Hedefte İran, cepte PJAK var

 

Güneş Tercan

ABD şu günlerde PKK’nin terör örgütü olduğunu ilan etmekten kaçınmazken PJAK konusunda net bir açıklama yapmıyor. PJAK liderleri ise Guardian’a yaptığı açıklamada ellerindeki silahlarla Tahran yönetimini deviremeyeceklerini, özellikle ABD’den gelebilecek her türlü mali ve askeri yardımı memnuniyetle karşılayacaklarını belirtiyorlar.

pjak_1Proje üretmekte ABD’nin eline kimse su dökemez. Bir emperyalist kuvvet olarak hegemonyasının zarar görmemesi için Vietnam’dan Şili’ye kadar dünyanın her köşesi için proje üretip uyguladığını zaten bilirdik. Ancak 2003’te başlayan Irak işgali ile bir anda komşu oluverdiğimiz ABD’nin, komşularının mutluluk ve refahı için proje üretmede ne kadar hevesli olduğunu yeni öğrendik. Irak’a demokrasi getireceklerini söyleyerek Ortadoğu projesi kapsamında Irak’ı işgal eden ABD’nin bugün yeni hedefi İran. Ancak Irak kadar kolay lokma olmayan İran’ı doğrudan işgal edemeyen ABD yeni stratejilerle İran’ı zayıflatmaya çalışıyor. Dışarıda İran’ın nükleer silah yapımını durdurması gerektiği iddiasıyla uluslararası arenada İran’ı hedef göstererek İran üzerindeki baskıyı artırırken içeride de PJAK kanalı ile karışıklık yaratarak İran’ı kuşatma altına almayı amaçlıyor. ABD’nin dış politikasının hakimiyet kurmak istediği bölgelerde, gördüğü her potansiyel tehdidi parçalaya parçalaya ufaltarak etkisiz kuvvetler yaratmak ve bunları denetiminde tutmak olduğunu biliyoruz. Irak’ta ABD’nin taşeronluğunu yapan Barzani ile Irak’ı bu politik perspektif ile denetimi altına almaya çalışan ABD, Irak’ta kısmi olarak da olsa sağladığı bu denetimin kontrolünün dışına çıkmaması için bugünden önlemini almaya çalışıyor. Bölgede en etkili rakibi ise hem güç açısından hem de Irak’a sınır komşuluğu açısından tehlike yaratan İran. Bu nedenle İran’ın Irak üzerinde etkin olmasını engellemek için İran’ı iç ve dış meselelerle uğraştırmayı ve böylece kendi hareket alanını rahatlatmayı amaçlıyor. İran’da iç karışıklık yaratmak amacı ile PJAK örgütünü maşa olarak kullanıyor. PJAK,  İran ve Irak sınırında İran’a yönelik saldırılarını tam da bu sebeple artırmaya devam ediyor. İran hükümeti ise PJAK üyelerinin iki ülke sınırından uzaklaşmasını istediklerini ancak taleplerinin yerine getirilmediğini bu yüzden örgütün barındığı yerleri bombaladığını, bunu doğal hakları olarak gördüklerini, sınırlarındaki güvenliği temin etmenin her ülke gibi İran’ın da hakkı olduğunu belirtiyor. ABD hükümeti  PJAK’a yardım ettiğini kabul etmediği gibi bu konuda konuşmaktan özenle kaçınıyor. ABD’nin konumlandırdığı Barzani hükümeti ise İran ve Irak sınırında İran’a yönelik saldırılarda desteğini el altından sürdürüyor.

Emperyalist projenin parçası olarak PJAK
PJAK 90’lı yılların başında ‘Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’ adıyla PKK’nin İran’daki uzantısı olarak kuruldu. PKK ve PJAK aslında aynı örgütün iki kanadı; iki grubun da amaçları, liderlikleri, lojistik destekleri ve Abdullah Öcalan’a bağlılıkları birbirinin aynısı olmakla beraber çıkış noktalarındaki temel farklılık, PKK’nin bağımsız bir Kürdistan talebi ile ortaya çıkması, PJAK’ın ise, İran’daki Velayet-i Fakih (İran’daki yasaların şeriata uygunluğunu denetleyen kurum) sistemin demokratik ve federal bir sistemle değiştirilmesini, fikirlerinin halk arasında özellikle de öğrenciler ve kadınlar arasında yayılmasını hedeflemesidir. Ancak hareketin gelişimi Tahran Hükümeti’ni rahatsız etmiş ve baskıcı politikalar izlemeye yöneltmiştir. Bu nedenle Kandil Dağı’na yerleşen örgüt özellikle ABD’nin Irak işgali ile birlikte kendini son iki yıldır yaptıkları eylemler ile ABD lehine konumlandırmaktadır.

ABD şu günlerde PKK’nin terör örgütü olduğunu ilan etmekten kaçınmazken PJAK konusunda net bir açıklama yapmıyor. PJAK liderleri ise Guardian’a yaptığı açıklamada ellerindeki silahlarla Tahran yönetimini deviremeyeceklerini, özellikle ABD’den gelebilecek her türlü mali ve askeri yardımı memnuniyetle karşılayacaklarını belirtiyorlar. Diğer taraftan ABD Genelkurmay Başkanı Amiral Mullen ‘PKK ilan edilmiş bir terörist örgüttür, biz bu örgütü veya yaptıklarını desteklemiyoruz” dedi. Peki, PKK’yi terörist ilan eden ABD neden PJAK söz konusu olduğunda muallakta kalıyor. Çünkü PKK ve PJAK aynı örgütün iki kanadı olmasına karşın; PKK, ABD müttefiki Türkiye’ye karşı mücadele ettiği için ‘terörist’ olarak ilan edilmek zorunda iken PJAK İran’a karşı savaştığı için durum farklılaşılıyor. Bu nedenle PJAK kanalı ile İran’a olan baskıyı artırmak için PKK Türkiye’den geri çekilirken, İran’a doğru yöneliyor. Ortadoğu projesinde oldukça büyük bir rol üstlenen PJAK, hem Türkiye’de AKP hükümetinin elini rahatlatıyor, hem de Irak’ta Barzani’nin ve Kürt hareketinin güçlenmesini sağlıyor. Böylelikle ABD’nin Ortadoğu üzerindeki hakimiyetini artırmasının önünü de açmış oluyor.{jcomments on}

Dergi Arşivi

arsivYarınlar'ın geçmiş tüm sayılarına, yayınlamış tüm yazılarına ulaşabilirsiniz.

Bilim ve Gelecek

bilim-ve-gelecek-99