Yarınlar
Medyanın, işçilerin taleplerine zerre kadar yer vermemesi bir yana, daha başlar başlamaz grevin hayatımızı ne kadar kötü etkileyeceği, nasıl zor durumda kalacağımız uzun uzun anlatıldı. İşi abartan Saygı Öztürk, objektifhaber.com adlı internet sitesinde “Grev şehit ailelerini vurdu” başlıklı bir yazı yayınladı.
Medyanın grev yapan işçilere karşı halkı kışkırtmayı kendine görev edindiği başka bir ülke biliyor musunuz? Bunun kaydının bulunabileceğini sanmıyorum fakat Türkiye’den başka bir ülkede bu kadar kasıtlı haber yapılabileceğini tahmin etmiyorum. Haberin doğru olup olmadığı araştırılmadan bazı duyumlar üzerine dakikalarca ana haber bültenlerinde ‘kabloları kesen işçilerin görüntülerini’ yayınladı televizyonlar. Sonradan ortaya çıktı ki, yayınlanan görüntülerin Telekom işçileriyle ya da kesilen kablolarla bir alakası yoktu. Her televizyon zaman zaman hatalı haber yapabilir, ancak yapılan hata fark edildiğinde bunun kamuoyuna duyurulması ve özür dilenmesi beklenir. Adet böyle olduğu için değil, yayıncılık sorumluluğu bunu gerektirdiği için. Bizim televizyonlarda sorumluluk aramak ne beyhude bir çaba…
Türk Telekom işçileri, Haber-İş sendikası aracılığıyla bir süredir taleplerini işverene kabul ettirmeye çalışıyor. Çalışma koşullarının iyileştirilerek ücretlere zam yapılmasını isteyen işçiler, işveren ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine 14 Ekim’de grev kararı aldı. Kararın ardından son olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la görüşen Haber-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Akcan, bu görüşmeden de sonuç alınamadığını belirterek grev kararını 16 Ekim’de uygulamaya koyacaklarını açıkladı. Nitekim 16 Ekim günü, Haber-İş Sendikası’nda örgütlü 25 bin 680 Türk Telekom işçisi greve başladı. Medyanın, işçilerin taleplerine zerre kadar yer vermemesi bir yana, daha başlar başlamaz grevin hayatımızı ne kadar kötü etkileyeceği, nasıl zor durumda kalacağımız uzun uzun anlatıldı. İşi abartan Saygı Öztürk, objektifhaber.com adlı internet sitesinde “Grev şehit ailelerini vurdu” başlıklı bir yazı yayınladı. Öztürk yazıda, Haber-İş Sendikası’nın grevi sürdürebilmek için Şehit Aileleri Federasyonu’nun 10 yıldır kira almadan oturduğu, sendikaya ait binayı satışa çıkardığını, bunun federasyon için ne kadar büyük bir yıkım olacağını anlatıyor. Saygı Öztürk’ten sorumlu gazetecilik beklemediğimiz için bu konunun üzerinde durmuyoruz.
Deprem olsa grevciler sorumlu
Telekom işçilerinin grevi henüz başlamadan provokasyon haberleri duyulmaya başlandı. Grevin başlamasında birkaç saat önce Edirne, Kırklareli, Bursa, İzmir ve Ankara’da uluslararası internet bağlantısı ve data aktarımı sağlayan fiber optik kabloların kesildiği duyuruldu. Daha sonra Erzurum ve Kırıkkale’den de benzer haberler geldi. Kabloları grevcilerin kestiği yönünde spekülasyonlar çeşitli internet sitelerinde ve gazetelerde bolca yer buldu. Bunun yanı sıra başka bir tartışma da arıza giderilebilmesi için gerekli personelin grevde olması üzerinden yürütüldü. Yani kabloları işçiler kesmemiş olsa bile vatandaşın mağdur olmasından onlar sorumluydu. Medya bu işin üzerinde öyle tepindi ki, neredeyse deprem olsa işçileri sorumlu tutacaktı.
Medyanın ablukasının yanı sıra Türk Telekom yetkilileri de birbiri ardına yaptıkları açıklamalarla işçileri hedef aldı. Önce bazı illerde telefon ve internet hizmeti verilememesinin sorumluluğunun grev yapan işçilerde olduğu açıklandı, ardından bütün sistemin sendikasız 11 bin işçi ile sorunsuz işletilebildiği iddia edildi. Bu açıklamalardan şunu anlıyoruz: Sistem, herhangi bir aksaklık olmadan sorunsuz çalışıyor; ancak ortaya çıkan aksaklıklardan biz değil grevciler sorumludur. Uzmanlar, Türk Telekom ölçeğinde bir işletmenin sorunsuz işletilebilmesi için 36-37 bin personelin istihdam edilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Bu bilgiyi göz önüne alarak Türk Telekom yetkililerinin yaptığı açıklamayı, “26 bin personele boşuna maaş veriyoruz, onlarsız da idare ederiz” şeklinde de okuyabiliriz. Muhtemelen yetkililerin aklındaki çözüm de bu şekilde.
Yazı boyunca grevden ve grevin yansımalarından bahsettik. Son olarak bu greve neden ihtiyaç duyulduğu hakkında da kısaca bilgi verelim. Türkiye Haber-İş Sendikası ile Türk Telekom A.Ş arasında 28 Mayıs 2007 tarihinde başlayan 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde Türk Telekom A.Ş.’nin sendikasız işçileri daha yüksek ücretle çalıştırma uygulamasından vazgeçmesi, çalışma koşullarında yeni düzenlemelerle ücretlere uygun miktarda zam yapılması başlıkları yer aldı. 5.5 ay süren görüşmelerden sonuç alınamayınca Haber-İş Sendikası aldığı grev kararını uygulamaya koydu. Türk Telekom A.Ş.’de ilk kez gerçekleşen greve şimdiye kadar DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş ve Limter-İş Sendikaları, Türk Harb-İş Sendikası, Makine Mühendisleri Odası ve tüm dünyada 15 milyondan fazla üyesi bulunan Uluslararası Sendikalar Ağı (Global Union) destek verdiğini açıkladı.{jcomments on}