belirli süreli iş sözleşmesi yapmak her halükârda işverenin lehine bir durumdur. Kanunlarda bu durum tespit edildiğinden de, belirli süreli iş sözleşmesi yapmak özel durumlarla sınırlanmıştır. Aydın Temizlik Firması yaptığı işi kılıfına uydurabilmek için alicengiz oyunu yapmakta, her sene farklı isimlerle ihaleye katılmakta ve yapılan sözleşmeler de zincirleme sözleşme sayılmamaktadır. Bu durumda, Firma her bir işçiyi, işçiyle 9 aylık iş sözleşmesi yaparak işe almakta, yaz dönemi geldiğinde de kapı dışarı eder görünmektedir. İşçi 3 aylık süre boyunca çalışan birinin sahip olduğu haklardan yararlanamamaktadır. Yani ücretini 9 aylık almakta, sigorta primleri de ona göre yatmaktadır. Yeni 9 aylık dönem için ise sözleşme tazelenmektedir.

Sermayeye şapır şupur emekçiye yarabbi şükür
Bu kadarla bitmiyor Aydın Temizlik Firması’nın yediği haltlar. Özellikle işçilerin maaşlarını geç yatırma meselesi var ki, istisna değil kural olmuş durumda. Yapılan anlaşmaya göre, Firma, vermiş olduğu temizlik hizmetine karşılık her aybaşında düzenli olarak Rektörlükten parasını almaktadır. Fakat aynı firma aldığı parayı bir süre işlettikten sonra işçi maaşlarını ödemektedir. Aradaki bir haftalık süre zarfında Temizlik Şirketi para üzerinden para kazanmaktadır yani. Üstelik iş bu kadarla da kalmamakta, o bir haftalık süre de çoğunlukla aşılmakta işçiler maaşlarını ayın 15’inde ancak alabilmektedir. İşçinin zamanında ödemesi gereken borcu varmış, ev kirası yatırması gerekirmiş kimin umurunda!

Her sene üniversiteler açıldığında yeni öğrencilerine “Biz Türkiye’nin en iyi üniversitesiyiz” diye nutuk atan, üniversite-sanayi işbirliği gibi kutsal bir sermaye stratejisinin hep en önünde olan burjuvazinin gözbebeği Rektörlük, emekçilerin hakları söz konusu olduğunda kör sağır dilsiz kesilmektedir.  Ama bizim gören gözümüz, duyan kulağımız ve konuşacak dilimiz var! Rüyalarınızı kâbusunuz yapana kadar konuşacağız ve yapacağız da!{jcomments on}